At imparatorluğu

Süleyman Saim Tekcan’ın, Artgalerim Bebek ve Bakraç Sanat Galerisi’nde açtığı gravür sergilerinde konu, yine atlar. Tekcan, ‘Dünyada at olmasaydı imparatorluk kurulmazdı. İmparatorluklar insanlarla değil, atlarla kurulmuştur’ diyor.

At imparatorluğu
12 Ocak 2015 Pazartesi 10:59

Fatma Batukan Belge
Meclis’ten geçen 2015 bütçesine bakılacak olursa yeni imparatorluk kurmaya heves edenler Prof. Süleyman Saim Tekcan’ın tezlerini doğruluyor. Yeni Türkiye İmparatorluğu’ndaki genel ve özel bütçeli kuruluşların sahip olacağı araç sayısı 8 bin 500 civarında. Cumhurbaşkanlığı makamına 25, başbakanlığa da 222 taşıt satın alınacak. Geçmiş yüzyılların taşıtı atsa, bugünkülerin de otomobil elbette. “Bütçenin, otomobilin, politikanın sanatla ne ilgisi var” diyebilirsiniz. Ama Süleyman Saim Tekcan’ın atla ilgili yaklaşımını ve sanatını tanıyorsanız Bakraç Sanat Galerisi’nde açtığı serginin bu tür çağrışımlar yaratmasına şaşırmazsınız. Uzun yıllardır ilhamını attan alan, “Atname”, “Atname’den Saklı Sözler”, “At’Nağme”, “Atlar ve Hatlar” gibi sergiler açan sanatçının bu sergisinin teması da yine atlar. 23 Ocak’a kadar sürecek sergide bu galeri için özel yaptığı son baskılarından örnekler yer alıyor. Öte yandan geçtiğimiz ay Artgalerim Bebek’te açtığı “At’Nağme Gravürleri” başlıklı sergisi 11 Ocak’ta sona erecek.
‘AT, GÜÇ SİMGESİ’
25 gravürün sergilendiği Bakraç Sanat Galerisi’ndeki sergide at temalı yapıtlara birkaç da balık resmi eklenmiş. Ama elbette balıklar, at figürlerindeki coşku, hareket ve dinamizmin yanında sönük kalıyor. Hititlerden günümüze Anadolu’daki uygarlıkların simgeleri, mezar taşları, vazolar, idoller, Osmanlı kaligrafileri yan unsurlar olarak at figürlerine fon oluşturuyor ya da destekliyor. Neden atlar peki? Bu soru sıkça sorulmasına karşın Süleyman Saim Tekcan her seferinde sabırla yanıtlıyor: “Babamın annesi at binen bir Çerkez kadınıydı. Ben de bindim. Dünyada at olmasa hiçbir imparatorluk olmazdı. İmparatorluklar insanlarla değil, atlarla kurulmuştur. Çin İmparatoru askerlerinin terracotta heykellerini yaptırırken atlarıyla beraber yaptırmıştır. Şimdiki imparatorlar arabaya biniyor. Şimdi ‘kaç beygir’ diye soruyorlar. At hala güç simgesi.”
TEKCAN VE ÖZGÜN BASKI
Prof. Süleyman Saim Tekcan, Türkiye’de özgün baskı denince ilk akla gelen ve özgün baskıyı taçlandıran sanatçılardan. Türkiye’nin ilk çağdaş özgün baskı resim müzesini de yine o kurdu. İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi IMOGA bugün dünyadaki on kadar örneğin en iyisi. Neye dayanarak mı? Müze binası olarak sıfırdan tasarlanıp inşa edilmesi, yerli ve yabancı sanatçıların yapıtlarından oluşan çok geniş bir koleksiyona sahip olması ve barındırdığı atölyelerle elbette. Özgün baskı, sanat yapıtını tekillikten çıkararak çoğul paylaşıma olanak tanıyor, maddi anlamda tuval resmine göre daha erişilebilir, ayrıca araştırma ve deneysel yeniliklere de açık. Bu yüzden tüm sanatsal üretiminde özgün baskıya öncelik veren Süleyman Saim Tekcan’ın 1974 yılında kurduğu ilk özel baskı atölyesi de pek çok akademisyen ve sanatçı için cazibe merkeziydi. Yıllar içinde atölyeden müzeye evrilen bu yapı 1984 yılında İstanbul Anadolu yakasında, Acıbadem’le Göztepe arasında yer alan Ünalan Mahallesi’ndeki çağdaş binasına kavuştu. Türk resmi deyince aklınıza kim geliyorsa hemen hepsinin özgün yapıtları müze koleksiyonunda yer alıyor. Artess Özgün Baskı Atölyesi’nde ise Türk ve yabancı sanatçılara gravür, ipek baskı, linolyum, litografi gibi çeşitli özgün baskı tekniklerinde eserler üretebilecekleri olanaklar sunuluyor.
Süleyman Saim Tekcan’ın özgün baskıya öncelik vermesine sebep olan sanat yapıtını tekillikten kurtarma ve daha ulaşılabilir olma niteliklerine tam da bu yüzden karşı çıkan sanatçılar ve sanatseverler vardır elbette. Ne olursa olsun Tekcan’ın atları koşturmaya devam ediyor, hem de dörtnala!..


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.