Issızlaşan Kocaeli’nde ‘Ferhad ile Şirin’

Kocaeli Büyükşehir Belediye Tiyatrosu 19. kuruluş yılında sezona perdesini Nazım Hikmet’in Ferhad ile Şirin oyunuyla açtı.

Issızlaşan Kocaeli’nde ‘Ferhad ile Şirin’
01 Kasım 2015 Pazar 16:28

Tanju Cılızoğlu

Kocaeli Büyükşehir Belediye Tiyatrosu 19. kuruluş yılında sezona perdesini Nazım Hikmet’in Ferhad ile Şirin oyunuyla açtı.
Kocaeli Belediyesi daha büyükşehir olmadan Sefa Sirmen bu tiyatroyu yoktan varetti. Bugün nüfusu 2 milyon olan kentte 4 tiyatro sahnesi var. Bu sahnelerin ikisinde haftada bir ışıkları yanarsa öpüp başınıza koyun. 13 belediyesi olan Kocaeli’nin tümü AKP’li. Bu belediyeler “kültür binaları yaptık” dediler de yaptıkları sadece düğün salonlarıydı. Kısacası Kocaeli tüm üst yapı kurumlarında göçtü. Giderek ıssızlaştı. Sirmen döneminde Raik Alnıaçık’ın sağlam bir hukuki zemine taşıyarak kurduğu tiyatrodan AKP’li yönetim hiç mutlu değil. Tiyatro AKP’nin üvey evladı olarak tıngır mıngır gidiyor.
Bu tıngır mıngır giden tiyatro 19 yaşına bastı ve 2015-2016 tiyatro döneminde perdelerini Nazım Hikmet’in Ferhad ile Şirin oyunuyla açtı.
70 yıldır ülkemde tiyatro izliyorum. Mustafa Avkıran’ın üniversiteyi bitirdiği yıl Antalya Devlet Tiyatrosu’nda sahneye koyduğu Ferhad ile Şirin’i ya da Ergin Orbey’in Ankara Devlet Tiyatrosu’ndaki çalışmasını izlediyseniz Kocaeli’deki oyun biraz amatör kalıyor. Kocaeli Şehir Tiyatrosu’nun oyununu Levent Suner yönetmiş. Yönetmen tiyatronun program dergisine yazdığı yazıda diyor ki: “Oyun doğunun Romeo ile Juliet’i olarak anılan Ferhad ile Şirin efsanesinden yola çıkar. Nazım Hikmet’in Ferhad ile Şirin’inde efsanedeki bireysel aşk için çabalamak, insanlığın yararı içi çabalamanın içinde adeta erir. Bireysel aşktan vazgeçilmez ama tam tersine bireysel aşk toplumsal aşkla tek olur, bir olur, bütün olur. Çünkü biliyoruz ki Nazım Hikmet’e göre bireysel mutluluk ancak ve ancak toplumsal mutluluk ile birlikte mümkün olur.” Suner, alıntıdan anladığımız kadarıyla katılmasa da Nazım’ın Ferhad ile Şirin oyunundaki özü kavramış. İyi de bu sahneden seyirciye aktarılabilmiş mi? Buna evet diyemiyorum. Çünkü oyunun finalinde kayaları delen Ferhad, Arzenlileri suya kavuşturacak son hamleyi halkla birlikte yapar. Peki bu seyirciye nasıl aktarılacak? Yönetmen burada Arzenlileri koreografik bir anlatıma sokarak olaya katmış. Oysa Nazım’ın istediği Arzenlilerin gürzü kaparak Ferhad’a katılıp son darbeyi birlikte vurmalarıdır. Bu düşünülmemiş ya da seçilmemiş. Suner oyunu sahneye koymak için dışarıdan görevlendirilmiş. Oysa tiyatronun bu oyunu sahneye koyacak yönetmenleri var. Bu da genel sanat yönetmeninin seçimi. Anlayamadığım bir olay da oyunun program dergisinde oyuncuların ne fotoğrafları var ne de isimlerinin karşısında oyundaki rolleri belirtilmiş.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’nun ciddi bir kadro zenginliği var. Ne var ki bu zenginlik Ferhad ile Şirin’in kastında yerli yerine oturmamış. Örneğin, Şirin oyunda var ya da yok. Aydın Sigalı, Mehmet Beyazıt dışında oyuncuların konuşmaları sahneden seyirciye akmıyor.
Bütün bu eksikliklere rağmen Kocaeli Büyükşehir Belediye Tiyatrosu ıssızlaşan Kocaeli’nde yine de çağdaşlığın kazandığı bir mevzi. Kurulmuş olması bile öpüp başa konulacak bir sonuç. Tiyatronun patronu AKP’li belediye bu sanat kurumunu kamburları saysalar da kentin tiyatro severleri bu kurumun salonlarını doldurarak bir çeşit sahip çıkıyor.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.