Tülin Onat’ın son işlerinden oluşan sergisi ‘Döngüsel Zaman’

2 Nisan Perşembe günü Galeri İdil’de sanatseverlerle buluştu. Sergi, 8 Mayıs 2015 tarihine kadar ziyaret edilebilecek

Tülin Onat’ın son işlerinden oluşan sergisi ‘Döngüsel Zaman’
05 Nisan 2015 Pazar 13:21

Soyut resimlerinden tanıdığımız Tülin Onat’ın yeni işlerinden oluşan “Döngüsel Zaman” sergisinde bu kez farklı bir devinime şahit oluyoruz. Sanatçının yeni işleri, farklı okumalara açık, aynı zamanda mistik boyutlar taşımasının yanında alıştığımız soyut temalarını da sürdürmeye devam ediyor. Bazı resimleri; kümelenmiş denizanalarını, denizyıldızlarını, yosunları, mercan adalarını anımsatan yarı saydam figürlü resimlere dönüşüyor. Çoğunlukla deniz kıyılarındaki meditatif dalgaların sakinliği izleyiciyi, tuvallerdeki mutlak huzur arayışına davet ediyor. Sanatçı, sonsuzluk arayışından ödün vermeyen çemberlerle, çeşitli sembollerle bir damladan, okyanusa açılan resimlerinde Marmara, Ege kıyılarından Büyük Okyanus’a kadar paletini özgürce genişletiyor. Bazı motifleri ise, soyutlanmış yaprak biçimi olarak Selçuklu, Osmanlı vasıtasıyla Anadolu’dan, Japonya, hatta Çin’e kadar ulaşıyor. Bu döngüsel fırça yolculuğu ilüzyonist bir şekilde büyülü yeni dünya atlası çizerken, durağan görünen bir devinimi, değişimi de bizimle paylaşıyor.  

SONSUZLUK ARAYIŞI  

Onat, bu sergisinde, yerkürenin döngüsel zamanındaki gelişimini, çemberler içindeki çemberlerle, uzay boşluğu içindeki boşlukla, gezegenlerin dışındaki diğer gezegenlerle sonsuzluk arayışını, zarif adımlarla minimal devingenliğini imleyerek bütünlüyor. Resimler, durağan görünen ama zamanın kılavuzluğunda yavaş yavaş devinen, dönüşen bir hal alıyor: Aydan, bazen uzaydan bir fotoğraf gibi, bazen de, kuş bakışı deniz sahiline, okyanus kıyılarına, adalara makro izlekler, rafine imgeler sunuyor. Diğer yandan Onat’ın, Bali’de yaşadığı yıllarda etkisi altına girdiği çalışmaları da yer alıyor. Evlerin koruyucusu, Endonezya kültürünün kahramanı bir kertenkele türü olan Geko’ların tılsımından yararlanıyoruz. Geko’lar kolaj çalışmalarında da karşımıza çıkıyor. Sanatçı, karışık teknik işlerinde ise Tintoretto’ya saygı duruşunda bulunuyor.  

Tülin Onat’ın son işlerinden oluşan, tuvalle, ışıkla, renkle, espasla, meditasyon biçimine dönüştürerek sürdürdüğü var olma mücadelesinde, zamanın ve suyun akmaya devam ettiği Döngüsel Zaman sergisi, 8 Mayıs 2015 Pazartesi gününe kadar Galeri İdil’de görülebilir.  

Adres:Harbiye Mh., Vali Konağı Cd. No:47, Şişli-İstanbul Telefon: (0212) 283 2383 

TÜLİN ONAT 

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü’nü bitiren ve 1973’de Avusturya Hükümet bursuyla Salzburg yaz akademisine giden Tülin Onat,1967’den itibaren yurt dışında ve müzelerde inceleme ve çalışmalar yaptı. Sanatçı, 1987’de Hasan Yelmen’le birlikte Derimod Kültür Merkezi’ni kurdu ve birçok serginin tasarımını üstlendi. Onat öğretim görevlisi olduğu Marmara Üniversitesi’nden, 1983 yılında “Sanatta Yeterlilik” aldı. 1990’da doçent, 2000’de profesör oldu.  

1970’lerde figüratif çalışmalar üreten Onat, o yıllarda ülkenin yaşadığı sosyal olayların resimlerde anlatımının da ağırlık kazanmasına neden olmuştur. 1980’lerin başlarında “Kadın” konusunun işlendiği yapıtları daha sonraki biçimsel çalışmalarının habercisi niteliğindedir. Bu yıllarda resimlerindeki değişim hızla artarken mekan sorunu da azalma, yalınlaştırma ve nostaljiden sıyrılma eylemlerini birlikte getirmiştir. Bu tarihlerde yaptığı mekanda köşeyi kaplayan “Galaksi” adlı yapıtı (1988, Derimod Kültür Merkezi) ilk kez tuvalin yerde de duvarla birlikte düzenlenebileceğini gösterdi ve çok ilgi çekti. Daha sonra yerde ve duvarda sergilediği kalın tuvalleri ile resmin mekanla birlikte düşünülebileceğini gündeme getirdi. Tülin Onat’ın duvar yalnızca taşıyıcı eleman değil resmin bir parçasıdır söylemi tüm sergilerinde kendini açıkça dile getirir. 

Tülin Onat’ın, “gerçeği imgelere hapsederek onlarla başa çıkmaya çalıştığına” dikkat çeken Özlem Yalçınkaya Akdağ, Onat’ın yapıtları için de şöyle diyor: “Eserlerin iç içe geçtiği yaşam coşkusu ve enerjisi o kadar gerçekçidir ki, Sanatçının oluşturduğu üç boyutlu formlar, izleyicinin zihnindeki titreşimleri ile birlikte, izleyiciyi terapötik bir sürece kanalize edip ruhunu iyileştiriyor gibidir...” 

Çok sayıda ödüle değer görülen ve yurt içinde ve dışında, 200’ün üzerinde grup ve karma sergiye katılmış olan sanatçının tuvallerindeki soyut boyut, keserek delerek çıkartarak somuta geçmiş ve gerçek 3. boyut yaratılmıştır. Böylece kesik tuvaller ortaya çıkmıştır.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.