Büyük dahi Michelangelo 540 yaşında

‘20. yüzyılın ilk soykırımı’ diyerek, tarihin en büyük yalanlarından birine ortak olan Papa Franciscus unutulur ama gerçekler ve büyük başyapıtlar asla unutulmaz. İnsanlık yalanların yaratıcılarına değil, büyük yapıtların yaratıcılarına saygı duyar. Tıpkı 540 yaşına basan Michelangelo gibi...

Büyük dahi Michelangelo 540 yaşında
18 Nisan 2015 Cumartesi 12:42

Fatma Batukan Belge
Birkaç gün önce Vatikan’da gerçekleştirilen ayinde “Ermeni Soykırımı Yalanı”na ortak olan Papa Franciscus’u tarih nasıl hatırlayacak acaba? Michelangelo olmasaydı 500 yıl önce aynı unvana sahip Papa II. Julius’u bugün kim hatırlardı? Sanatın “s”sini bilmeyen birine dahi sorsanız Michelangelo ismini bilecektir. Geçtiğimiz günlerde 540. doğum günü kutlanan, Rönesans’ın ve hatta tüm zamanların en büyük heykeltraşı Michelangelo’yu... Sadece heykeltraş değil, ressam ve mimar da olan bu büyük sanatçı, işte o papaların mekanına insanlık tarihinin en büyük hazinelerinden biri olarak anılacak yapıtını bıraktı. Sistine Şapeli’ni dünyanın her yerinden yılda 6 milyon ziyaretçi görmeye geliyor; Vatikan Müzeleri, barındırdığı sanat başyapıtları sayesinde turistlerin akınına uğruyor. Yine Michelangelo’nun “Pieta” heykeli de sanatseverlerin ilgisini en çok çeken yapıtlardan.
SİSTİNE ŞAPELİ'Nİ TEK BAŞINA YAPTI
Yapıtlarına yüklediği etkili ifade tarzıyla çağdaşları arasında farklı bir yeri bulunan Michelangelo Buonarroti, yine de “Ben ressam değilim, bu benim işim değil! Ben bir heykeltıraşım!” diyerek mütevazı davranmıştı. Oysa sanat tarihinin en büyük baş yapıtlarından biri olan Sistine Şapeli’nin tavanındaki freskler onun imzasını taşıyor. 1400’lü yılların ikinci yarısında yapılan şapelin resimlenmesi işi 1505 yılında Papa II. Julius tarafından Michelangelo’ya verilir. 
Sanatçı bu zorlu işi 1508-1512 yılları arasında yalnız başına çalışarak tamamlar. Ortasında; Adem, Havva ve Nuh Tufanı’yla ilgili İncil’in Eski Ahit’inden alınma öykülerden esinlenerek yapılan resimlerin bulunduğu dokuz panoluk freskin yan unsurları da mitolojik figürlerle bezelidir. Özellikle “Adem’in Yaratılışı” ismindeki sahne Batı resim sanatının en canlı tasvirlerinden biri kabul edilir. Vatikan Müzeleri Direktörü Antonio Paolucci aslında sanatçının başta bu işi yapmak istemediğini 
söylüyor: 
“Çünkü çalışması çok zor ve çok geniş bir mekandır. 300 figür yapmıştır ve hep yalnız çalışmıştır. Çünkü kimseye tahammülü yoktur. Üstelik korkunç şartlarda, çoğu zaman yukarı doğru uzanarak ya da geriye doğru bükülmüş şekilde...” Üstüne üstlük bitirmesi gereken sürenin verdiği baskı, Papa ile yaşadığı karakter çatışmaları... 
“Ne zaman bitireceksin” diye soran Papa’ya “Bana ne zaman bitmiş gelirse” diye yanıt vermekten çekinmemiştir. Michelangelo bu iş için oldukça iyi bir para almış -6 bin düka altını yani günümüzün parasıyla 15 milyon Avro- ama sanatından ve kişiliğinden ödün vermeden, kilisenin kendisini ezmesine müsaade etmeden çalışmasını sürdürmüştür. Bundan aşağı yukarı otuz yıl sonra Papa 3. Farnese sanatçıdan şapeli tamamlamasını isteyince 1536-1541 yılları arasında “Evrensel Adalet” başlıklı yapıtını ortaya koyar. Tüm huysuzluğuna rağmen Kilise, bu büyük sanat dehasıyla çalışmayı tercih etmiştir. 
SANATIN İKTİDARLA ÇATIŞMASI
Devlet Tiyatroları’nda geçtiğimiz sezona kadar sahnelenen “Michelangelo” oyunu da bu büyük dehaya adanmıştı. Sistine Şapeli’ni resimlerken yaşadığı son birkaç haftayı, büyük yalnızlığını ve sanatın iktidarla yaşadığı çatışmaları konu edinen ödüllü oyun keşke önümüzdeki sezonlarda yeniden sahnelense. “Kıyamet Günü” resmine başından beri karşı çıkan ve tablodaki imgelerin fazlaca müstehcen göründüğünü belirterek Michelangelo’dan tabloyu biraz daha ‘düzgün’ hale getirmesini isteyen Papa IV. Paulus’a verdiği yanıtı anarız belki: “Papa’ya söyleyin, bu küçük bir mesele ve kolaylıkla uygun hale getirilebilir. Önce kendisi yaşadığımız bu dünyayı uygun ve yaşanılır bir hale getirsin, sonra bu tablo da aynı uygunluğa girecektir.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.