Sonsuza kadar elveda

Seramik sanatçısı Elif Aydoğdu Ağatekin, ‘Veda’ başlıklı sergisinde yaşamdan göçüp gitmiş anneannesi ve dedesiyle vedalaşırken, 1950’lerde Bulgaristan’dan göçmek zorunda kalmış bir ailenin öyküsünü de anlatıyor

Sonsuza kadar elveda
23 Ağustos 2016 Salı 08:56

Fatma Batukan Belge

Elif Aydoğdu Ağatekin, incelikli işler yapan genç bir seramik sanatçısı ve akademisyen. 10 Eylül’e kadar Galeri Selvin 2’de izlenebilecek olan “Veda” başlıklı sergisini de keyifle gezdim. Sanırım böylesine içten yapıtlara hasret kalmışız. Bir sürü kavramla şişirilmiş manifestolar ve pazarlama teknikleriyle şişirilmiş egolardan sonra bu küçük boyutlu sergi iyi geldi. Küçük dediğime bakmayın, sadece metrekaresi küçük, yoksa her zaman iyi sergiler açan, sağlam temelli bir galeride içerik olarak zengin bir sergi.

VEDADA BÜTÜNLEŞEN ANILAR
Sergide Ağatekin’in son yıllarda üzerinde çalıştığı serilerden örnekler var: “Veda”, “Yeşil Yemyeşildi”, “Aşkın Damakta Kalan Tadı”, “Çocukça”... Serilerin her birinde atık endüstriyel seramik ürünler kullanmış ve bu malzemeleri sanat yapıtına dönüştürmüş. Sadece atıklarla yerleştirme yaptığına ilişkin yanlış bir kanıya varılmasını istemem; bu, sanatçıya büyük haksızlık olur. Atık malzemelerle yapıta temel oluşturuyor; sergrafi, raku, water jet gibi şekillendirme, dekor ve pişirim teknikleri konusundaki teknik bilgisini ve yaratıcılığını da kullanıyor. Sanatta Yeterlilik’ini “Alternatif Bir İfade Aracı Olarak Atık Seramiklerin Seramik Sanatında Kullanımı” konulu teziyle tamamlayan ve endüstriyel seramik sektöründe de çalışan sanatçının bu deneyimleri sanatsal çalışmalarında fark yaratmasını sağlıyor.
Bu sergisinde kırık dökük seramik parçalar ve belli belirsiz anılar bir bütüne dönüşerek vurgulamak istediği veda kavramını oluşturuyor. Bir yandan anneannesi ve dedesiyle vedalaşıyor, öte yandan yaşadıkları topraklardan göçmek zorunda kalmış ailesinin silik anılarını toplumsal belleğe aktarmaya çalışıyor. Anneannesinin doyumsuz sofralarından kalan tabaklara water jet ile müdahalede bulunarak onun anısını yaşatmak istemiş. Ve dede evinde çocukken sıkıntıdan karıştırdığı fotoğraf çekmecesi bir sanatçının ilham çekmecesine dönüşmüş.

GÖÇÜN YOĞURDUĞU YAŞAMLAR
“Fotoğraflar, geçen zamanın en acımasız kanıtı gibi en sade haliyle büyülüyordu beni” diyor ve şöyle ekliyor “1950’lerde Bulgaristan’daki tüm düzeni bozup göçmek zorunda kalmış bir ailenin tüm gerçekliğinin ifadesiydi o siyah beyaz fotoğraflar. O çekmecenin başına her geçtiğimde nedense Bulgaristan’ı anlatırlarken kullandıkları ‘yeşil yemyeşildi’ cümlesini işitiyordum. ‘Yeşil Yemyeşildi’ serisi o fotoğrafları tarayıp seramik yüzeylere aktardığım her birinde yeşil kırık bir parça seramik olan çalışmadır. ‘Portreler’ o fotoğraflardaki detaylardan çalışılmıştır.” Bu serileri çalışırken dedesini de kaybeden Ağatekin, göçün yorduğu insanlarla yüzleşmiş, yeniden kurmak zorunda kaldıkları hayatları, kapatmak zorunda kaldıkları kapıları küçük bir kızın hatıralarında kalan parçalarla anlatmaya çalışmış. “Çocukça” serisinde de yine o anılar karşımıza çıkıyor, çocukken çiziktirdiği resimlerle...
Geçtiğimiz yıl Ankara ve Bodrum sergileri sonrasında “Sanatçıyı İstanbul’da izleme şansı bulabilirsek ne mutlu” diye yazmıştım. İşte fırsat! Galerilerin yaz rehavetinde olduğu, üstüne bir de darbe girişimi endişesinden kurtulamadıkları ve sezonu karma sergilerle geçiştirdikleri bu dönemde izlenebilecek iyi bir sergi.
Hazır bu sergiye gitmişken Galeri Selvin’in iki adım ötedeki 1 no’lu galerisinde İtalyan ressam Antonio Sannino’nun tuvalleri hala sergileniyor. Enerjileri birbirine çok benzeyen üçüz kentler New York, İstanbul ve Napoli’yi resimleyen Sannino’nun yapıtları da Eylül’e kadar görülebilir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.