Hepimizin hikayesi

Nefesim Kesilene Kadar, çok iyi bir ‘ilk film’ olmasının yanısıra, son yıllarda ‘sanat sineması’ adı altında sunulan ve birkaç festivalde üç beş jüri üyesinin gönlünü hoş etmekten öteye gidemeyen filmlerden ayrılıyor.

Hepimizin hikayesi
30 Ekim 2015 Cuma 22:17

Murat Şimşek

Ortacı; tekstil sektöründe konfeksiyon makinecileri arası birbirlerine işleri taşıyan, elle paketleme yapan, ıvır zıvır işlere koşturan yani ayak işlerine bakanlara denir. Ülkemizde yüz binlerce tekstil emekçisinden farklı değildir yani yaptıkları iş, kazandıkları para. Sigortasız, sendikasız, güvencesiz koşullarda üç on paraya çalışırlar. 13 yaşında çalışanı da var, 60 yaşında olanı da... Zeytinburnu, Bağcılar, Esenyurt, Yenibosna fark etmez. Adana veya Bursa da... Sadece bu topraklara özgü değil Çin’de de değişmez Hindistan’da da. Bangladeş mesela. 2012’nin sonunda bir tekstil fabrikasında çıkan yangında 120’den fazla işçi hayatını kaybetmişti. Çok değil beş ay sonra 9 katlı bir tekstil sitesinin (Rana Plaza) çökmesi sonucu binden fazla işçi ölmüş, yüzlercesi sakat kalmıştı. Mango, LC Waikiki, Benetton ve AVM’lerde fiyatları dudak uçuklatan benzer Avrupalı markaların üretimini yapıyorlardı. Ay sonu ellerine geçen para belki mağazadan o markaların bir pantolonunu almaya bile yetmiyordu. Nefesim Kesilene Kadar’da Bangladeşliler kadar olmasa da fason dikim atölyesinde benzer koşullarda çalışan bir ortacının hikayesini izliyoruz. Ancak sınıf sorunları üzerinden ilerleyen bir işçi filmi beklemeyin. Zira Serap’ın derdi bir değil. Bunca derdin içinde zaten sınıfsal konumunun da farkında değil. Serap’ın ailesi çocuk yaşta dağılmıştır. Yurtta kalmış, dayanamamış kaçmış işe girmiş bir şekilde hayata tutunmaya çalışmaktadır. Ablası ve eniştesiyle yaşamak zorunda olması, hayatı daha da çekilmez kılmıştır. Ne abla ablalık yapar, ne enişte yüzüne güler. Onların da hayatları çok düzgün değildir belki ama öfkelerini Serap’a baskı kurarak bastırma yolunu seçerler. Annesi yoktur, babası Serap’ı yakasından atmanın derdindedir, hoşlandığı oğlan da umursamaz...

YANIBAŞIMIZDAN BİR KARAKTER
Tüm bu olumsuzluklara rağmen hep hayata tutunmaya çalışır Serap. Çok değil tek isteği babasıyla birlikte başını sokacağı bir eve taşınmaktır. Serap, hikaye boyunca hemen herkes tarafından incitilmesine rağmen bir şekilde ayakta kalmaya uğraşıyor. Filmin yönetmeni Emine Emel Balcı bu süreci “Onca baskıcı şeyin ardından hikayede sona yaklaşırken, Serap da giderek kendisi için bile yeni karakterler inşa ediyor. Hangi yoldan gideceğine karar verebilecek bir olgunluğa eriştiğini düşünüyorum filmin sonunda, benden bağımsızlaştığını hissediyorum” sözleriyle anlatıyor. Yine de Serap, hiçbirimizin üzerine alınmak istemediği bir karakteri canlandırıyor. Kötülükle karşılaştıkça, sistemin çarkları arasında ezildikçe her sıradan birey gibi içindeki “şeytan” dışarı çıkıyor.
Nefesim Kesilene Kadar, Emine Emel Balcı’nın ilk uzun metraj filmi. Çok iyi bir “ilk film” olmasının yanısıra, son yıllarda “sanat sineması” adı altında sunulan ve birkaç festivalde üç beş jüri üyesinin gönlünü hoş etmekten öteye gidemeyen zorlama karakterle yaratılan filmlerden ayrılıyor. Koca koca yönetmenler sırf gişede hasılat ele etmek için birbirini tekrar eden komedi, korku veya romantik türlerindeki vasat filmlere imza atarken, Balcı bu güruha da bulaşmadan hemen yanıbaşımızdan bir karaktere odaklanıyor.

FİLMİN BENZETİLME KAYGISI YOK
Filmi izlerken Dardenne Kardeşler’in Rosetta (1999) filmi akıllara gelmiyor değil. Rosetta, tüm dünyanın refah toplumu olarak gördügü, şimdilerde binlerce mültecinin ölümü göze alarak ulaşmak istediği Avrupa’nın göbeğinde bir genç kadının yaşam mücadelesini anlatıyordu. İşini kaybederken, üç kuruş için tek yakın arkadaşını ihbar ederken, aç karnını doyurmaya çalışırken, annesine sahip çıkmak isterken içten içe tükeniyordu Rosetta. Onun gözlerindeki tedirginliği Serap’ın gözlerinde görmemek mümkün değil... Filmin yönetmeninin ilk filmlere yönelik “ne yaparsam yapayım benzetilecek” rahatlığıyla filmin biricikliğine inandığını da söylemeden geçmeyelim.
Erdem Tepegöz’ün Zerre (2012) filminde de Jale Arıkan’ın canlandırdığı Zeynep karakteri de konfeksiyon işçisinin çalışma ortamına, yoksul ve yalnız bir kadının hayatına çok başarılı bir ayna tutmuştu. Yinede bu benzetmeleri filmin meziyetlerini gölgelemek adına yapmadığımızı belirtelim.
Nefesim Kesilene Kadar’ın başrolünde Serap karakteriyle Esme Madra oynuyor. Madra, tıpkı Çoğunluk (2010) filminde olduğu gibi yine rolüyle bütünleşiyor. Madra’ya eşlik eden isimler arasında Rıza Akın, Sema Keçik, Uğur Uzunel ve Gizem Denizci bulunuyor.
Dünya prömiyerini geçtiğimiz Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde yapan film bugün vizyona giriyor. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.