‘TAŞ MEKTEP’ bir saygı duruşu filmidir -(TAMAMI)

PDFYazdır

O yıl Kayseri Taş Mektep mezun veremedi, çünkü bütün son sınıf öğrencileri cephede idi

 

 

Bu hafta gösterime giren iki yerli filmden birisini seyirci bir gün önceden izleyebilecek. Kısa bir süre sonra moda olacağa benzeyen girişimi benimseyen Romantik Komedi 2 (Bekarlığa Veda), diğer filmlerden bir gün fazla gösterimde kalarak, daha fazla gişe yapmayı hedefliyor. Elbette, gişede hasılat amaçlı ‘eğlencelik’ bir filmi eleştirirken sanatsal ilkeleri gözetmeyeceğiz.

İkinci yerli film ise, büyük çoğunluğun kaygılarına seslenen bir film: Taş Mektep. Kayseri’de, Bağımsızlık Savaşı’na katılan Taş Mektep son sınıf öğrencilerinin yaşadıklarına tanıklık ettiğimiz film, son zamanlarda izlerken hayal kırıklığına uğradığımız pek çok tarih filmlerinden tekniği, senaryosu ve oyunculuğu ile ayrılıyor. Anadolu topraklarında yaşayan müslüman-hrıstiyan herkesin işgalcilere karşı savaşa katılması, millet kavramına vurgu yapılması filmi ideolojik zeminde öne çıkarıyor. Televizyon dizilerinde severek izlenen genç kuşak oyuncuların performansı göz doldururken, filmdeki tek hayal kırıklığının Mustafa Kemal karakterini oynayan oyuncudan geldiğini de belirtelim.

Yeni muhafazakarlık aşkı da öldürdü!

Kına gecesi, finali Ajda Pekkan ile yapmak vs. gibi içine katılan birkaç ‘alaturka sos’ dışında, tamamen Hollywood sineması kopyası olan Romantik Komedi 2, özgün olmaya çalıştığı anlarda kelimenin gerçek anlamıyla çuvallıyor. Senaristlerin ‘tercüme et, kopyala, yapıştır’ işlemi dışında, yapımcının yerli olma kaygısına cevap vermeye kalkıştıkları her yerde amatörlük kendisini gösteriyor. Hele otelin kral dairesinde, yan dairedeki gürültünün ‘senaryo gereği’ tamamen duyulması sahnesi var ki, filme sponsor olan otelin imajını yükseltmek bir yana, tamamen alay konusu olacağı kesin.

Romantik Komedi 2’nin asıl konuşulması gereken yanı, yeni muhafazakarlık akımının yerleştirdiği, “steril aşk” komposizyonları. Sevgililer birbirine mesafeli, cinsellik ‘haşa!’. Filmin kadrosunun ezici çoğunluğunun Yahudi kökenli olmasının tek başına bu ‘seçim’de etkili olduğunu düşünmüyorum. Yapımcıların Türkiye’ye giydirilmeye kalkışılan ‘deli gömleği’ne uyum göstermiş olmaları da söz konusu. Dünyada yeni muhafazakarlık kültürel hayattan çekilmeye başladığı halde, ülkemizde ‘temassız aşk’ hikayesi anlatmaya kalkışmanın başka nasıl bir yorumu olabilir?

Tatil bitti, çizgi filmler geldi!

Elbette, dağıtım ve ithalat şirketlerinin işine karışmak değil amacımız. Ancak, koca tatil boyunca çocuklara yönelik film göstermek varken, bekleyen ve okullar açılır açılmaz ‘Oyunbozan Ralph’ gösterime sokan ‘anlayış’ın kendisini gerçekten sorgulaması gerekiyor. Çocuk filmlerini, tatilde İstanbul’u terk eden küçük azınlığın izlediğini sanan bayların halkın arasında biraz vakit geçirmesi zamanı gelmiştir.

Hayat Bruce Willis’e güzel!

1988’de hayatımıza giren sorunlu polis John McClane, ölmeyecek gibi. Anlaşılan, Allah sıhhat verdikçe Bruce Willis ‘Zor Ölüm’ serisinden para kazanmaya devam edecek. Kısa bir süre önce Jack Reacher filmindeki rolüyle göz dolduran Avustralyalı Jai Courtney filmi taşıyacak mı? Bence hayır. Hollywood’da bencilliği ve paragözlüğü dillere destan Bruce Willis kendisinin kazanmadığı bir projeye onay vermeyecektir. Ancak, yeni muhafazakarların idol oyuncusu Willis’in de, şimdiye kadar çekilen en yüksek bütçeli ‘Zor Ölüm’ serisinden alacağı dersler var, düşüncesindeyim. Rusya ‘dış düşman’ olarak kaç kişiyi gişeye yönlendirecek, hep birlikte göreceğiz.

Son Güncelleme: Cumartesi, 16 Şubat 2013 15:08
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız