Türk şiirine kumpas antoloji

Hiç kimse gerici, ırkçı ya da tarikatçı ideolojiyle Türk’ü hedefe koyarak, birkaç şaire saygı göstereyim derken, yüzlerce Türk şairine saygısızlık yapma hakkına sahip değildir

Türk şiirine kumpas antoloji
17 Temmuz 2016 Pazar 11:52

Hüseyin Haydar
Bugün Türk milleti, siyasetten kültür sanata bütün cephelerde irili ufaklı kumpaslarla karşı karşıya... Sanat alanındakilerden biri de sessiz sedasız Türk Şiirine karşı düzenlendi.
Yüzlerce Türk Şairi, “Modern Türkçe Şiir Antolojisi” adlı bölücü bir çalışmada, kendi ulusal kimliklerinden koparılarak yansıtıldı. Antolojinin içeriği, sistemi, şairleri ve dönemleri ele alış biçimini bir kenara bırakıp ideolojik yanı üzerinde duracağım.
Antolojiyi hazırlayan Orhan Kahyaoğlu, belli ki Türk’e, Türk şiirine, Türk diline karşı bir eylemi baştan göze almış. Fakat bunu gizleyerek, Özdemir İnce dahil, şairlerden izin almayı başarmış.
Yazar, iş bittikten sonra, bakın asıl niyetini nasıl açığa vuruyor, izleyerek yanıtlayalım:

ANTOLOJİ Mİ ANALOJİ Mİ
“Bizim için belirleyici olan, modern şiiri yazan şairlerin yalnızca Türkler olmadığının çoktan ayrımına varmamız. Böyle bir ayrıma varmamızda, tabii ki Kürt sorununun, bu halkın 30 yıldır verdiği mücadelenin ve buna koşut olarak geliştirdiği kimlik arayışının payı büyük.”
Otuz yıllık mücadele, dediği, terör örgütü PKK’nın Türkiye’nin birliğine karşı katliamlarla dolu kanlı saldırılarıdır. Antoloji de bu mücadelenin bir uzantısı olsa gerek. Anlaşılan o ki yazar, antoloji değil, bir analoji peşinde.

SEVR’İN ŞİİRE UZANTISI
“Türkiye’de, yani Anadolu ve Rumeli coğrafyasında yaşayan her toplum veya topluluğun Türk olmadığının artık idrak edilmesi gerekiyor.”
Yazar Sevrcilerin diliyle konuşuyor! Anadolu, Rumeli diyerek Türkiye’yi coğrafya düzeyine indirgeme gereği duyuyor. İkincisi herkes Türk’tür diyen yok, “Ne mutlu Türküm diyene,” var.

İSPANYOLCA ŞİİR VE LATİN AMERİKA
“Anadili Türkçe olmayan ama hâkim ideolojinin sonucu Türkçe yazan çok sayıda şair bu antolojide yer alıyor. Biz de bu nedenle, bu türden şairlerin toplumsal kimliklerine duyduğumuz saygının bir sonucu olarak, ‘Türkçe şiir’in daha anlamlı bir karşılığa denk geldiğini düşünüyoruz.”
İspanya’da Katalon, Valensiya, Aragon, Asturya vb azınlık bölgelerinden (kaldı ki Kürtler azınlık değil asıldır.) şairler var. Hepsi de dünyanın her yerinde İspanyol şairi diye bilinir. Dileyen kökenine vurgu yapabilir. Asturya kökenli İspanyol şairi vb. Oysa İspanyolca şiir denince Latin Amerika ülkelerinin şiiri de akla gelir.
Fransızcanın yanında yerelde en az beş ayrı dilin de (Korsikaca, Oksitanca, Alsasca, Brötonce, Baskça vb.) konuşulduğu Fransa’da, “Modern Fransızca Şiir Antolojisi” hazırlayamaz, içine Aragon’u, Hugo’yu, Rimbaud’u, Eluard’ı vb alma cesaretini gösteremezsiniz.

YIKILMAKTA OLAN, EMPERYALİZMDİR
“Ulus devlet denilen imgenin artık yıkılmaya doğru gitmesi sürecinde, farklı kimlikleri yok saymak, bana hiç ahlaki gelmiyor.”
Farklı kimlikleri “yok sayan” bir millet yok! Farklı kimlikler üstünden bölücülüğe boyun eğen bir millet de yok. Fakat farklı etnikleri, mezhepleri kışkırtan, ateşe sürenler var! Ulus devletlerin yıkılması, ezilen ve gelişen milletlere karşı bir emperyalist projedir. Yükselen Asya kayasına toslamıştır.

TÜRKÇENİN KUTSALLIĞI
“Bir başka husus da, Türkçenin kutsanan bir dil olarak algılanmaması gerektiğidir.”
Dudak uçuklatan bir ifade. Yahya Kemal “Türkçe ağzımda annemin sütüdür”, Dağlarca, “Türkçem, benim ses bayrağım,” derken, Kahyaoğlu, nedense bu kutsamadan rahatsız oluyor. “Türkçe” şiir antolojisi yapmaya da kalkmış. Keyfinin kâhyası o; ama burada tutunursa, görünen o ki, Türk şiirini, “Modern Anadolu ve Rumeli Şairleri Antolojisi” mevzisine çekmeye cüret edecek.

TÜRK ŞİİRİNE VE ŞAİRİNE KUMPAS
“Ancak ben özel duyarlılığımdan dolayı Türkçe Şiir Antolojisi demeyi daha uygun gördüm. Sonuçta, Kürt şairler var, bu insanların apayrı, özgün bir kültürleri, kimlikleri var. Modern Türk şiiri veya çağdaş Türk şiiri deyince Türk şairini imliyor.”
Yazar açıkça Türk şairini ulusal kimliğinden dışladığını söylüyor. Kendi özel duyarlığı bunu gerektiriyormuş. Bakın ki bu özel “duyarlık” ulus yıkıcısı Soros duyarlığıyla nasıl da örtüşüyor! Kürtlerin apayrılığından söz ederken de sanki Eskimolardan söz ediyor!
Hiç kimse gerici, ırkçı ya da tarikatçı ideolojiyle Türk’ü hedefe koyarak, birkaç şaire (sözüm ona) saygı göstereyim derken, yüzlerce Türk şairine saygısızlık yapma hakkına sahip değildir.

“YAPILAN TERÖR TÜRK MİLLETİNE KARŞIDIR”
Kendini “Ben Türk şairi Nâzım Hikmet” diye dünyaya takdim eden Nâzım, bakın Türk milletini nasıl sahipleniyor: “Bugün yapılan terör Türk milletine karşıdır. Ve Türk milletini imha etmek için, yok etmek için yapılan terördür. Türk milleti yok olmaz. Her şeye rağmen, Türk milleti yaşayacaktır. Ve her şeye rağmen biz, bir 2. Milli Bağımsızlık Savaşı’ndan muzaffer çıkacağız.”

ŞAİRLERİ ÇEKİLMEYE ÇAĞIRIYORUM!
Sonuç olarak, antolojiyi hazırlayan yazarın özel duygu ve siyasi hedefleriyle, antolojide yer alan şairlerin çok büyük bir bölümünün duygu ve siyasi görüşlerinin uyuşmadığı açık. O nedenle ben, bu iki yüzlü antolojiyi, Türk şiirine karşı düzenlenmiş bir kumpas olarak görüyor, şairleri (ve varislerini) çekilmeye çağırıyorum.

Etiketler; #Hüseyin Haydar

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.