Roket yağmuru operayı susturamadı

‘Savaş süresince müzik olmayacak mı?’ sorusunu soran Bağbudaryan, zor koşullar altında sanat yapmanın doğrudan politik bir tavır olduğunu belirtiyor. İtalyan tenor Joe Fallisi de Şam’da sahne alarak Avrupa’dan bu tavra ortak oluyor

Roket yağmuru operayı susturamadı
31 Mayıs 2016 Salı 11:21

Mehmet Kıvanç / Şam

Suriye’de sanatın kalbi olan Şam Opera Evi, faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Dünyanın en büyük ordularının ülkede yürüttüğü operasyonlar, şehirlerde patlatılan bombalar, roket yağmurları... Hiç bir şey bu güne kadar Opera Evi’nin sesini kısamadı. Müziğin direniş biçimine dönüştüğü Suriye’de zaman zaman konuk sanatçılar da ülkeye geliyor. Sanatın ve savaşın nasıl bir arada yürüdüğü Opera Evi’nin penceresinden gözler önüne seriliyor.
Suriye Ulusal Senfoni Orkestrası Maestro’su Missak Bağbudaryan’la Suriye’de savaşı ve sanatı konuştuk. Aile adının Türkçe olduğunu belirterek başladı söze: “Aslında ailemin adı Ermeni adı değil. Türkçe’den geliyor. Soyadımız Bağbudaryan. Bağ, bahçe anlamında. Budar budanmış, üzüm toplayan insanlar, büyük dedem yapıyormuş.”

‘SANAT POLİTİK BİR MESAJDIR’
2005 yılında Ankara’ya gelen sanatçı, Bilkent’te konser vermiş. TRT’de yayınlanan konser görüntülerini arşivinden çıkartıp izletiyor. Savaş boyunca bir çok ülkeden Suriye’yi terk etmesi için teklif almış. Özellikle Suriye Hükümeti aleyhine konuşması istenmiş. Bu yöndeki telkinleri reddeden sanatçı, “Sonunda anladılar beni rahat bıraktılar” diyor.
Sanatın işlevini de değerlendiren Bağbudaryan, “Benim şahsi fikrim Opera Evi basit olarak basit bir gösteri ortamı değil. Opera Evi bütün toplumun, toplumun bütün renklerinin, hatta politik olarak ayrı görüşte olan insanların bir araya geldiği yerdir. Bu insanlar burada sanat ve kültür ortamını paylaşıyor. Bu unsurlar, toplumu bir arada tutmak için gereklidir. Şayet şu soruyu düşünecek olursak; savaş süresince müzik olacak mı olmayacak mı?” ifadelerini kullanıyor ve sanatçının müzik yapmasının da politik bir mesaj olduğunu söylüyor. Kriz boyunca, hatta Şam’a roket yağdığı günlerde bile “İşimizi yapmaya devam ettik” diyor.

YA EVE GİDECEKTİK YA PROVAYA
Bağbudaryan, Şam şehir merkezinin “muhalifler” tarafından roket yağmuruna tutulduğu bir günde yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “25 Ocak 2015 günü bir konsere hazırlanıyorduk Opera Evi’nde. Öğlen iki ya da üç sıralarıydı. Konser saat beşteydi. Şam’a roket yağıyordu. Seçenekler; evimize dönmek ya da sahnede kalıp provamıza devam ederek konseri yapmaktı. Bazı mensuplarımız ‘Konsere bombardıman altında kim gelecek’ diye sordu. ‘Ve biz neden konser yapıyoruz bu bizim için de hayati tehlike taşıyor’ dediler. Beşi çeyrek geçe önümüze bakınca büyük bir kalabalığın konseri izlemeye geldiğini gördük. Sonra burada kalmanın bunun bizim sorumluluğumuz olduğunu fark ettik.” O gün izleyiciye büyük saygı duyduklarını söyleyen Bağbudaryan, sanatçıların toplumun diğer kesimlerinden kendisini ayıramayacağını söylüyor.

İTALYAN TENOR JOE FALLİSİ SURİYE’DE
26 Mayıs 2016, bozulan ateşkes sonrası Şam kırsalından çatışma seslerinin yükseldiği bir gündü. Şam semalarının son altı yıldır alışık olduğu savaş sesleri altında, Ulusal Senfoni Orkestrası, Maestro Missak Bağbudaryan yönetiminde harika bir konser verdi. Konuk sanatçı İtalyan tenor, Joe Fallisi’ydi. O da Suriye Ulusal Senfoni Orkestrası’nın sesine katkı sunmak için Milano’dan geldi.
Suriye için şiir okuyan İtalyan sanatçı, konser bitiminde Suriye milli marşına katıldı. Peşinden “Allah Suriye Beşar ül bes” yani “Sadece Allah, Suriye, Beşar” sloganını attırarak izleyicileri şaşırttı. Fallisi, “Ya Syria ya Syria anima mia” yani “Ya Suriye ya Suriye, benim sesim” sözlerinin geçtiği bir parça seslendirdi. Suriye direnişinde şehit olanlar için şiir okudu.

150 civarı öğrenci var
Ortadoğu’nun ilk kadın orkestrası da çalışmalarına burada devam ediyor. Faaliyet masraflarının tamamı devlet tarafından karşılanıyor. Şam’da savaş ve sanat kol kola gidiyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.