‘Acıların kör bıçağını denediler gövdemde’

ABD’de esen McCarthy’ci fırtınanın ucu ülkemize kadar ulaşmış; aydınlanmacı, ilerlemeci eğitimcilerimiz aydınlarımız baskı altına alınmıştı. Başaran da bu baskılardan, yıldırma çabalarından payına düşeni alır...

‘Acıların kör bıçağını denediler gövdemde’
29 Haziran 2016 Çarşamba 11:40

Beyazıt Kahraman
Trakya kırsalındaki Kepirtepe Köy Enstitüsünden ve Ankara Bozkırında kurulmuş Hasanoğlan Köy Enstitüsünden yetişmiş ünlü eğitimcimiz, aydınlanma savaşımcısı, şair, yazar Mehmet Başaran bir yıl önce (27 Haziran 2015) aramızdan ayrılmıştı.
Akrabaları, yakınları, eğitimci, yazar, şair arkadaşları, Prof. Dr. Güler Yalçın başkanlığındaki KAVEG (Köy Enstitüleri Araştırma ve Geliştirme Vakfı) ve YKKED’den (Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği) dostları, Türk Dili Dergisinin yazar ve okurları olarak; doğup büyüdüğü, “çarığını yitirdiği köy”e, Lüleburgaz’ın Ceylanköy’ündeki gömütüne dinginlik ve erinç içinde uyumaya bırakmıştık onu.

GERİCİLİĞE KARŞI SAVAŞTI
Döneminde Orhan Burian, Ferit Oğuz Bayır, Vedat Günyol, Sami Karaören, Dursun Akçam, Asım Bezirci, Mustafa Ekmekçi, Mahmut Makal, Talip Apaydın, Yaşar Kemal, Orhan Duru, Bahattin Fırtına, Mustafa Gazalcı, İlhan Selçuk vb. birçok aydınlanmacıyla yoldaşlık, arkadaşlık etmiş; gericiliğe, çağdışılığa karşı omuz omuza savaşımda bulunmuş Mehmet Başaran çeşitli yönleriyle anlatılmıştı. Öğrencilerine göre “ayaklı kütüphane”ydi o. Öğrencilerinden Günsel Solak; “...yaşamı boyunca çektiği sıkıntılara, acılara direnmeyi, aldığı eğitimin kazanımlarından olan üretmeyi, en önemlisi sevmeyi BAŞARAN ender insanlardan biri” olarak anlatmıştı öğretmenini.
Başaran’ın kendisinden dinlersek; “Çentik çentiktir benim yaşamım / Acıların kör bıçağını denediler gövdemde...” diyerek çektiği sıkıntıları, siyasi baskıları, sürgünleri, engellemeleri anlatmıştır. Sözcüklerini seçerken kuyumcu titizliği gösteren Başaran, çocukluk anılarını şöyle anımsıyor: “1926’da (25 Nisan) Lüleburgaz’ın Ceylanköyü’nde doğdum. Dokuz yaşıma dek bozgun türküleri dinledim, göçmence yaşamak zorunda bırakıldım. Anızlı, dikenli tarlalarda yalınayak, başıkabak ekin biçtim, çobanlık yaptım... Öğretmenimiz Nuri Bey; ‘Bu çocukta kafa var. En yüksek okulları bile okur. Yedi sayfalık söylevi bir solukta ezberledi, dinleyenlere parmak ısırttı...’ diye övgüyle söz etmişti.
“Kepirtepe Köy Enstitüsünün yapılışında çalışmış, ‘üretim için eğitim’i çocuk yaşlarda kavramış, daha sonra Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünden mezun olmuştu. O yıllarda ABD’de esen McCarthy’ci fırtınanın ucu ülkemize kadar ulaşmış; aydınlanmacı, ilerlemeci eğitimcilerimizin, aydınlarımızın baskı altına alınmasına girişilmişti. Başaran da bu baskılardan, yıldırma çabalarından payına düşeni almış; görev yaptı okuluna gelen müfettişlerce öğrencilerinin gözü önünde kasten aşağılanmıştı. MEB’den gönderilen sorgucular ‘Truva atı’ndan çıkar gibi gelmişler, siyasi sorular sormuşlardı. Sorgucular adlı şiirinde şöyle anlatıyordu bu durumu:
“Kimliğim mi? Türkiye dedim / Doğumum mu? 17 Nisan / Sorun beni Beddreddin’den, Yunus’tan / Karacaoğlan emmimdir / Dedem Pir Sultan / Yolum Tonguç’un yolu...”
Onun değerini ve özverili çabalarını anlayan gerçek eğitimci müfettişlerle de karşılaşmış; “İşte öğretmen böyle olur!” deyip öğrencilerinin karşısında alnından öpmüşlerdi.

ORHAN KEMAL ROMANINI KAZANDI
Çoğunlukla siyasi baskılar sürmüş, yedek subay olarak askere alınması gerekirken rütbesi indirilerek çavuş çıkarılmıştı. Öğretmenlik görevinden alınarak gezici başöğretmen olarak görevlendirilmişti. Atatürk’ün çağdaş eğitim anlayışı yolunda yılmadan yürüyen Başaran 1979’da emekli olduktan sonra edebiyat alanında da üretken bir yaşam sürdürmüş, çok sayıda edebiyat yapıtına imza atmış, Orhan Kemal Roman Armağanını kazanmıştı. Kendi çabalarıyla Almanca öğrenmiş, Heinrich Heine’den şiirler bile çevirmişti. Politik bilinci yüksek bir aydınlanmacı olarak Vatan Partisi saflarında çağdaşlık savaşımını sürdürmüştü. Yeri doldurulamaz aydınlanma savaşımcısı Mehmet Başaran öğretmenimi saygıyla anarım.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.