Osman Şahin için özel sayı

Manisa Turgutlu’da yayınlanan Esinti Dergisi’nin Ocak 2016 sayısı, Türk Öykücülüğü ile, “Türk Öykücülüğü’nde Bir Portre” başlığı ile Osman Şahin’e ayırdı.

Osman Şahin için özel sayı
21 Ocak 2016 Perşembe 12:38

Ece Kırbaş

Manisa Turgutlu’da yayınlanan Esinti Dergisi’nin Ocak 2016 sayısı, Türk Öykücülüğü ile, “Türk Öykücülüğü’nde Bir Portre” başlığı ile Osman Şahin’e ayırdı. Nurgül Tanyeri, Kaan Tanyeri ve Cüneyt Tanyeri’nin yönetiminde çıkan 3 aylık edebiyat ve sanat dergisi “Esinti”, daha önce Yaşar Kemal, Rıfat Ilgaz özel sayıları da çıkarmıştı. Geniş oylumlu özel sayıda, Ahmet Arif’in 1988 yılında Osman Şahin için yazdığı ve bugüne dek hiç yayınlanmamış özlü yazısı, Attila Dorsay’ın, “Sinemamızdaki Osman Şahin”i anlattığı, “Yeşilçamdan 100 Portre”, Öner Yağcı’nın, “Öykücülüğümüzün Yağız Atlısı”, Hasan Hüseyin Yalvaç’ın “Türkiye’nin Cengiz Aymatov”u, Mehmet Güler’in, “Yaşar Kemal ile Osman Şahin’den bir Yalova hapishane anısı”, Barış Erdoğan’dan “Toroslardaki Dede Korkut Torunu Osman Şahin”, Filiz Aladağ’dan “Toroslar’ın Kayıp Çocuğu Osman Şahin’le Söyleşi”, Buket Şahin’den, “Babama Dair” ve son olarak da, Osman Şahin’den otuz iki yıl önceki tutuklanma ve yaşadığı acı sevk olayını anlattığı yazıları yer alıyor.
Yanda, onurun, bilgeliğin, dürüstlüğün ve kavganın büyük şairi, Ahmet Arif’in 1988 yılında Osman Şahin için yazdığı, özlü kısa yazısını sunuyoruz:



AHMET ARİF’TEN OSMAN ŞAHİN’E: HİKAYENİN NAMUSU
“Osman, sen bugün kadar çok güzel hikayeler yazdın. Toros dağlarının sesini, rüzgarını yazdın. Bekir Yıldız’dan farklı olarak Fırat’ı yazdın. O Fırat’ki insanları gibi öfkeli, deli dolu akan bir sudur. Onu yazmak her yiğidin karı değildir. ‘Kolları Bağlı Doğan’da bu ülkenin insanlarına, sana yapılan işkenceleri, bu düzenin ‘işkence hücreleri’ni yazdın. O gencecik çocukların nasıl birer et ve kan yığını haline getirilerek önüne atıldıklarını gördün, yaşadın, yazdın. Ben bunları daha yazamadım. Çünkü o gencecik çocukların bir çoğu yürekleriyle ölüme gittiler. Bir çoğu asıldılar. Adam gitmiş bir daha asla geri gelmeyecek olan canını ortaya koymuş, ipte can vermiş. Bu insanlara olan saygım yüzünden yazamadım. 
Osman, hikayenin namusu, onuru, herşeyden fazladır. Çünkü kalıcı olan budur. Yazarın parası pulu yoktur, ama kelimenin namusu, şerefi, haysiyeti vardır. Sen ne yaptın? İki sayfa roman eleştiri yazın yüzünden aylarca hapis yattın. Burjuvalar bazı yazarlarımızdan daha iyi biliyorlar, iki sayfalık yazının namusunu. Bundan böyle yazacaklarına dikkat et; kaleminin ucunu bu toprakların ileriye dönük gerçeğinden sakın ayırma! 
Yiğit kardeşim, halkımın yiğit oğlu Osman Şahin, gözlerinden öperim.”
Kasım 1988 / İstanbul – Tüyap
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.