Asya Çağı’nda şairin görevi - 1

Şiir öldü, sanatın sonu geldi denilen bir dönemde Şair sahneye çıktı. Hüseyin Haydar, Rus uçağının haksız düşürülmesiyle bozulan Türk-Rus ilişkilerinin düzelmesine ‘Büyük Rus milletinden özür!’ şiiriyle katkı yaptı

Asya Çağı’nda şairin görevi - 1
29 Mayıs 2016 Pazar 11:02

Hüseyin Haydar

Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesi, Türkiye-Rusya ilişkilerinde büyük bir krize yol açtı. Rus devleti ve kamuoyu olayı, Rusya’nın arkadan hançerlenmesi olarak değerlendirdi ve Türkiye aleyhine büyük bir tepki oluştu. Aynı günlerde Şair Hüseyin Haydar, Büyük Rus Milletinden Özür şiirini yazdı ve Aydınlık gazetesinde (12 Aralık 2015) yayımladı. Türkiye’de beğeniyle karşılanan şiir Rusçaya çevrildi. Rus merkez medyası şiiri sıcak bir ilgiyle duyurdu ve Sputnik Haber Ajansı aracılığıyla dünyaya sundu. İsveççe ve İngilizceye de çevrilen şiir, haksızlığa uğramışlık duygusu içindeki Rus kamuoyunda coşkuyla karşılandı, memnuniyet yarattı. Aynı zamanda Türk-Rus ilişkilerinin yumuşamasını ve özellikle Rusya’da Türklere karşı tekrar dostluk rüzgârlarının esmesine katkı yaptı. Rusya’nın önde gelen medya kuruluşlarından Ruskiy Çaş (Rusya Saati), şair Hüseyin Haydar’dan Türk-Rus dostluğunun gelişmesini gündemde tutacak kapsamlı bir makale istedi ve şairi Moskova’ya davet etti. Haydar’ın, Nisan ayında yazdığı ve Rusça’ya çevrilip DNK Rossii (Rusya’nın DNA’sı) adlı kitapta yayımlanacak olan makalesinin kısa bir özetini Aydınlık okurlarına sunuyoruz.

TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNE KARA BULUTLAR ÇÖKTÜ
Ey Türk ve dünya bilgeleri siz yanıtlayın beni! Komşumuzun uçağının düşürülmesi, pilotunun şehit edilmesi, Türk milletinin hangi çıkarlarına uygundu?
Uçağın düşürülmesiyle Türk - Rus ilişkileri üzerine kara bulutlar çökmüşken, karamsarlık ve kaygı almış başını gitmişken, bir damla samimi gözyaşı okyanusu dalgalandırdı. Şiirime gösterilen içten ilgi karşısında söylemeliyim ki, dünyanın vicdanlı, duyarlı ve kültür düzeyi yüksek milletlerinden Rus milleti, köklerinin ne kadar sağlam bir insanlık temeline, ne kadar güçlü bir edebiyata dayandığını gösterdi. Rus ruhu, “Büyük Rus Milletinden Özür” şiirini bağrına basmakla bunu ortaya koydu. İçten sözlerle gönüller kanatlandı, soğuyan kardeşlik gökleri şiirle yeniden ısındı, genişledi.

TÜRKİYE’NİN DÜŞMANLARI SEVİNDİ, DOSTLARI ÜZÜLDÜ
Saldırı bütünüyle Türkiye’nin milli çıkarlarına zarar verdi. Barışın ve kardeşliğin katillerinin moralini yükseltti, ülkemizi riske attı. Türkiye Cumhuriyeti’nin açık ve gizli düşmanları sevindi, dostları üzüldü.
Umut verici olan, emperyalist medyanın bombardımanı altında olmasına karşın Türk yurttaşı bu olayın mahcubiyetine büründü. Türk milletinin büyük çoğunluğu, kabullenilemez “vukuatın” yürek burukluğunu derinden yaşadı. Şiirin yayımlanmasıyla birlikte kardeşçe bir rüzgar esmeye başladı ve eski dostluklar anımsandı.
Beyoğlu’nda, boynuma sarılan anne ile oğlu duygularını şöyle dile getirdi: “İçimiz yanıyordu. Biz göklerden yardım bekliyorduk, ama siz başardınız, teşekkür ederiz, Allah sizden razı olsun!” Böylece şiir, bir kez daha göklerden beklenileni yere indirmiş ve gerçek sahibi halka sunmuş oldu.

DÜN RUS ELÇİLİĞİNİ YAKANLAR BUGÜN UÇAĞINI DÜŞÜRDÜ
Bugün Rus uçağını düşüren zihniyet,15 Ağustos 1922’de, Ankara’daki Rus elçiliğinin binasını yakarak iki milletin arasını açmak istediler. Elçiliğin birinci sekreteri yangının suçlusu olarak Fransız hükümetinin temsilcisi Albay Maugin’i işaret ediyordu.
Saldırı üzerine Atatürk, Aralov’a şunları söylüyor: “Kundakçılıktan şüphelenmekte tamamen haklısınız. Oldukça fazla kişi aramızı açmak için uğraşıyor. Fakat bilmeniz gerekir ki ben, herkesin gözünün önünde bu konuda söz veriyorum. Yaşadığım sürece, Türkiye, Lenin’in Türkiye için yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini unutmayacaktır. Türkiye ile Sovyet Rusya arasındaki dostluk bağımsızlığımızın temel taşıdır.”

YÜREĞİM YANMAYA DEVAM EDİYOR
Yüreğim yanmaya devam ediyor. Suçluların hesap vereceği günden sonra da her anımsayışımda yüreğim yanmaya devam edecek. Acının bir ucunda dünya gericiliğinin yobaz lejyonlarıyla mücadele eden kahraman bir pilotun naaşı, öbür ucunda iki büyük milletin yüzyıl boyunca büyüttüğü dostluğun yaralanmasından duyulan kahroluş var. Bilimcim tutuşmaya devam ediyor. Kurtuluş Savaşında sırtımızı yasladığımız, ekonomi mücadelesinde ilk fabrikalarımızı kuran, varlığıyla yüzyıldan beri Türkiye’nin kara gün dostu, vefalı arkadaşı “Büyük Rus Milleti”
ile komşuluğun hakkını verebildik mi?

Yarın: Aleksandr Blok ‘İskitler’ şiirini niçin ve kime karşı yazdı?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.