Sanatçıların darbeyle sınavı

15 Temmuz süreci sanat dünyamızı nasıl etkiledi? Kim ne dedi? Bildiri yazanlar yazamayanlar... Aydınlık, sanatçıların nabzını tuttu. Emperyalizmle mücadele ve birlik vurgusu öne çıktı

Sanatçıların darbeyle sınavı
24 Temmuz 2016 Pazar 11:31

Fatma Vatansever
[email protected]

PEN’in yurttaşlara seslenişini ve Sanatçılar Bildirisi’ni UPSD’nin basın açıklaması izlerken, Sanatçılar Girişimi, Edebiyatçılar Derneği ve TYS’nin suskunluklarını henüz bozmaması, toplumsal şaşkınlığın kimi çevrelerde sürmekte oluşunun göstergesi olarak yorumlanıyor. Ülkenin emperyalizm tarafından işgal niyetini açığa vuran darbe girişimi karşısında kimi sanatçı ve yazar örgütlerinin sessiz kalışları üzerine yönelttiğimiz soruya gelen ilk yanıtları sunuyoruz:
Hidayet Karakuş: PEN üyesi olarak bildiriyi imzalıyorum. Sanatçılar Bildirisi’ne imza koyan değerli, yurtsever, birikimli sanatçılar arasında içtenlikten uzak, durumu kurtarmaya yönelik tavır alanlar görüyorum. Başından beri Amerikan emperyalizminin ülkemiz üzerindeki planlarına karşı çıkan bir yazar olarak Mustafa Kemal Atatürk’le arkadaşlarının kurduğu bu güzel ülkeye musallat olan çağdışı, ortaçağ kalıntısı anlayışın ister Fetullahçı Terör Örgütü olsun, ister ABD’nin, Avrupa sömürgecilerinin güdümündeki örgütler, kurumlar, kişiler olsun, hepsine karşı demokratik bir savaşım verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ülkemiz gerçek anlamda bağımsız olmalı; uluslararası ilişkilerde karşılıklılık ilkesiyle onurumuz ayakta tutulmalıdır. Darbelerin sahibi hep Amerikan gizli servisleri, emperyalist Amerika oldu. Bir yazar olarak elbette darbelere karşı demokrasiyi savunacağım.

BİLDİRİMİZİ HENÜZ HAZIRLIYORUZ
İnci Özdil:
TSB de bir basın bildirisi hazırlıyor. Yönetim Kurulu bugün son değerlendirmeyi yapacak, tüm basına ileteceğiz.
Ataol Behramoğlu: Sanatçılar Girişimi bütün bu açıklamaların içindedir. Ama ayrıca Sanatçılar Girişimi sözcüleri olarak da kapsamlı bir açıklama yapmak üzereyiz.
Tarık Akan: Bildirileri canı gönülden destekliyorum. Ne ki darbenin getirmiş olduğu karışıklığı düzeltmeye, normalleşmeyi sağlayacak düşünceye halâ rastlayamadım. İşin acı tarafı bu. Bunu nasıl yapacaklar, kim yapacak, nasıl yapacak? Öğrenmek istiyorum. Darbe ile hiçbir şey olmaz. Daha önceki darbelerin açmış oldukları çukurlar halâ kapanmadı. Demokratik ve laik sistem olmadığı müddetçe bu sonucun altından kalkılamaz. 1971 ve 1980 darbeleri demokrasiyi ortadan kaldırmak için her türlü gayreti gösterdi ve başarılı oldu. Son iktidarın işi gücü de laikliği ortadan kaldırmak...

YARIM DARBE Mİ?
Özdemir Nutku: Her türlü darbeye karşıyım. Darbeler hiçbir zaman başarılı olmamıştır, olmayacaktır da!
Niyazi Yaşar: Bu ülkede tanık olduğum resmî ve sivil tüm darbeler halka, emeğe, temel hak ve özgürlüklere karşı olmuştur. Bundan sonra da mantığı gereği öyle olacaktır. Darbeleri, nereden gelirse gelsin, lanetliyorum. Son darbede AKP yönetimlerinin ve RTE’nin sorumluluğu FETÖ’den daha az değildir.
Volkan Hacıoğlu: Sonik patlama sesleri, barut kokusu, statükonun geriye doğru işlemesi, Tönnies’in Cemaat ve Cemiyet (Gemeinschaft und Gessellschaft) kavramları, feodalizm ve modernizm arasındaki derin fay hattının yarattığı toplumsal sarsıntılar, bulanık fikirlerle değil kavramlarla düşünmeyi öğrenmek... Darbeye ve darbecilere hayır! Cemaatlere ve cemaatçilere hayır! Karanlığa hayır! Aydınlığa evet! Siyasette de, edebiyatta da!...
Mustafa Köz: Yarım darbe görünüyor, diğer yarısı OHAL ve sıkıyönetime gidecek. O halini iktidar tamamlayacak gibi görünüyor. 80 Anayasası’nın getirdiği baskılar 14 yıllık iktidarla bir biçimde sürüyordu. Sonra iş, aralarında bir hesaplaşmaya dönünce, ne istediyseniz verdik dediler, demek ki daha fazlası isteniyormuş. 15 Temmuz’da bir rus ruleti oynandı, bu ruleti iktidar kazanmış görünüyor. Sonrasında zarar görecek olan yine muhalifler, aydınlar, işçiler, emekçiler, sosyalistler olacaktır. Demokrasi, milli irade ve hukuk OHAL koşullarında kullanılabilir iktidar araçları olacak. Darbe değil gerçek demokrasi, halkın gereksinimidir.

YANLIŞTAN DÖNENİ SAVAŞA KAZANMALIYIZ
Seyyit Nezir:
Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği, FETÖ’nün sızma ve ilerici kamuoyuna şirin görünme girişimleri konusunda, en son, Haydarpaşa’daki Kitap Günleri sırasında toplumu uyardı. Çünkü FETÖ, 40 yıldır, merkez soldan aşırı sağa tüm siyasal örgütlenmeler, toplumsal yapılanmalar ve devlet kurumları içinde Gladyo’nun yayılmasında başat rol oynadı. Yıllar önce, Bilim ve Sanat Konseyi’ndeki çalışmalarda Türkan Saylan’ın tehlikeyi en açık gören aydınlardan biri olarak yaşamının her saniyesini FETÖ’nün devlete, kurumlara, toplumun dokularına sızma ve ülkeyi işgal etme gayretleri karşısında bir sis çanı olarak savaşıma sürdüğüne tanık oldum. Vatan Partisi (ve İşçi Partisi), FETÖ’ye karşı savaşı son 15 yıllık siyasal çalışmasının odağına koydu. FETÖ’yle yapılan her türlü işbirliğini sergiledi, tüm yurtseverleri ve halkı sürekli uyardı, darbe girişimi konusunda uyarılarını sıklaştırdı. Ne ki halâ insanlarımız yaşamadan öğrenemiyor, dahası unutuyor. Ülke, içine sokulmak istendiği kargaşadan, Cumhuriyet güçlerinin emperyalizme karşı en geniş toplumsal ve siyasal cephesini oluşturmak üzere akıl ve diyalog sayesinde korunacaktır. CSKSD olarak, emperyalizmin Ortadoğu’yu soktuğu ateş çemberi içinde ülkemizin boğulmak istenmesine karşı çıkan hiçbir kişi ya da örgütü halkın dışında tutmaya çalışacak bir yurtseverin olmayacağını düşünüyoruz. Dün hangi yanlışı yapmış olursa olsun, yanlıştan döneni saflarımıza katarak zafer kazanabiliriz. Unutmayalım ki, yurtseverler, insanı ve ülkeyi geliştirmekle yükümlüdür.
Tuncer Cücenoğlu: Darbe girişimini lanetliyorum. Şansımız, başarıya ulaşamamalarıdır. Siyaset bu durumu iyi değerlendirip demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla getirmeye çalışmalıdır. AKP’nin sorumlu davranması işi kolaylaştıracaktır. Sakın darbe girişimini kendilerinin önlediğini sanmasınlar. Bu, ülkemiz için daha büyük felaketler yaşamımıza neden olur. Hukuk içinde kalınarak hareket edilmesi, bu süreçte özellikle gereklidir.

UPSD: İKTİDAR VE MUHALEFET İŞBİRLİĞİ ETMELİ
UPSD Başkanı Bedri Baykam ve Yönetim Kurulu üyelerinin bildirisi ise şöyle:
Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği (UPSD) olarak, ‘Sivil Darbe’ de dâhil olmak üzere, demokrasiye ve rejime yönelik her darbeye karşı olduğumuzu bir daha toplumumuza duyururuz. 270’e yakın vatandaşımızın korkunç şartlarda yaşamını kaybettiği elim olayların ardından TBMM’deki muhalefet parti temsilcisi ile liderlerin birlikte ve derhal aynı akıl ve mantık ile meseleyi kınıyor olmaları bizleri umutlandırmıştır.
Dün TBMM’de kabul edilen 3 aylık OHAL kararı maalesef bildiğimiz gibi her an çeşitli zaaflarla yüklü veya kötü niyetle fırsat kollayan kimi şahıs ve oluşumlar açısından suistimallere açık ve demokrasimiz açısından tehlikeli bir durum yaratmıştır.
Yaşanan elim olaydan sonra, siyasi partiler tam bir söz birliği içinde ve toplum demokratik birlik arayışındayken, Cumhurbaşkanı’nın yine ısrarla Gezi günlerine meydan okurcasına ‘Topçu Kışlası’nın inşa edileceğini, Taksim’e camii yapılacağını’ ısrarla anlatması ve yine bizleri tepkiye itercesine, Atatürk Kültür Merkezi’nden söz etmeden ‘Opera Binası’ yapılacağını bildirmesi, vahim ve düşündürücüdür.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.