Mutlu Başkaya’nın sır merdivenleri

Seramik sanatçısı Mutlu Başkaya yapıtlarını 8 Temmuz’a kadar Kore’nin Seul kentindeki Tong-In Galeri’de sergiliyor. Kavramsal ve deneysel çalışmalarından seçkide sonsuza uzanan metal merdivenlerle tamamladığı seramik formlar ağırlıkta

Mutlu Başkaya’nın sır merdivenleri
04 Temmuz 2015 Cumartesi 16:03

Fatma Batukan Belge
Binlerce yıllık seramik geleneği olan bu topraklardan çıkan bir sanatçı, yine çok köklü bir seramik geleneği olan Kore’ye taşıyor yapıtlarını... Seramik sanatçısı Mutlu Başkaya çalışmalarını 1-8 Temmuz tarihleri arasında Seul’de seçkin galerilerden biri olan Tong-In Galeri’de sergileyecek. 1924 yılında geleneksel kültürü yaşatmak ve tanıtmak amacıyla kurulan, farklı alanlarda yatırımları bulunan bir gruba ait galerinin kapıları günümüzde çağdaş sanata da açık. Çağdaş Türk seramiğinin genç kuşak temsilcilerinden Mutlu Başkaya da son donem kavramsal ve deneysel çalışmalarından bir seçkiyle galeriye konuk olacak.
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışan Mutlu Başkaya, bölümün kurucusu Prof. Hamiye Çolakoğlu’nun öğrencisi. Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz bu önemli seramik sanatçımızın sanat anlayışı ve ilkelerini devam ettiriyor. Her şeyden önemlisi sanatına sevdalı ve sonsuz emek vermeye hazır bir sanatçı. Mutlu Başkaya ile farklı kurumların seramik bölümlerinden mezun olsak da yollarımız Türk Seramik Derneği Yönetim Kurulu’nda kesişti ve yıllardır derneğin sanat kanadındaki etkinlikleri gerçekleştirmek için beraber çalışıyoruz. Dolayısıyla “seramik” denince Mutlu için akan suların durduğuna, gecesini gündüzüne katarak çalıştığına ve yurtiçi, yurtdışı demeden pek çok etkinliğe katıldığına bizzat şahidim.
Çağdaş seramik sanatının kavramsal içerik ve temeller üzerine kurulması gerektiğine inanan Mutlu Başkaya’nın öğrencilik yıllarından itibaren aynı anlayışı devam ettirdiğini görmek mümkün. Yapıtlarında toplumsal eleştiriler de yapan sanatçının son dönem çalışmalarını olgunluk dönemine ulaştığının habercisi olarak ele alabiliriz. Önceki yıllarda metafor kullanımında zaman zaman basit bir yöntem izleyen Başkaya’nın son çalışmaları biçim ve içerik olarak daha rafine. Kore’deki sergisinde son zamanlarda sıklıkla çalıştığı çanak biçimli formlar ve bu fomlarla buluşan merdivenler ağırlıkta. Mix media (karışık malzeme) kullanmayı seven sanatçı, seramik formlarının bir kısmını metalden yapılmış merdivenlerle birleştirmiş. Bu merdivenlerin nereye indiği, nereden çıktığı, nereye ulaşmaya/ ulaştırmaya çalıştığı belirsizliklerle dolu. İzleyicinin “Quo vadis” (Nereye gidiyorsun) sorusuna yanıt araması gerekiyor. Bu kült soru her merdivende yeniden ve yeniden karşımıza çıkıyor.  Başkaya, toplumsal ve bireysel açmazları sembolize etmek için kullandığı kap/çanak biçimini geleneksel seramikten ödünç almış. Bu çanağın içine uzanan merdivenler umut mu, yoksa biteviye bir çabanın sembolü mü? Bunu yanıtlamak yine izleyiciye düşüyor. Kimi merdivenler çanağın çevresinde sarmal bir biçim oluştururken, kimisi de varış noktasında sıfırlanıyor. Ama her iki durumda da işlevini yitiren, başı sonu olmayan elemanlara dönüşüyorlar. Mutlu Başkaya’nın gelenekle olan bağı sadece kap gibi bir geleneksel seramik biçimini ve raku gibi geleneksel pişirimleri kullanmasıyla sınırlı. Onun dışında geleneksel ve ulusal kültürle her türlü iletişim yolunu kapalı tutmayı tercih ediyor. Günümüz güncel sanatı içinde yer alan büyük çoğunluk gibi...
Tekniğe hakimiyetin seramik sanatçısının elini güçlendirdiğini her defasında yazıyorum. Aynı şey Mutlu Başkaya için de geçerli. Yıllar içinde katıldığı pek çok çalıştay, sempozyum ve kongrede çeşitli pişirim teknikleri konusunda da bilgilerini artıran sanatçının yapıtlarına yansıyor bu deneyim... Son çalışmalarında özellikle raku (**) pişirimli olanlar ve siyah-beyazlar önemli bir yer tutuyor. Yalın ama hesaplı kitaplı biçimlerini rakunun rastlantısal efektleriyle buluşturuyor. Sürprizlere ve deneysellige açık bu pişirim yönteminin verdiği hem isli hem pırıltılı alanlar yüzeyde yan yana gelerek zıtlıkları oluşturuyor. Siyah-beyaz tercihindeki amaç da yine bu karşıtlığın altını çizmek.
Sanatçının bu sergideki çalışmaları küçük boyutlu olsa da, Eskişehir’deki Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda yaptığı, kentsel alanda yer alan büyük ölçekli çalışmalarında da merdiven var. Ülke olarak belirsizliğe uzanan merdivenleri tırmandığımız şu günlerde Başkaya’nın merdivenleriyle sorduğu sorunun vurgusu artıyor: Quo vadis? 
(*) Nereye gidiyorsun? 
(**) Geleneksel bir Japon pişirim yöntemi

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.