Mor Cepken’in büyük nimetleri

Bir insana, hele bir yazara doğanın bin bir zenginliğini öğreten Türkmen yaşam kültürü büyük bir nimet, büyük bir şans olmalı. Osman Şahin’in müthiş gözlem gücünü yaratan beş duyu organına özel yeteneklerinin eklenmesi, Türk edebiyatına bir büyük bir yazarın daha katılmasına yetmiştir.

Mor Cepken’in büyük nimetleri
01 Ağustos 2016 Pazartesi 11:49

Ahmet Yıldız
Osman Şahin girişken, enerji dolu, yetenekli, çalışkan büyük bir yazarımızdır. Bir insana, hele bir yazara doğanın bin bir zenginliğini öğreten Türkmen yaşam kültürü büyük bir nimet, büyük bir şans olmalı. Köy Enstitüleri’nde öğrenci olup kendi başının çaresine bakacak bir hayat komandosu benzerliğine bir beden eğitimi öğretmeni olmanın uçarılığını yükleyince ve yetenekle bütün bunları bütünleştirince ortaya çıkan macun, büyük edebiyat yapıtları olarak zamana yapışıyor. Osman Şahin’in müthiş gözlem gücünü yaratan beş duyu organına özel yeteneklerinin eklenmesi, Türk edebiyatına bir büyük bir yazarın daha katılmasına yetmiştir.
Bir telefon konuşmasında anlattı: 1971’de Kırmızı Yel adlı öyküsüyle “Büyük Ödül”ünü aldığı TRT’ye gittiğinde orada Necati Cumalı’yla karşılaşır.
Necati Cumalı, “Otur bakayım şuraya” der. “Sen edebiyat öğretmeni misin bu güzel öyküleri yazıyorsun...”
“Hayır, spor öğretmeniyim” der Osman Şahin. “Ama Susuz Yaz’dan öğrendim Türkçe’nin nasıl damıtılacağını...”
“Evet, ben aslında avukatım. Avukatlık metinlerinde buna dikkat edilir. Ama sana şunu söyleyeyim ki Türk halkının gerçek durumu ağır ceza davalarında gizlidir.” demiş Necati Cumalı.
Kitapta, “Mor Cepken” adlı öykünün ilk tümceleri genç öykü yazarlarına birer örnek metin olarak gösterilmeli. Ernest Hemingway’in “Klimanjaro’nun Karları” adlı öyküsünün girişi de bu örnekteki gibi öğreticidir. Üç beş tümcede öyküde neler olacağını, kimin üzerinde olayların döneceğini, ilerde açılıp saçılacak her şeyin ipuçlarını bu ilk yarım sayfada bulabiliyorsunuz. Çınarın altında tavla oynayanların konuşmalarından Demirci Civan’ın evde hasta yattığını öğreniyoruz.
Hiç evlenmemiş, “körocak olmuş” Demirci Civan’ın yaşamına sürpriz bir kahraman icat ederek dalan Osman Şahin, -70’li yılların deyimi ve duyarlılığıyla söylersek- insancıl, hümanist öğretiyle dolu ama dokunaklı mı dokunaklı bir aşkı neredeyse “polisiye” olaylar silsilesiyle şaşırtıcı ve çarpıcı bir sonla bitirerek yazmış.
“İkiz Körler” üç bölümden oluşan sinema / senaryo planları yöntemiyle yazılmış bir öykü. Osman Şahin’in kıstığı gözleri (kamera) üç ayrı olay ve kahraman üzerinde iyice bir gezindikten sonra onları bir “acaip” sonda birleştiriyor.
“Cinayet Canlandırması” mahkeme tutanaklarından yarattığı bir öykü. İçinde bugün de yaşadığımız kadın cinayetlerinden çocuk gelinlere, namus cinayetinden tek erkek evlat sevgisine kadar birçok motif ve olayı içeriyor. Yazarlık zor bir meslektir. Başkalarının hayatını yazmak daha da çetindir. Bu zorluk bu öyküde hissedilmiyor.
“Anafarta Kurşunları” öyküsü Çanakkale Savaşı’nın betimlendiği bir öykü. Savaş günlerinin kurşunlar üzerinden anlatımı bir küçük destan gibi. Kahramanı kurşun, öykünün. Bu kurşunlar savaştan yıllar sonra Cumhuriyet’le birlikte İstanbul’da matbaalarda birer harfe dönüşecekler.
Bir öykünün en önemli yanı şaşırtıcı olmasıdır. Konunun ilgi çekici olması ise birinci kuraldır. Bu kural, Osman Şahin örneğinde olduğu gibi, yazarın diğer kitabını dört gözle bekletir okura.
Romantizm, “klasizm”le “realizm” arasında devrimci, bağımsız bir akımdır. Osman Şahin’i ben “Romantik Gerçekçi” akım değerlendirmesi içinde tanımlıyorum.
Kitabı bitirince aradım Osman Şahin Ağabey’i. “Çanakkale Savaşı’nın betimlemelerini okumuştum ama böylesini ilk kez okudum” dedim.
“Başka bir yerde böyle betimlemeler yoktur. Kimse yazmadı, okumuş olamazsın” dedi bana.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.