‘Prag Mezarlığı’nda Türkiye’yi görmek

lluminati tarikatı, Yahudiler, Protestanlar, komünistler ve İtalyan Carbonari örgütü, Marks, Garibaldi, düzmece haber yapmak ve yaymak sahte belge düzenlemek, komplo kurmak, suç ve suçlu imal etmek, hayali düşmanlar yaratmak...

‘Prag Mezarlığı’nda Türkiye’yi görmek
21 Şubat 2016 Pazar 12:39

Hikmet Çiçek
[email protected]
lluminati tarikatı, Yahudiler, Protestanlar, komünistler ve İtalyan Carbonari örgütü, Marks, Garibaldi, düzmece haber yapmak ve yaymak sahte belge düzenlemek, komplo kurmak, suç ve suçlu imal etmek, hayali düşmanlar yaratmak... Umberto Eco, okurlarını 19. yüzyıl Avrupa’sında öyle bir yolculuğa çıkarıyor ki günümüz Türkiye’sini akla getirmemek mümkün değil!
Bologna Üniversitesi estetik profesörü, yazar Umberto Eco, “Prag Mezarlığı”ında okurlarını 19. yüzyıl Avrupa’sında çok renkli, çok zengin, karnaval gibi bir yolculuğa çıkarır. Masonik örgütler, Cizvitler, Katolikler, Paris Komüncüleri, Dreyfus, Dumas, “Doktor Froide” (Freud değil!) vb. “Prag Mezarlığı”nın zengin dünyasında, Eco’nun engin tarih bilgisiyle kurmaca bir dünyada buluşurlar.
Ortaçağa ilişkin bir sahtecilik, sahte bir belge, mektup vs. Eco’nun romanlarında sıkça kullandığı temellerden biridir. Prag Mezarlığı’nın, Eco’nun deyişiyle “kurgulanmış tek kahramanı”, romanın başkarakteri Simone Simonini’dir.
Simonini’nin asıl mesleği sahteciliktir. Her türlü sahte belgeyi düzenleme yeteneğine sahiptir. Eskici dükkanı, asıl işini gizlemek içindir. Paris’in en tekinsiz mahallelerinde, kendini “noter yardımcısı” olarak tanıtarak yaşar. Para karşılığında her çeşit belgeyi düzenleyebilir. Gerçekte olmayan bir noter sözleşmesi, hiç yazılmamış bir mektup, bir vasiyetname ya da bir “itiraf” yazılır.

BİR KAMU GÖREVİ OLARAK SAHTECİLİK!
“Birilerinin mahvına yol açacak bir belge yaratmak çok güzeldir. Sanatın gücü” der, Simonini (s. 29). Simone Simonini, birkaç yıl yardımcısı olarak çalıştığı yaşlı noter Rebaudengo’nun yanında “mesleğin” inceliklerini öğrenir. Noterin asıl işinin alım- satım, vasiyet, vs. sözleşmeleri onaylamak olmadığını anlar.
“Yaşlı noter asla var olmamış bağışları, alım-satımları, vasiyetleri ve sözleşmeleri de onaylıyordu. Daha açık söylemek gerekirse, Noter Rebaudengo, makul fiyatlar karşılığında başkalarının el yazılarını taklit ederek sahte belgeler düzenliyordu ve tanıkları da çevredeki meyhanelerden sağlıyordu.”
“Yanlış anlaşılmasın Sevgili Simone diyordu artık yardımcısına sen diye hitap eden noter, ben sahte belge düzenlemiyorum, sadece saçma bir kaza sonucu kaybolmuş, hazırlanabilecekken hazırlanmamış ya da hazırlanmış olması gereken bir özgün belgenin yeni bir kopyasını düzenliyorum.” (s.109)
İşin sırlarına vakıf olan, kaligrafide ustasını geçen, düzmece belge hazırlamakta olağanüstü yetenek gösteren Simonini, Noter’in yalnızca özel müşterilerine değil, “kamu güvenliğiyle ilgilenen kişilere de” hizmet verdiğini öğrenir. Sahtecilik, yalnızca özel çıkar için değil, bir “kamu görevi” olarak da yapılmaktadır!
“Şüphelinin adil olarak mahkum olabilmesi için yargıçların, polisin gerekçelerinin boşa gitmediği konusunda ikna olmaları gerekirdi ve bunun için de bazı belgesel kanıtlar olmalıydı.” (s.111)
Noter’in ve Simonini’nin işi, -elbette karşılığı Frank olarak ödenerek- hükümet görevlilerinin istediği “çürütülmesi olanaksız” belgeleri düzenlemekti. Örneğin hükümet, Garibaldi veya Carbonari örgütü (ki, Carbonariler, “komünizm denen en büyük musibetin kıllık değiştirmiş hali”nden başka bir şey değildi!) yanlısı gençleri durdurmanın bir yolunu aradığında Noter’e ihtiyaç duyuyordu. “O gençleri hata yapmaktan alıkoymak istiyorsak bunun en iyi yolu kurumlara saldırı suçlamasıyla onları bir süre cezaevine koymak”tı. Böylece gençler hata yapmaktan kurtarılacak, “özgürlüklerine kavuşmuş” olacaklardı. Bu nedenle, “onları komplo hazırlığında suçüstü yakalamak” gerekiyordu. Bunun için isyancı liderlerden gençlere gönderilen bir “mesaj” yeterliydi. Parası ödendiğinde böyle bir mektubu üretmek Simonini için çocuk oyuncağıydı!

GİZLİ SERVİSLERİN HİZMETİNDE
Simone Simonini için artık işin başına geçme zamanı gelmiştir. Sahteciliğin püf noktalarını öğrendiği yaşlı noteri de sahte bir belge hazırlayarak tasfiye etmek zor olmaz. Artık gizli servislerin emrindedir. Sahte belge üretmek için basılı eserlerden yararlanmak, onları bulup değiştirmek gerekmektedir. Bu yüzden Simonini sık sık kütüphaneleri ziyaret etmekte, üreteceği belgeler için gereken bilgileri edinmektedir. Çünkü hazırlanacak belge “güvenilir bir muhbirin aktardıklarının edebi bir uyarlaması gibi” görünmelidir.
“Hükümet ajanlarının kafasını fazla bilgiyle doldurmak gereksizdi, onlar sadece beyaz ve siyah, iyi ve kötü gibi açık seçik ve yalın fikirler isterlerdi ve kötü yalnızca bir tane olmalıydı.” (s.123)
Simonini hazırladığı belgeleri dolambaçsız ve özlü bir biçimde yazar. Zaten polis ajanları edebiyatçı olmadıkları için iki ya da üç sayfadan fazlarını kaleme alamazlar. “Gizli servis gönüllüleri... gidişatı altüst edebilecekleri belgelere bayılırlardı.” (s.127)
Simone Simonini’nin en muhteşem eseri, Yahudiler için kutsal kabul edilen Prag Mezarlığı’nda yapılan “gizli toplantı”dır! “Halkın kanını emen Yahudi” karşıtlığının bir pazarı oluşmuştur. Cizvitler, Katolikler Yahudi düşmanıdır. Hatta Cumhuriyetçiler ve sosyalistler kanadında da Yahudi karşıtlığı gelişmekteydi.
Zaten “Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri’yle işbirliği yaparak Fransız Devrimi’ne yol açanlar” da onlar değil miydi? “İnandırıcı olması için belge sıfırdan oluşturulmalıdır ve mümkünse özgünü asla gösterilmemeli, adından söz edildiği duyulmuş ama kaynağa ulaşılamamış olmalıdır.” (s. 232)
Paris, Roma, Londra, Viyana, Amsterdam, Berlin, Hamburg, Napoli, vb.’den gelen hahamların, Yahudilerin dünyaya egemen olması için Prag Mezarlığı’nda yaptıkları toplantı ve protokol böyle imal edilir. Hitler’in Yahudi soykırımının gerekçesi olduğu ileri sürülen “Siyon Bilgelerinin Protokolleri” böyle yaratılır!
Toplantıya katılanlardan Toredo Hahami Benjamin’in şu sözleri sizce kurmaca bir konuşma mıdır? “Bütün gazetelerin yönetimine bizimkilerin gelmesi şarttır. Basının mutlak hakimi olduğumuzda onur, erdem, namus konusunda kamu görüşünü değiştirebiliriz.” (s. 243)

DÜZMECE HABER YAPILIR!
Simone Simonini artık sıradan bir sahtekar değil uluslararası çalışan bir casus gibidir. İsteyene düzmece haber yapma ve yaymayı kotarır, isteyene “düşman”, yaratır. “Halka umut vermek için bir düşman gereklidir” (s. 383) ve bu düşman tanınır ve korkulur olmalıdır!
“İnsanların en belli başlı niteliği her şeye inanmaya hazır oluşudur. Öyle olmasa kilise iki bin yıldır inanılırlığını koruyabilir ve ayakta kalabilir miydi? “ (s. 329)
Yüzbaşı Dreyfus’un bir casus olarak tutuklanmasına ve Şeytan Adası’na gönderilmesine neden olan mektubu da Simonini hazırlamıştır. Peki Dreyfus suçlu muydu? Simonini, “Dreyfus’un suçlu olduğundan emindi, çünkü buna kendisi karar vermişti.” (s. 415)
Umberto Eco, “Prag Mezarlığı”nın “kurgulanmış tek kahramanı”nı şöyle anlatır: “Simone Simonini, başka pek çok kişinin eylemini üzerine yansıttığım bir kolaj ürünü bile olsa, bir şekilde bu dünyada var olmuştur. Hatta gerçeği söylemek gerekirse, hâlâ aramızda yaşamaktadır.”
(Prag Mezarlığı, Umberto Eco, Doğan Kitap, İstanbul 2011, 494 s.)

Etiketler; #Umberto Eco

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.