Cannes’da gökyüzüne basamaklarla çıkılır

69. Cannes Film Festivali bir kez daha sinema rüzgarları estirdi ve son gününe geldi. 1939’dan beri düzenlenen ve önemli gösterimlerin yer aldığı festivalin ödül töreni bu akşam yapılacak

Cannes’da gökyüzüne basamaklarla çıkılır
22 Mayıs 2016 Pazar 11:14

Gürler Akdora / Paris
Fransızlar “faşizme karşı mücadelenin ilk adımı 1939 Cannes Film Festivali’dir” derler. İkinci Dünya Savaşı yıllarında kesintiye uğrayan bu şenlik bu yıl 69. kez gerçekleşti. 10 Mayıs’ta açılan ve bu akşam düzenlenecek ödül töreniyle son bulacak bu yılki festivalin afişi, devrimci sinemacı-sinema devrimcisi Jean-Luc Godard’ın Nefret (Le Mepris) filminden, “Göklere basamaklarla yükselişi” ima eden bir görsel sunuyor. Aynı zamanda basamakları kırmızı halıyla döşeli festival sarayına da bir gönderme söz konusu. Jean-Luc Godard’ın eleştirel yönelttiği bu festivale bir kez gelmiş olduğunu da belirtelim! 
Festivalin açılış filmi yarışma dışı gösterilen bir Woody Allen filmi oldu. Cafe Society/Kahve Toplumu ile Woody Allen ABD’nin 1930’lu yıllarını anlatıyor. Yarışma dışı birer film ile katılan yönetmenler arasında Steven Spielberg (The BFG/Ölçülü, İri ve Devasa) ile Jodie Foster (Money Monster/Para Canavarı) var.

ALTIN PALMİYE’NİN FAVORİLERİ
Uzun metraj filmlerde 21 yönetmen yarışıyor. Alman Maren Ade’in Toni Erdmann’ı, İngiliz solcu yönetmen Ken Loach’ın I, Daniel Blake/Ben Daniel Blake’i, İspanyol Pedro Almodovar’ın Julieta’sı ve Amerikalı Jim Jarmush’ın Paterson’u Altın Palmiye ödülünün favorileri arasında. Cannes’da esen politik rüzgarlar her zaman beklenmeyen bir sürpriz de yapar, unutulmamalı!

ELEŞTİRMENLERİN HAFTASI
Bu yıl “Eleştirmenlerin Haftası” seçmelerine giren Mehmet Can Mertoğlu, Albüm filmiyle diğer yedi adayla yarışacak. Albüm Mertoğlu’nun ilk uzun metraj filmi. Filmde kırk yaşlarındaki bir çiftin evlatlık edinmek için yaşadıkları dram anlatılıyor. Mertoğlu sürpriz yapabilir.
Aynı kategoride yarışan Lübnanlı yönetmen V. Boulghourjian’ın Tramontane/Kuzey Rüzgarı filmi var. Genç kör şarkıcı, kendisini evlatlık alan ailesine, gizlenen gerçeği öğrenince isyan eder. Kendi geçmişini ve aile kökenini ararken Lübnan savaşının acı gerçekleriyle karşı karşıya kalır. 
Kategorinin bir başka filmi Singapurlu yönetmen K. Rajagopal’ın L’Oiseau d’or/Altın Kuş’u. Hapisten çıktıktan sonra karısını umutla arayan Siva, fuhuş mafyasının içine sürüklenir. Oraya düşen kadınların  çıkmazını  görür. Karısını bulduğunda ise ölümü bekleyen kızı yatalaktır. 

YÖNETMENLERİN 15 GÜNÜ 
Poesie Sans Fin/Sonsuz Şiir’le Şilili yönetmen A. Jodorowsky, 1940 ve 50’lerde Santiago’da entelektüel ve şairlerin çılgın fantezi dünyalarını, resim, dans, müzik, heykel ve şiirle yoğrulmuş curcuna içinde anlatıyor.
Hindistanlı yönetmen A. Kashyap ise Raman Raghav/Çılgın Raman’la değişik bir polisiye filme imza atıyor. Hırsız ve seri katil Raman ile uyuşturucu kullanan katil bir komiserin öyküsü... Raman çocukluğunda sürekli ırzına geçen amcasını öldürerek öcünü alır. Komiser ise kendi işlediği cinayetleri seri katilin hesabına yazmaya başlar. Katil komiserin oyununu ustaca hazırladığı bir planla boşa çıkarır. Fethullahçı polislerin kumpaslarını anımsayarak da izleyebilirsiniz! 
Neruda filmiyle Pablo Larrain 1948’de Soğuk Savaş’ın etkilerinin ulaştığı Şili’de, Neruda ve eşinin uğradığı baskıları, polisle oynadıkları “saklambaç” oyununu ve “maceraları” beyazperdeye taşıyor.
Wolf and Sheep/Kurt ve Kuzular genç Afgan kadın yönetmen S. Sadat’ın bir Afgan dağ köyünü, insanlarını, özellikle çocuk ve genç kızlarını şiirsel dille anlattığı yarı belgesel nitelikli hoş bir film. 

DİĞER KATEGORİLERE BAKIŞ
Cannes Cinefondation Atölyesi’ndeki Türk yönetmenlere bakacak olursak... Türk yönetmenlerden Kaan Müjdeci’nin Iguana Tokyo film projesiyle katıldığı atölyede Rezan Yeşilbaş ise The Boarding School/Yatılı Okul filmiyle 12 Eylül 1980 Amerikancı askeri darbe günlerinde Diyarbakır’da yatılı bir okulda baskılara uğrayan üç öğrencinin yaşantısını öykülüyor.
“Farklı Kategoriler - Sosyal Bakışlar” bölümünde, Cezayir doğumlu Fransız yönetmen Tony Gatlif, Swing filmiyle çingenelerin yaşamına çocukların dünyasından bir pencere açıyor. Çingenelerden gitar çalmayı öğrenmek için ders alan bir çocuğun bir roman kıza olan çocukluk aşkı, yaz tatilinin en büyük heyecanı olur.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.