Cumhuriyet Modernizmi’nin tanığı: Bengüboz

Fotoğraflardan zihnimize şu birikim yansıyor: Türk milleti darbe girişimine tek vücut karşı koyduysa bu, ümmetten millet yaratmayı başarmış Cumhuriyet’in kazanımıdır

Cumhuriyet Modernizmi’nin tanığı: Bengüboz
03 Ağustos 2016 Çarşamba 11:36

Fatma Batukan Belge

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire Kültür Merkezi Tek Kubbe Salonu’nda 30 Temmuz’da bir sergi sona erdi: “Anadolu’dan Bir Tanık: Bengüboz’un Objektifinden Mudurnu’da Erken Cumhuriyet Dönemi”. Mudurnu Kültürel Miras Alan Yönetimi tarafından Koç Üniversitesi - VEKAM işbirliğiyle düzenlenen sergi hem fotoğrafçılık hem de Cumhuriyet tarihi açısından önemli bir etkinlik. İstiklâl madalyalı Ahmet İzzet Bengüboz’un (1896-1969) fotoğrafları Cumhuriyet’in bir Anadolu kasabasındaki ilk yıllarına tanıklık ederken, toplumun moderniteye olan yolculuğunu gösteriyor. Bengüboz’un esir kampında öğrendiği fotoğrafçılık savaş sonrasında Mudurnu’daki yaşama ayna tutmuş.
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti yenilgiye uğrayınca İngilizlere esir düşen Bengüboz, Mısır’daki Esir Kampı’na götürülür. İngilizlerin esirlere iyi baktığını dünyaya göstermek için propaganda amacıyla çektirdiği fotoğraflar sayesinde Osmanlı subayları da savaş sonunda çok sayıda fotoğrafla yurda döner. Ahmet İzzet Bengüboz ise sadece fotoğraf çektirmekle kalmamış fotoğrafçılığı da öğrenmiştir. 1920’de memleketi Mudurnu’ya dönünce kendini yeni bir savaşın içinde bulur ve Kuvayı Milliye’ye dahil olmaktan çekinmez. Ulusal direnişe karşı Bolu bölgesinde çıkan isyanları bastırmakta görev alır; İnönü Savaşları’nda, Dumlupınar’da, Sakarya’da cephelerde savaşır. Kurtuluş Savaşı’nın sonunda yeniden Mudurnu’ya döner. Sivil memuriyet yaşantısıyla beraber fotoğrafçılık mesleğini de sürdürür.

ÇATIDA SAKLI FOTOĞRAFLAR
Bengüboz’un 1922-39 yılları arasında çektiği cam baskılardan günümüze bin kadarı ulaşmış. Mudurnu’nun belleğini oluşturan önemli unsurlardan olan koleksiyondaki 260 yapıt bu sergide yer alıyor. Belli bir dönemin kentsel ve sosyal yaşamına ışık tuttuğu gibi sanatsal bir değeri de var. Koleksiyonun ortaya çıkış öyküsü de ilginç aslında. Ahmet İzzet Bengüboz tab ettiği camları kutular içinde evinin çatı katında saklar. Zamanla negatifler burada unutulur. Torunu evini değiştirirken camları bulur ve kırılanları Mudurnu Deresi’ne atar. Tesadüfen bulunan negatiflerin devamı Halk Eğitim Merkezi sayesinde gün ışığına çıkarılır. İlk kez 1981 yılında sergilenen koleksiyonun tamamı sanal arşiv çalışmasında değerlendiriliyor.

ANADOLU’NUN ÇAĞDAŞ İNSANLARI
Bugün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Mudurnu’da Kurtuluş Savaşı sonrası Cumhuriyet’in modernizm süreci ve Atatürk devrimlerine kısa sürede uyum sağlaması rastlantı değil. Abdurrahman Nail Boratav gibi idealist yöneticiler sayesinde çağdaş bir toplum olma yolunda atılan adımlar halk tarafından da özümsenmiştir. Resmî ve geleneksel kutlamaların yanı sıra eğitim, müzik, spor alanlarındaki modern uygulamalar, Türk Ocağı ve Halkevi’nin odağında bulunduğu toplumsal buluşmalar, zamana ayak uyduran kurumlar ve meslekler Bengüboz’un objektifiyle belgelenmiş. Hem toplumsal önderlerin hem vatandaşların rahatlıkla karşısına geçtiği o objektif Mustafa Kemal’in yakın silah arkadaşlarından Çolak İbrahim, Kurtuluş savaşımızın simge kadınlarından Kara Fatma (Fatma Seher Erden), Abdurrahman Naili Boratav, Türk halkbiliminin ‘koca çınar’ı Pertev Naili Boratav’ı da fotoğraflamış. O fotoğraflardaki golf pantolonlu, kravatlı erkeklere, şapkalı şık kadınlara sadece biçimsel olarak bakılmamalı; kadın hakları, Soyadı Kanunu gibi yeniliklere kısa sürede uyum sağlayan Anadolu’nun çağdaş insanları onlar...
İstiklâl madalyalı Ahmet İzzet Bengüboz’un fotoğrafları, Cumhuriyet’in modern bir toplum yaratma ideolojisinin bir Anadolu kasabasındaki yansımalarını ortaya koyuyor. Türk milleti darbe girişimine tek vücut karşı koyduysa bu, ümmetten millet yaratmayı başarmış Cumhuriyet’in kazanımıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.