Şiirin yeryüzü işçisi: Sait Maden

Dünya şiirinin çok güçlü örneklerini titiz bir işçilikle Türkçeye kazandırmış olan Sait Maden aynı zamanda bir grafik sanatçısıydı

Şiirin yeryüzü işçisi: Sait Maden
19 Haziran 2016 Pazar 11:15

İnci Ponat

Sait Maden’i, Türk Dili Dergisi’nin Perşembe toplantılarında tanıdım. Eşi, değerli yazar, Ayten Maden’le birlikte gelirlerdi. Salt duruşuyla bile, “saygın” kavramının içini hakkıyla doldurabilen bir kişiliğe sahipti. Kendini kolayca ele vermeyen, adından çok, yapıtlarıyla anılmayı yeğleyen gerçek bir sanatçı.
Yapıtlarında, özgeçmişinden söz etmezdi. Ancak kimi kaynaklardan elde ettiğimiz bilgilere göre, 1931 yılında Çorum’da dünyaya gelmiştir. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nden 1956 yılında mezun olur.
Ozanlığının yanı sıra, çevirmen, yayıncı, ressam, grafik ve fotoğraf sanatçısı olarak belleklerde yer eden Sait Maden, 1951 yılında, Varlık Yayınları’nın düzenlediği çeviri şiir yarışması ile adını duyurur. S. Bekir takma adıyla katıldığı yarışmada, Fransız şairi Baudelaire’den uyarladığı “Moesta et Errabunda” adlı şiir ona birincilik ödülü getirir. O günden sonra, değişik dünya şairlerinden dilimize çevirdiği pek çok şiirle dikkat çeker.
Baudelaire’den Kötülük Çiçekleri, Octavio Paz’dan Güneş Taşı, Pablo Neruda’dan Kara Ada Defteri, Yirmi Aşk Şiiri ve Bir Umutsuz Şarkı, Eugenio Montale’den Seçme Şiirler, Lorca’nın Bütün Şiirleri, Aragon’dan Elsa’ya Şiirler vb.

BENZERSİZ BİR EMEK TOPLAMI
Yıllar süren büyük emek sonucu ortaya çıkmıştır bu yapıtlar. Baudelaire’den çevirdiği Kötülük Çiçekleri’nin ilk sayfasında, bu yapıtın elli yılda oluştuğundan söz eder. Öylesine yüreğini ortaya koyarak yaptığı bir iştir ki bu, Lorca’yı aslından çevirebilmek için İspanyolcayı, Baudelaire için Fransızcayı, Fuzuli’den çeviriler için Osmanlıcayı öğrenme gereğini duymuştur.
Mehmet Başaran, Sait Maden’in ölümü üzerine Türk Dili Dergisi’nde kaleme aldığı bir yazıda, “ Öylesine tutkundu ki şiire, sevdiği ozanları, Aragon’u, Mallarmé’yi yazdıkları dilden, tadını duyarak okuyabiliyordu,” diyor.
Maden, kendi şiirlerini kitaplaştırma konusunda aceleci davranmamıştır. İlk şiir kitabı Açıl Ey Gizem, 1996’da yayımlanır. Onu sırasıyla, Yol Yazıları, Hiçlemeler, Şiirin Dip Sularında adlı kitaplar izler.
Özgün bir ozandır Sait Maden, kimseye öykünmeden yazmıştır şiirlerini. Günümüzde pek çok şairin yalnızca biçimi önemseyen, içeriği neredeyse yok sayan postmodern tutumunun tersine, Sait Maden’in şiirleri anlam yüklüdür.
Ezberlenerek dilden dile dolaşacak türden şiirler değildir onunkiler. Türkçeye gösterdiği özen dikkat çekicidir.
Varoluşun içinde barındırdığı karşıtlıklar, insanın kendi varlığına ve evrene yönelik anlam arayışları, sonsuzluk karşısındaki umarsızlığı, pek çok şiirinde ana izleği oluşturur:

ben de varoldum bütün bu nesneler arasında
su gibi, ağaç gibi, kuş gibi gerçek
kimi kanatlar öptü, kimi ayaklar alnımdan
ya sevinçten içerim pır pır, ya korkudan benzim uçuk.
Varlık - yokluk, yaşam - ölüm kavramlarıyla ilgili sorularını sürdürür şair:
varlık ötemizde bir fısıltıydı bizim:
kimler ne diyordu ses geçirmez havada,
rüzgârla düşen bu yüz, bu yapraklar kim,
her nesneyi bir bir dolaşan gölge ya da
sessizce silindi bulunduğun yerde izin.


GRAFİK TASARIMCILIĞI
1964 yılında kendi atölyesini kuran Sait Maden, 1968 yılında etkinliğe başlayan Grafik Sanatçıları Derneği’nin de kurucularındandır. Yaşamı boyunca sekiz bin dolayında kitap, dergi kapağı, yayınevlerine ve dergilere logolar, broşür, ambalaj, etiket tasarımları, siyasi partiler için seçim afişleri, tiyatro ve sinema afişleri hazırlayan Sait Maden, 1960’lı yıllarda bir tıp dergisinin de kapak tasarımını yaparak ilk kez tıp kitapları ile üst düzey grafik tasarım sanatını buluşturan sanatçıdır. Logolarını, 1990 yılında yayımladığı Simgeler adlı kitabında toplamıştır. PEN logosu, Dünya Şiir Günü logosu, 1960’larda, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) amblem ve rozetleri, Türk Solu Gazetesi’nin kapak çizgileri, Ulusal Kanal amblemi, çok sayıda yazı karakteri ( font) yine onun yaratıları arasındadır.
Kendi portresini de çizmiştir Sait Maden. Bir gözünde kuş, ötekinde kedi... Onun gözünde kuşla kedi, barış içinde yan yana yaşayabilmektedir.
Yapıtlarını dört sergide toplayan sanatçının İstanbul’daki ‘Bir Usta Bir Dünya’ adlı sergisinin açılışında bulunmuştum. Sanat edebiyat çevresinden pek çok önemli ismin katıldığı bu sergide Sait Maden, can verdiği binlerce kitap - dergi kapağı arasına gizlenmiş, ufak tefek bir devi andırıyordu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.