Yerli sinemamız seyircisini geri alıyor

‘Ertem Eğilmez’in sen de gül...’ diyerek rol verdiği Kemal Sunal, Türk sinemasında benzersiz bir izleyici kitlesine ulaşmıştı

Yerli sinemamız seyircisini geri alıyor
03 Temmuz 2016 Pazar 11:16

Merdan Ali Çeşmeli
Türk sinemasının ünlü oyuncusu Kemal Sunal, 3 Temmuz 2000’de hayatını kaybetmişti. Sergilediği tiplerle bütün TV kanallarında halen en çok izlenen oyuncu olmayı sürdüren Kemal Sunal, bugün anılıyor.
11 Kasım 1944’te İstanbul’da doğan ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu, yeteneğini daha lise yıllarındayken göstermişti. Vefa Lisesi’ni 11 yılda tamamlayan Sunal, okulda müsamereler düzenlemiş, “Zoraki Tabip” gibi zor oyunlarda rol almıştı.
Vefa Lisesi’ndeki felsefe hocası Belkıs Balkır, onu ünlü tiyatrocu Müşfik Kenter’le tanıştırdı; sanatçı, profesyonel oyunculuk yaşamına Kenterler Tiyatrosu’nda adım attı, uzun yıllar burada oyunculuk yaptı. Daha sonra önce Uraz Tiyatrosu’nda, bir süre Ayfer Feray Tiyatrosu’nda, son olarak da Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda görev alan sanatçı, burada oynadığı bir oyunda ünlü yönetmen Ertem Eğilmez tarafından beğenilince, beyaz perdeyle tanıştı.
Sunal, oyunculuğa başlama hikâyesini şöyle anlatır:
“Nasıl oldu bilmem, ben kendimi sahici bir sahnede seyircilerin arasında buldum. Ses Tiyatrosu’ndaki ilk rolüm çok kısaydı. Üç dakika sahnede ya kalıyor ya kalmıyordum. Öyle pek bir şey söylediğimi de hatırlamıyorum. Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum. Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum ama seyirci kahkahadan kırılıyor. Bu da benim hoşuma gitmişti.”

HALK YAŞAMIYLA YOĞRULMUŞTU
Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’ndeki eğitimini 12 Eylül 1980’de yarım bırakan sanatçı, üniversite dönemi ve sonrasında bir süre Emayetaş Fabrikası’nda çalışmıştı. Tiyatro ve sinema dünyasına adım atmadan önce ise elektrikçi çırağıydı. Sanatçı, bir röportajında erken yaşta iş yaşamına atılmasını, “Ekonomik durumumuz iyi değildi. Babam Migros’tan emeklidir. Yaz tatillerinde aileme yardımcı olmak için ayakkabı, kitap parasına çalışırdım” sözleriyle anlattı.
Emekçi insanların dramını yer yer kabalığa varan bir mizah vurgusuyla sergileyen Sunal, halktan tipleri başarıyla yansıtan yüzlerce filmde oynadı. Bu başarısında, kişiliğini halk yaşamının yoğurmasının büyük payı vardı.

İZLEYİCİNİN DÖNÜŞÜ
Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, son yıllarda yerli film ve bu filmlerin izleyici sayısında dikkat çekici bir artış meydana geldi.
Türkiye’de geçen yıl gösterilen her bir film için ortalama seyirci sayısı bin 163 olarak belirlendi. İzleyici sayısı yabancı yapımlarda 922, yerli yapımlarda ise bin 473 oldu. Böylece beyaz perdede yerli filmler, yabancı yapımlara 551 izleyiciyle “fark attı”.

ONAT KUTLAR’IN ÖZLEMİ VE ÖNGÖRÜSÜ
Türk sinema tarihinin önde gelen yorumcu ve emekçilerinden, şair ve yazar Onat Kutlar, 1980’lerin sonlarında Atilla Dorsay’la girdiği tartışmalarda, yabancı sinema düşkünlüğünün yerli sinemaya getireceği zararları sık sık belirtmiş, Türk sinemasının salon sıkıntısı çekeceğini öngörmüştü. Ne ki Amerikan sinemasının yaşamla bağını gitgide koparması, bir süre sonra seyircinin de ondan kopmasına yol açtı. Sinema yazıları, Seyyit Nezir tarafından “Sinema Bir Şenliktir” (De Yayınevi, 1984) adıyla yayımlanan Kutlar, “varoluşunu halk yaşamından devşirmeyi sürdürebilirse Türk sinemasının yitirdiği izleyiciyi geri kazanabileceğini” savunmuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.