Aydınlık’ın haberi ‘kumpas’ soruşturmasında delil oldu

PDFYazdır

hakimtanik

Eski Ergenekon ve Balyoz hâkimleri için tanıklık talebi

‘Bildiklerimizi anlatırız’ diyen eski hâkimlerin Aydınlık’a yaptıkları açıklamalar, suç duyurusu mahiyetinde olduğu gerekçesiyle Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca yürütülen ‘TSK’ya kumpas’ soruşturması dosyasına girdi

Aydınlık’ın 24 Şubat tarihli, “Ergenekon ve Balyoz hâkimleri konuştu: Bildiklerimizi anlatırız” başlıklı haberi, Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca yürütülen ‘TSK’ya kumpas’ soruşturması dosyasına girdi. Balyoz ve Askeri Casusluk davası avukatlarından Nevzat Güleşen, 41 müvekkili adına askeri savcılığa sunduğu dilekçede, eski İstanbul 13. ve 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanları Köksal Şengün ve Şeref Akçay’ın Aydınlık’ta çıkan beyanları doğrultusunda soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla dinlenmesini talep etti. Avukat Güleşen, Askeri Savcılığın yürüttüğü ‘TSK’ya kumpas’ soruşturması dosyasına Balyoz ve Askeri Casusluk davalarındaki ‘kumpas delillerini’ sundu. 28 Şubat tarihli dilekçede, bu davalardan yargılanan 41 sanığın mağdur/müşteki olarak soruşturmaya dahil edilmeleri istendi.

Gülen’in iki aşamalı planı anlatıldı

Özel yetkili mahkemelerde görevlendirilen hâkim ve savcıların özenle seçildiğini ifade eden Güleşen, bu noktada Gülen Cemaati yapılanması tarafından iki aşamalı bir plan uygulandığını dilekçede şöyle aktardı: “İlk aşamada, normal hâkim ve savcılar yıldırılarak tasfiye edilmiş, emekli olmak veya atanmak zorunda bırakılmış, ikinci aşamada da Gülen Cemaati mensuplarının atamaları yapılmıştır.

‘Açıklamalar suç duyurusu mahiyetinde’

Avukat Güleşen, dilekçesinde, “İstanbul Özel Yetkili Mahkemelerinde hâkim olarak görev yapan Köksal Şengün Aydınlık gazetesine vermiş olduğu mülakatta bu konuda adeta suç duyurusu mahiyetinde çarpıcı açıklamalar yapmıştır. Benzer şekilde, 24 Şubat 2014 tarihli Aydınlık gazetesinde hakim Köksal Şengün ve Şeref Akçay, kurulan kumpas konusunda bilgi vermeye hazır olduklarını beyan etmişlerdir” diyerek Şengün ve Akçay’ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenilmelerini talep etti.

‘TSK hizaya getirilmeye çalışıldı’

Dilekçede, AKP ile Gülen Cemaati’nin ortak çıkarları doğrultusunda bir işbirliğine gidildiğine ilişkin bilgilere yer verilerek, “İktidar Partisi ve Gülen Cemaati arasında oluşan ortak menfaat ve manevra alanı sonucunda, hizaya getirilmesi gerektiği değerlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına karşı, sahte deliller kullanılarak birçok davalar açılmıştır” denildi. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 17 Aralık ve 25 Aralık 2013 tarihli ‘Yolsuzluk ve Rüşvet’ soruşturmalarının ardından ilk kez Gülen Cemaati’yle ilgili “emniyet ve yargı içinde bir çetenin varlığını” açıkladığı da kaydedildi.

Davalarının ortak özellikleri sıralandı

Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın ‘Milli orduya kumpas kuruldu’ ifadesine dikkat çeken avukat Güleşen, “Milli orduya karşı açılan davaların ortak özellikleri ve somut sahtecilik izlerini” dilekçesinde ayrıntılı biçimde ortaya koydu. Kumpas davaları başta eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un yargılandığı Ergenekon davası olmak üzere, Amirallere Suikast, 1. ve 2. Poyrazköy, Kafes Eylem Planı, 1.,2. ve 3. Balyoz, İstanbul Fuhuş ve Askeri Casusluk, İzmir Fuhuş ve Askeri Casusluk davaları olarak sıralandı. Davaların her birinin “sahte üretilmiş belgelere dayandırıldığı” bildirildi.

Öte yandan, Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca yürütülen soruşturmanın, ‘TSK içerisinde kumpasta rol oynayan askeri personele’ yönelik olduğu belirtildi.

Deliller Savcı Ekrem Aydıner’e de sunuldu

Avukat Güleşen, Askeri Savcılığa sunduğu dilekçenin bir benzerini de 10 Şubat’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında Savcı Ekrem Aydıner’e sundu. Her iki dilekçede de, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarındaki “sahtecilikler” sıralandı. Bunlardan biri ise ‘kumpasın’ hangi merkezden geldiğini ortaya koydu. İzmir Askeri Casusluk davasını başlatan ihbar e-postasının İP adresi izlendiğinde mesajın geldiği yerin CİA’nın Virginia Langley yakınlarında bir yer olduğu belirtilerek, “Bu durum, yabancı istihbarat örgütlerinin de kumpasın/komplonun bir parçası olduğu izlenimini kuvvetlendiriyor” denildi.

Gamze Çınlar

 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Haberler