Medeniyet dediğin...

‘Kabile’yi asıl başarılı kılan hiç kuşkusuz onun sinema tarihinde daha önce görülmemiş olan eşsiz biçemi. Bir iki istisna sahne haricinde tamamen sessizlikle örülen film, bu biçemini dramatik oyunlarla öyle kavuşturuyor ki birbirine, bu kadar olur!

Medeniyet dediğin...
19 Haziran 2015 Cuma 13:45

Ercan Dalkılıç
Miroslav Slaboshpitsky’nin ilk uzun metrajı “Kabile” (“Plemya”) Cannes’da ‘Eleştirmenler Haftası’ başta olmak üzere 3 ödül birden kazanarak yılın en öne çıkan filmlerinden biri olmuştu. Ukrayna’da sağır-dilsizlere özel yatılı okulda geçen bir hikayeyi, karakterlerine uygun olarak sessiz bir biçimde, salt işaret dilinden faydalanarak perdeye taşıyan film, baştan söylemek gerekir ki, festival takipçilerini dahi zorlayacak cinsten bir demir leblebi.
Filmin konusuna kısaca değinecek olursak: Sergey, suçla hemhal olmuş yatılı okula yeni gelmiştir. Başta ‘iyi çocuk’ olduğunu sandığımız Sergey, bir süre sonra bu kirli düzene adapte olarak çok affedersiniz muhabbet tellallığı yapmaya başlar. Her şey bu minvalde ilerlerken, Sergey pazarladığı kızlardan Anna’ya aşık olmasın mı?
Görüldüğü üzere oldukça tanıdık bir izleği var aslında “Kabile”nin; hikaye açısından tek farkı bu kirli dünyayı bir okulun içine konuşlandırmış olması. Okula sızmış şiddeti biz Gus van Sant’in “Fil” (“Elephant”) filminde de izlemiştik, ama oradaki şiddet daha bireysel ve gelişigüzeldi. Sakıncalı Düşünceler (Dangerous Minds) ve 187 (One Eight Seven) gibi filmlerdeyse tabanda varlığını sürdüren mahalle çetelerinin okuldaki yapılanmalarını görmüştük. 
SESSİZLİKLE ÖRÜLÜ BİR FİLM
“Kabile” tür olarak bu örneklerin yakın akrabası olsa da, ihtiva ettiği şiddetin daha sistematik olduğunu söyleyebiliriz. Herkesin her şeyden haberdar olduğu ama görmemeyi, duymamayı tercih ettiği bu yapının güncel bir Ukrayna portresi olduğu çıkarsamasını yapabiliriz sanıyorum...
“Kabile”yi asıl başarılı kılan hiç kuşkusuz onun sinema tarihinde daha önce görülmemiş olan eşsiz biçemi. Bir iki sahne haricinde tamamen sessizlikle örülen film, bu biçemini dramatik oyunlarla öyle kavuşturuyor ki birbirine, bu kadar olur! Bu birbirine geçmeli (öz ve biçim arasında kurulan bağıntı) deneysel tasarım bana kalırsa “Kabile”yi son yılların en büyük eseri yapmaya yeter de artar bile! Üstelik bu tasarımın içine sizi dahil etmesi de cabası! 
Miroslav Slaboshpitsky’nin Doğu Avrupa sinemasından, özellikle Cristian Mungiu’dan -hatta “4 Ay 3 Hafta 2 Gün”deki kilit kürtaj sahnesinin bir benzerini de barındırıyor filmimiz- beslenen bir dille oldukça yalın ama bir o kadar da etkili bir filme imza atması gerçekten takdire şayan. Hem de bunu ilk uzun metraj filminde başarıyor Slaboshpitsky... İlk filminde böylesi bir yapıta imza atan kaç yönetmen tanıyorsunuz ki?
Kabİle (Plemya)
Yönetmen : Miroslav Slaboshpitsky
Senaryo : Miroslav Slaboshpitsky
Oyuncular : Grigoriy Fesenko, Yana  Novikova, Rosa Babiy
Yapım : 2014 / Ukrayna-Hollanda
/ 132 dk.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.