Heykel kırıcılar iş başında

Mafiyözi, Yeni Ortaçağ’da tüm hayatımızı heykel kırıcılarıyla işgale hazırlanıyor. ‘Sanatın içine tükürülerek’ başlatılan organize saldırı şimdi ülkenin her köşesine adım adım yayılırken, iki yüz yıl önce Hegel’in karanlık basınca göreve çağırdığı sanatçılar, aydınlar seyirci mi kalacak?

Heykel kırıcılar iş başında
16 Temmuz 2016 Cumartesi 11:36

Seyyit Nezir
İşte ülkemizin ender ve önder sanatçı aydınlarından birinin geldiği durum: Bedri Baykam, şu an hiçbir gazetede yazmıyor artık. Yazılarını İnternet üzerinden dağıtırsa okuyabiliyoruz. En son dün, “Çağdaşlarımız sanatın önemini ve değerini IŞİD kadar bilmiyor” yazısını okurken, geçen 27 Mayıs günü İzmir’de belediye çalışanı Serdar K.’nın balyozla heykel kırışını anımsadım. İspanyol sanatçı Almacino Gonzales Andres’in Heykel Çalıştayı kapsamında gerçekleştirdiği ‘Müzisyen’ adlı eseri, dört yılı aşkın süredir dikili durduğu Metro’nun İzmirspor durağında kırıldı.
Bu olaydan daha birkaç gün önce 43. Uluslararası Kültür Haftası etkinlikleri kapsamında ilk kez düzenlenen Taş Heykel Sempozyumu sona erdiğinde Silifke Belediyesi yaratılan eserleri 23 Mayıs 2016’da törenle halkın ziyaretine açmıştı oysa. Gerçi Belediye Başkanı Mustafa Turgut, olayı insanın sanatla dönüşümünden adeta uzaklaştırıp tarihi, kültürü ve sanatıyla gündeme gelen Silifke’nin marka değerinin yükselmesine indirgedi. Sanatın büyüleyici ve etkili gücünü vurgularken Silifke’nin turistik farkındalığını göstermeyi öne çıkardı. Ama biz bu kadarına çoktan razıyız, yeter ki sanata ilgiyi yaşamdan eksik etmesinler!

‘GÖÇMEN İZLER’İN KADERİ
Demeye kalmadı, yazar arkadaşımız Berkiz Berksoy, telefonda söyleşirken, bana Silifke’den dumanı üstünde bir heykel kırma olayını haber vererek beni şaşkına çevirdi. Olayı başından aktaralım:
Yurt içinden ve dışından sanatçıların 30 Nisan-20 Mayıs tarihleri arasında katıldıkları Silifke’deki etkinliklerde sempozyum başkanlığı hemşerileri heykeltıraş Malik Bulut’a verilmişti. Sanatçının ilk öğrencilik çalışması 2000’den bu yana Taşucu Cumhuriyet Alanı’ndaki parkta yer alıyordu. Yerel TV habercisi Güleç, sempozyumu verirken, bir noktanın altını özellikle çizmişti: Geleceğe ve sanata olan umudu, sevgiyi ve saygıyı halka duyumsatmayı başaran Bulut, Silifkeli gençlerin belleklerine bir örnek olarak kazınıyordu. Malik Bulut, savaşta ve kaosta bırakılan ülkelerden aileleriyle kaçmak zorunda kalan masum çocuklar trajedisini ‘Göçmen İzler’ adını verdiği saldırıya uğrayan taş heykeliyle simgeleştirmişti. İşte bu taş heykel iki gün önce saldırıya uğradı. Olay üzerine CHP Silifke İlçe Başkanlığı, Silifke halkını 13 Temmuz 2016 Çarşamba günü Göksu Parkı’nda saat 19’da, kırılan heykellerle ilgili basın açıklamasına katılmaya çağırdı. ‘Ortaçağ zihniyeti karanlık emellerine ulaşamayacak!’ yazılıydı afişte.
Berksoy, Malik Bulut’un saldırı üzerine yazdığı herkese açık mektubu Aydınlık okurlarının da bilgisine sunmamızı istedi. Kırılan heykelin işlevi mektupta şöyle belirtiliyor:
“Savaşlardan, kaotik ortamların yaşandığı ülkelerden canını zorla kurtarıp kaçarken can pazarında, tekne kazalarıyla denizlerde boğulan Aylan bebek ve binlerce masum çocuk anısına bir tekne tasarladım. Bu çocukların belki de son çıplak ayak izleri o kumsallarda kalmıştı, bu izleri tekneye taşıdım. Bu heykeli bir parka koyalım, üzerine çocuklar çıksın, oynasın, anıları olsun istedim.”
Bulut’un iyimserliği çok iyi de, Baykam’ın uyarısını aklımızdan çıkarmayalım: “IŞİD tabii ki sanatı sevmiyor. Ama sanatın ne kadar önemli, değerli olduğunun farkındalar; kendi sapık dünyalarında her türlü deformasyondan geçirerek kafalarına göre yorumladıkları din olgusuna sanatı nasıl karşıt ve büyük bir rakip olarak gördükleri ortada. Onlar için heykeller, müzeler, sanatsal her türlü iz yok edilmeli, patlatılmalı, yakılmalı, yıkılmalı.Yani sanat, onların gözünde en önemli hasımlarından biri... Sanatı hiç sevmiyorlar! Ama değerini ve önemini, ilk çağlardaki izlerinden itibaren biliyorlar.”
Mafiyözi, Yeni Ortaçağ’da tüm hayatımızı heykel kırıcılarıyla işgale hazırlanıyor. Hegel’in karanlık basınca göreve çağırdığı sanatçılar, aydınlar; “sanatın içine tükürülerek” başlatılan, heykelleri ucube diye yıkarak sürdürülen, AKM’nin kapatılmasıyla tepe noktasına varan organize saldırı şimdi ülkenin her köşesine adım adım yayılırken seyirci mi kalacak?

Etiketler; #Seyyit Nezir

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.