Aziz Nesin gündemi yorumluyor! -(TAMAMI)

Aziz Nesin’le 2013 Türkiyesi

Aziz Nesin gündemi yorumluyor! -(TAMAMI)
11 Mayıs 2013 Cumartesi 18:33

Çankaya Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği ‘Uluslararası Mizah Festivali’, ‘Aziz Nesin Ankara’da’ adlı etkinlikte, gazeteci-mizah yazarı Mert Ali Başarır, ‘Aziz Nesin bugün yaşasaydı, gündemdeki konuları mizahının süzgecinden nasıl geçirirdi?’ sorusunu Aziz Nesin’in diliyle yanıtladı

Çankaya Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği ‘Uluslararası Mizah Festivali’, “Aziz Nesin Ankara’da” başlığını taşıyordu. Yirmi yıl önce yitirdiğimiz dünyaca ünlü mizah yazarı Nesin’in ardından da ‘Azizlikler’ hiç eksik olmadı. Ustası Aziz Nesin’in mizahı, yaşamı, hakkında açılan davaları, mahkûmiyetleri, ortak anıları, paylaştığı anekdotları konuklara aktaran gazeteci-mizah yazarı Mert Ali Başarır izleyicilere bir de sürpriz yaptı.

Konuşmasının son bölümünü “Aziz Nesin bugün yaşasaydı, gündemdeki konuları mizahının süzgecinden nasıl geçirirdi?”ye ayırdı. İzleyicilerden gelen soruları, ustası Aziz Nesin’in ona olan hoşgörüsüne ve samimiyetlerine dayanarak yanıtladı. Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Aziz Nesin adına Mert Ali Başarır’a yöneltilen sorular ve cevapları:

Kadir İnanır, Türkleri mi motive edecek

- ‘Akil adamlar’ için ne düşünüyorsunuz?

- ‘Atanmış’ akil adam olmaz bir defa. Zaten muteber olan ‘akil adam’ değil, ‘müstakil adam’dır. ‘Kadirizm’ ne yapacak? Sevgili Kadir, biliyorsunuz setlerde kadın oyuncuları hep motive eder. Bu çözüm süresince Kadir İnanır, Türkleri mi motive edecek, Kürtleri mi aktive edecek? Peki, Orhan Baba hangi şarkıyı söyleyecek? Kana kulluk edene/ Yazıklar olsun. Bu kan duracak. Kızılay’ın stoklarında bile bu kadar kan yok.

-Fazıl Say’ın mahkumiyetiyle ilgili görüşleriniz?

- Sayın başbakan her tarafa ‘say’dırıyor. Demek ki sıra Fazıl Say’a gelmiş. Fazıl

‘İstanbul Senfonisi’ besteleyeceğine, ‘Kanal İstanbul’ üzerine bir ‘prelüt’ çalışması yapsa işte sana akil adam... ‘Pisküvitçi’ Devlet Bahçeli, prelüdü duyunca “Fazıl Say, flüt de mi çalıyormuş?” diye sormuş. Fazıl’a “Hırt” demiş, co-başbakan yani başbakan yardımcısı ‘Bülent Rınç.’ Fazıl da, Sayın Rınç’a “Pırt” dese hava kötü kokacak. Zaten Türkiye’de siyasilerin ‘zırt, pırt’ konuşması sadece bize özgü. Fazıl’ın babası da müzisyen... Başbakan “beni meşgul etme Fazıl... Babanı da al git” diyebilir.

-Başkanlık sisteminde neler olacak?

- ‘Rektifiye ediyoruz’ diye Çankaya’nın ‘çanını’ kaldırırlar, amplifiye ederek hoparlörlü hale getirirler. Yakında ‘Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nı da lav ederler. Onun yerine ‘Cumhurbaşkanlığı Hafız Alayı’nı kurarlar. Başına da Pennsylvania Polis Akademisi’nden bir mürit atarlar, olur biter.

Yeni anayasa adı altında biraz ‘nikelaj’

-Kürtajın yasaklanmasını nasıl yorumluyorsunuz?

- ‘Kâr marjı’ yüksek bir hükümet olduğu için ‘kürtajı’ da atlamamaları doğal...

Çünkü kimi engellemelerden dolayı biraz ‘blokaj’, sıkışınca biraz ‘şantaj’, net olmayan durumlarda biraz ‘kamuflaj’, yerli oto üretiminde ‘otomatik vites’ istenmediği için biraz ‘debriyaj’, deniz üstü araçlara olan zaaftan dolayı biraz ‘kabotaj’, 2-B orman arazilerinin düzenlenmesinden dolayı biraz ‘peyzaj’, pozitif bir ayrımcılıkla(!), evlilik sonrası açılmak kaydıyla biraz ‘ambalaj’, 12 Eylül faşizminin toplum mÖhendisliğinden nasibini aldığı için biraz ‘avantaj’, yeni anayasa adı altında biraz ‘nikelaj’, topu sürekli CHP yarı sahasına attığı için biraz ‘degaj’, 2023’ten 2071’e ‘aktarmasız’ uçtuğu için biraz ‘pilotaj’, 1923, kuruluş unutturulmaya çalışıldığı için biraz ‘sürmenaj’... Dolayısıyla da ‘kürtaj’.

-Türk Silahlı Kuvvetleri ve Genel Kurmay Başkanlığı’nın bugünkü durumuna gelelim.

-Türk Silahlı Kuvvetleri yani TSK; Tutuklu Subaylar Koğuşu oldu. ‘Genel Kurmay Başkanlığı’ da sonunda kâr getiren diğer kurumlar gibi özelleştirildi. Artık ‘Özel Kurmay Başkanlığı’ var. Biliyorsunuz başına da Orgeneral Necdet Özel getirildi. Allah ‘selam’et versin.

- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın gireceği üniversiteye karar verirken”Boğaziçi Üniversitesi’nin bahçesinde kızlar erkekler bir arada oturuyor. Ben burada yoldan çıkarım diye düşünüp İTÜ’yü tercih ettim” açıklamasını nasıl karşıladınız?

Silivri’ye doğru bir ‘nüfus kaydırması’

-Sayın Yıldırım’a ‘İn’Ali, ‘bin’Ali, ‘bin’Ali, ‘in’ Ali derken Ulaştırma Bakanlığı münasip görülmüştür. ‘Hızını alamayan trenin’ bakanı, ‘ben de raydan çıkarım’ diye ‘imdat frenine’(!) asılmıştır. Çünkü pantolonda durduğu gibi durmuyor meret.

- ‘Ergenekon davası’ ve ‘Silivri süreci’ için de söyleyecekleriniz vardır...

-Ergenekon’un ne zaman, nereye, kime konacağı, hangi sektöre konuşlanacağı hiç belli olmuyor, ‘Ergenekondu’ mübarek... Biraz ‘toplu sünnet’ durumları var. Silivri’ye doğru bir ‘nüfus kaydırması’ olduğundan, sayın başbakan Silivri’yi ‘il’ yapacak. Ergenekon’dan almasalar bile Gılgamış kontenjanından girerdik.

-Tabelalardan T.C.’nin kalkmasına karşı yorumunuz ne olacak?

- T.C.’nin kalkması ‘isim hakkı’ nın alınma süreciyle ilgilidir. Sayın başbakan R.T.E.’nin patentini aldı. Belki R.T.E. ‘hâkim yaka’ gömlek markası olabilir. T.C.’nin de isim hakkını aldı. T.C.’nin açılımı Tayyip Cumhuriyeti... Bu da muhafazakâr bir modanın alamet-i farikası olarak iş yapabilir. ‘Açıl Susam Açıl’ı sabote etmeyin.

‘İmralı seferleri’

- İstiklâl’deki Emek Sineması’na sahip çıkan sanatçıların protestosuna yapılan müdahale için görüşlerinizi alabilir miyim?

- Aslında ‘Ak Parti’ diye dolanıyorlar ama akla, beyazla, pirüpaklıkla hiç ilgileri yok. Dolayısıyla ‘beyaz perde’nin ilgi alanlarına girmesi imkânsız. ‘Kara perde’ olsa her türlü teşviki verirlerdi. AKP yerine niye ‘AK Parti’ diyorlar? Çünkü “AK akçe, kara gün içindir.”

- ‘Öcalan’ın mektupları’ ve Murat Karayılan’ın Kandil’deki basın toplantısına gelelim?

- Mektup yerine ‘e-mail’ atması, ‘İmralı seferleri’ sırasında ‘hac farizasını’ yerine getiren hacıların kontenjan mağduriyetleri gibi bir tabloyu ortaya çıkarmazdı. Ayrıca ona bir ‘facebook hesabı’ da açılması lazım. Nasıl olsa artık çevrimiçi. İmralı’dan da mutlaka ‘tweet atmalı.’ Hükümetin Murat Karayılan’la, Murat Karayalçın’ı ‘takas etme’ gibi bir gizli gündemi olduğunu sanmıyorum. Kandil’deki Murat Karayılan’ın, Kandilli Rasathanesi’nde işe başlayacağı şeklindeki duyumlar ise spekülâsyondan ibarettir.

-İstanbul’da 1 Mayıs’ta polisin ‘orantısız güç’ kullanmasını ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun açıklamalarını değerlendirir misiniz?

- 1 Mayıs’ta Osmanlı’nın payitahtı, ‘Biberistanbul’a dönüştürülmüş, emniyet birimleri ‘ters orantılı’ güç kullanmıştır. İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Kutlu’(!) nun açıklamaları, mevcut görüntülere rağmen ‘yalan, Dilan’ olmuştur. İçişleri Bakanı Sayın Muammer Ne zamanGüler (!) ise suç teşkil etmesine karşı tedbir olarak metropolün manav ve marketlerinde ne kadar limon varsa toplatmıştır. Emekçilerin üzerine TOMA’lardan köpüklü su takdim etmek yerine milli içki ‘alkolsüz ayran’ ikram edilmiş, Taksim Meydanı ‘kurtarılmış bölge’ haline gelmiştir. Son tahlilde ‘İleri demokrasi’ maksadını aşarak daha da ileri gitmiş, nihayetinde gözden kaybolmuştur.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.