Safyürek resim acılara karşı

Ressam Sema Çulam’ın naif resimleri, yaşamın sertliği ve acılarına karşı umut dolu bir duruş sergiliyor. ‘Safyürek’ olarak da adlandırılan naif resimler; savaş, çatışma, kargaşa, mutsuzluk ve umutsuzluğun panzehri

Safyürek resim acılara karşı
29 Şubat 2016 Pazartesi 13:33

Fatma Batukan Belge
Ne zaman naif bir ressamın sergisini gezsem, bu kavram üzerinde bir kez daha düşünmek zorunda kalıyorum. Gerçek bir naif ressam kimdir? Geçtiğimiz yıl ölen Çoban Ressam Hüseyin Yüce gibi sanat eğitimi almamış, doğal yeteneği ve içgüdüleriyle resim yapan biri mi; sanatını Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Turgut Zaim’in hazırladığı ideolojik temel üzerine kuran akademik sanatçılar mı, yoksa Yalçın Gökçebağ gibi “naif ressam” olarak yapıtları çok satan ama naif olduğunu kabul etmeyen bir sanatçı mı?
Bence “naif” tanımını hala Batı sanat geleneği içinde değerlendirmek çok sınırlayıcı. Fransa’da 19. yüzyıl sonlarında boş vakitlerini resim yaparak değerlendiren bir grup sanatçıyla başlayan bu tür artık aynı şekilde tanımlanmıyor. Naifleri, “Sunday painters” (Pazar ressamları) ya da hobi olarak resim yapanlarla bir tutmamak gerek. Akademik bir sanat eğitimi almış ya da almamış olsun, kendini resme adayan ve bir çocuğun yapmacıksız bakış açısıyla resim yapan herkes naiftir. Son yıllarda naif resim, “safyürek” olarak da adlandırılıyor. Ve bu isim gerçekten de türe çok yakışıyor.
Erenköy’deki Bakraç Sanat Galerisi’nde sergi açan Sema Çulam da bu safyüreklerden biri. Aslında ilginç bir naif ressam; çünkü 2000 yılına kadar soyut figüratif çalışmasına rağmen o tarihten sonra naif resme dönüyor. Yani çağdaş sanat kuramları içinde yer alan bir tarzdan tamamen uzaklaşarak bambaşka bir yola sapıyor. Bu tarzıyla uluslararası ödüllerin de sahibi olan sanatçının naif resmin hakkını verdiği tartışma götürmez.
Sema Çulam’ın bu sergisinde yer alan “Savaş- Barış” ne başka naiflerin ne sanatçının kendisinin daha önce değindiği bir temayı içeriyor. Çanakkale’de şehit olan bir askere ait fotoğrafik imge, tuvalin gri tonlar içeren kısmına yerleştirilmiş, daha geri planda iki şehit yüzüstü toprağa düşmüş... Ama bu imgelere inat, giderek renklenen en arka planda üç çocuk neşe içinde beyaz güvercinlerle oynuyor. Şehitlerin imgeleri irkiltici olsa da Sema Çulam savaşa karşı sözünü daha yumuşak bir tonda söylüyor: “Onlar, bu çocuklar özgür bir ülkede yaşasın diye öldü. Ama savaşa hayır!”.
Eski bir ahşap kapıyı yatay bir yüzey olarak kullandığı “Ekinler” başlıklı resmi bizi bir pencereden ekin tarlalarına çıkarıyor. Pencerenin üzerindeki dantel perde boya ve fırçayla dokunmuş, gerçeklik hissi veriyor. Bir ağacın her yaprağını, ekin tarlasındaki her buğday tanesini tek tek boyayan o naif ressam deli sabrıyla her ilmeği dokunmuş bir dantel perde.

DOĞAYA ÖZLEM
“Çay Toplayanlar”, “Portakal Bahçesi”, “Saman Yüklü Atlı Araba”, “Buğday Tarlaları” ve “Ayçiçekleri” gibi resimleri Türk naiflerinin sıklıkla resmettiği Anadolu yaşamı ve kırsal yaşamdan görüntüler sunuyor. “Ormanda Kayık” ve “Papatyalar” gibi resimlerindeki figürler ise daha gerçeküstü ve düşsel bir dünyaya aitmiş gibi görünüyor. “Güller ve Kelebekler”, “Sardunyalar”, “Çan Çiçekleri” gibi resimleri daha bireysel bir içeriğe sahip. Hepsinde ortak olan taraf Çulam’ın yitip giden doğaya olan özlemini, masumiyet ve doğallık arayışını ortaya koyması. Yaşadığımız şu kaotik ortamda hepimiz dinginlik, toplumsal barış ve iç huzuru aramıyor muyuz? İşte bu yüzden Sema Çulam’ın resimleri- sadece onun değil, naiflerin çoğunun elbette- insanlara sıcak geliyor, yüreklerini ısıtıyor. Ve işte bu yüzden çok sevdim naif resme “safyürek” denmesini... Sadece bir çocuğunki kadar saf bir yüreğin boyayabileceği resimler olduğunu anlattığı için...

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.