Şiirin olmadığı yerde öfkeyi dindiremezsiniz

Salih Bolat, ödüle çok sevinmiş ama tarifsiz bir öfkesi var. Bu ödülün yaşamasını istiyor. Çünkü meselenin ödülün ötesinde Metin Altıok’u yaşatan bir sosyal harekette paydaş olmak olduğunu belirtiyor

Şiirin olmadığı yerde öfkeyi dindiremezsiniz
11 Temmuz 2015 Cumartesi 15:26

Metin Altıok az konuşurdu ve suskunluğu isyan tadındaydı. Bir gün suskunluğu için, “Siz konuşurken ben imgeleri dinleme zamanlarında oluyorum. Geliyorlar, gidiyorlar; kimi zaman kaçırıyorum, kimi zaman yakalıyorum” dediğini anımsıyorum. Şiirin ustasıydı. Bergama’nın asmaları altında geçmişti çocukluğu. Gözleri üzüm bakardı. 

Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümünü bitirdi. Felsefe öğretmeniydi. Doğu’da öğretmenlik yaptı. Emekli oldu. 2 Temmuz 1993 günü, Sivas’ta yakılan aydınların arasındaydı. Sivas’ta yaktılar Metin’i ama o küllerini Sivas’ta bırakmadı. Yana yana Ankara’nın yolunu tuttu. Sevenleri yedi gün Ankara’da başında bekledi. İhanet onu sevenlerine bağışlamadı. Geride şiirleri kaldı. 
Metin Altıok artık dizelerinde yaşıyor ve adına bir şiir ödülü konuldu. 2015 yılında bu ödülü bir başka şair dostumuz, Salih Bolat, “Atların Uykusu” adlı kitabıyla kazandı. 
Salih Bolat, ödüle katılmayı bir dayanışma gerekliliği olarak görmüş. Ayrıca ödülü kazanmakla, büyük onur duymuş. “Doğrusu kazanmayı da çok istiyordum” diyor ve “Düşünün, çok sevdiğiniz bir arkadaşınız. Bir Nazi öfkesiyle, kendi halkı tarafından katledilmiş... Ve bu olayın ateşini hiç söndürmemek, unutturmamak gerekiyor. Ödül yaşasın istiyorsunuz. Ve siz ödülü kazanıyorsunuz. Az onur mu?”
Salih Bolat, ödüle çok sevinmiş ama tarifsiz bir öfkesi var. Bu ödülün yaşamasını istiyor. Çünkü meselenin, ödülün ötesinde Metin Altıok’u yaşatan bir sosyal harekette paydaş olmak olduğunu belirtiyor. “Kitabımın ve kitaplarımın, bir yüceliğin anıldığı aynı paragrafta yer almasından daha onur verici ne olabilir ki?...”
Şairlerin hep biraz naif ama müthiş oylumlu bir yol haritaları vardır. Her şair mutlaka bir başkaldırıdır. Yaşamanın öfkeden daha önemli, daha derin bir öz taşıdığını anlatmaya çalışırlar. Salih Bolat, “Öfkenin olduğu yerde barışı konuşmak mümkün mü?” diye soruyor ve ekliyor: “Şiirin olmadığı yerde, öfkeyi dindiremezsiniz.” 
Salih Bolat’ın ödüle değer görülen kitabında yer alan şiirlerin çoğu, içinde yaşadığımız egemen yobaz ideolojinin faşist baskısına karşı duyarlanımlardan oluşuyor. “Belirsizlikler” adlı bölümde yer alan iki numaralı düzyazı şiiri buna örnek verebiliriz: 

Oraya getirip yığmışlardı. yolumuzun üstüne. bir muhacir
eşyası gibi. vicdanlarını, dualarını, tanrılarını. nasıl aşıp
geçecektik ki! ikindi vaktini ağaçlara mıhlamışlardı. bu
yüzden belki de akşam olmuyordu. yoksa gece olacak
ve ardından sabah. çıkıp gidecektik buradan. bu üstü
yapraklarla görünmez olmuş zamandan. bulunmak
istemediğimiz ziyaretten. gizlice okuyup çok dersler
çıkardığımız, sonunda bitkilere, hayvanlara, taşlara
önerdiğimiz kitaplardan. çünkü onların hiç vakti yoktu.
onlar yolumuzun üstüne yığmak için yeni namuslar, yeni
günahlar, yeni ayıplar yapıyorlardı hiçliklerinden. zamanları
yoktu bakmaya, tanımaya, bir çiçek sapıyla olsun toprağa bir
şeyler çizmeye. şafağı bir nehir yatağını izler gibi izleyerek,
çıkış yolu bulabilirdik onların değerlerinden. ama getirip
yığmışlardı ağır ve yerinden kımıldamayan varlıklarını.
bir muhacir eşyası gibi. vazgeçilmiş ya da taşınmaktan
yıpranmış.
Salih Bolat’la Moda’da bir çay bahçesinde bunları konuştuk. Ülkeyi sevmenin, ülkeye, bayrağa, insana duyarlı olmanın zorluklarını dertleştik. Eylül ayında Metin Altıok’un kitaplarını basan Kırmızı Kedi Yayınevi’nin koyduğu ödülü alacak Salih Bolat, yeniyetme coşkulu bir heyecan içinde... Diyor ki: “Şair olmanın en haz veren onuru bu ödül olacak ve ben yaşadıkça bunun heyecanını dokuyacağım.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.