Mücadele şiirin haklı çıkışıyla taçlanır

Aleksandır Puşkin’in kumpas bir düelloda öldürülüşünü, Lermontov, “Şair öldü!” şiiriyle, Çar’ın acımasız sürgününü göze alarak sıcağı sıcağına dile getirmişti

Mücadele şiirin haklı çıkışıyla taçlanır
10 Ağustos 2016 Çarşamba 11:48

EDEBİYAT CEPHESİ

Hüseyin Haydar
Mayakovski, Sergey Yesenin’in intiharı üzerine, olayın etkisi henüz tazeyken, toplumun kendisinden konuyla ilgili bir şiir beklediğini anlatır. Devrimci şair, canına kıymak gibi devrimci değerlere aykırı bir eylemi ve çok iyi tanınan, sevilen bir şair kimliğini kısa sürede şiirle nasıl bağdaştıracaktı? Mayakovski işin en sıkıntılı yanını şöyle anlatır:
“Nesne ya da olay ne denli büyük olursa ondan o denli uzaklaşmamız gerekir. Zayıf kişiler zamanı bekler; olayı anlatabilmek için ne denli beklemek gerekiyorsa o denli beklerler;oysa güçlü kişiler ileriye doğru koşar, olayı ortada yakalar ve kendilerine yaklaştırırlar.” Ardından ekliyor, “Zaman ve yer perspektifi bulunmadığında, hiç değilse zihinsel uzaklaşmayı sağlayabilmek gerekir.”
Nazım Hikmet de Nazilerin idam ettiği Rus partizan Tanya (Zoya) için en güzel şiirlerinden birini, gerekli bilgiyi gazete haberinden edinerek güncelin içinde yazmıştı. Aleksandır Puşkin’in kumpas bir düelloda öldürülüşünü Lermantov, “Şair öldü!” şiiriyle, Çar’ın acımasız sürgününü göze alarak sıcağı sıcağına dile getirdiğinde benzer süreci yaşamış olmalı.

DIŞSAL BUYRUK, İÇSEL DENETİM
12 Eylül’e giden süreçte tanığı olduğum kanlı olaylardan Ergenekon tertibine, vatan savaşımızın çeşitli cephelerine ve son NATOFETÖ darbe girişimine kadar onlarca büyük olayı şiirle bağdaştırıp yükseltirken benzer sıkıntıları fazlasıyla yaşadığımı söyleyebilirim.
Zor olan, büyük boyutlarda gelişen olayları güncel yatağından, kendi sonlu yazgısından alıp tarihsel yolda sonsuzlaştırmaktır. Başarılı olabilmek için toplumsal gizli buyruğun emrinde olan şairin ortaya koyacağı yapıtın, kendi içsel bilinç, namus ve vicdanının denetiminden geçmesi zorunluluğudur. Kuşku yok ki yapıt, ancak ve ancak yaratıcı koşulların bu dışsal (toplumsal) ve içsel birlikteliğinin sanatsal esinin içinden geçmesiyle başarıya ulaşabilir.

ALİ TATAR KOÇAKLAMASI
Bugün Ergenekon-Balyoz kumpası sürecinde yaşamını yitiren kahramanlar iadeyi itibar ile şehit kabul ediliyor. O şehitlerden onur intiharına mecbur edilen Yarbay Ali Tatar’ın kendi kafasına sıktığı kurşun vicdanları sarsmıştı. Toplum vicdanı gizli buyruğunu bir kez daha gönderiyordu. Gerekli hazırlıklardan hemen sonra ortaya çıkan Ali Tatar Koçaklaması’yla, bana verilen sorumluluğu dünyayla paylaştım. Aydınlık’ta yayımlandı. Şiiri ailesi ve sevenleriyle birlikte ölüm yıldönümünde şehidimizin Karşıyaka’daki mezarı başında okumuştum.
“Kavganın dışına düşen delidir,
Gün olur, vur emri yürekten gelir,
Özü kızgın kordan, kovanı o nurdandır.
Dağlar adam tartar, yedi derya eğilir,
Al gülün kızıllığı içinden gelir.”
Başından beri bu kanlı oyunun bir Amerikan planı olduğunu haykırdık. İşte o süreçte E. Albay Abdülkerim Kırca da, faşist baskılara dayanamayıp onur intiharına sürüklenmişti. O yıllarda işbirlikçi hainler “mermiye kafa attı” diye alay ettiler. Şair ise NATO-FETÖ kumpasıyla tutsak edilenlerin yiğitliğine, dürüstlüğüne kefil oldu. Şiirin özü biçimini bulmuştu: “Al gülün kızıllığı içinden gelir!”
Unutmayalım ki, kumpas sürecinde halka korku salınmıştı. Bırakın haklının yanında yer almayı onu savunmayı; anlı şanlı yazarlar, şairler telefonlarımıza çıkmadılar. Yanlışlıkla çıkanlar ise “Bizim darbecilerle işimiz olmaz!” diye kestirip attılar.

ŞİİR YİNE HAKLI ÇIKTI
Dün en ağır suçlarla itham edilip cezalandırılanların bugün suçsuzluğu, kahramanlığı teslim edildi. Şiir yine haklı çıktı. Çünkü şair haklı olana zamanında sahip çıktı. Böylece şiir haklının sonlu eylemini sonsuzlaştırdı.
“Şiirin Zaferi” yazımızla şiir sanatının toplumsal savaşımdaki önemine işaret etmiş, Şairin Emeği köşesinde yayımlanan “Büyük Rus milletinden özür” şiiriyle bunu ortaya koymuştuk. Türkiye - Rusya ilişkilerindeki olumlu gelişmeler şiirin ne kadar haklı olduğunu gösterdi.
Şiir, yıkımlarla dolu ağır ve kanlı Ergenekon - Balyoz kumpası sürecinde tanıklığın ötesine geçti... Haklının safında yerini aldı. Şairin de içinde var olduğu mücadele, şiirin zaferiyle bir kez daha taçlandı. Yükselen Asya’nın devrimci şairleri her zaman haklı çıkan şiirleriyle umudu sonsuzlaştırmayı sürdürecektir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.