Terhise 17 gün kala gazi oldu

Yıl, 1997... Şırnak, Silopi’de iki dağın arasında bir üs bölgesi... Gazi Halil Mısırlı, imkanları kısıtlı bölgede Jandarma Komando olarak yaptı askerliğini. Konserveyle beslendi, haftada sadece 3 litre su içebildi. Terhisine 17 gün kala ise pusuya çıktığında yaralandı. Kendine geldiğinde ilk sorusu silah arkadaşları oldu

Terhise 17 gün kala gazi oldu
06 Haziran 2016 Pazartesi 11:57

Gazi Halil Mısırlı, annesinden uzak, ekonomik sıkıntılarla geçen bir çocukluk ve gençlik döneminin ardından 1997 yılında askere gitti. Acemi birliğini Hatay Serinyol’da, usta birliğini Jandarma Komando olarak Şırnak Silopi’de yaptı. Bir gece pusuya çıktıklarında patlayan silahlar iki bacağına isabet etti. Gözünü açtığında hastanedeydi...
1977 yılında Hatay’da doğan Gazi Halil Mısırlı, yıllar önce yaşadıklarını Aydınlık’a anlattı:
5 yaşına kadar kendi annemle yaşadım. 3 kardeşin en küçüğü olduğum için biraz nazlıydım. Annemle babam ayrılınca biz 3 kardeş babamla kaldık. Anne-baba ayrılınca olan çocuklara oluyor. Öksüz büyüdük; bu çok zor bir durum. Bu sıkıntıyı askere gidene kadar yaşadım. Ekonomik durumumuz çok iyi değildi. Babam, tek maaşla evi geçindiremiyordu. Ekmeği bile zor buluyorduk. Bu yüzden ilkokul 5. sınıfı bitirince çalışmaya başladım. Annemle askere gitmeden önce büyük ağabeyim aracılığıyla ilk kez görüştüm.
1997 yılının Ocak ayında askere gittim. Acemi birliğim, Hatay/Serinyol çıktı. Eğitimler çok ağırdı. 3 ay Serinyol’da Komando Eğitimi gördüm. Babam sık sık ziyaretime gelirdi ama annemle görüşemezdim. Daha sonra Jandarma Komando olarak Şırnak, Silopi’ye gittim. Silopi’de 1 ay daha eğitim gördük. Bize arazi ve ortam hakkında bilgi verdiler. Oradan Hisar Karakoluna gittik. Aslında ortada karakol denilen bir bina yoktu. Bir çadır kurulmuştu o kadar. Yaklaşık 100 kişiydik tepede. Üs bölgesiydi; iki dağın arasında bir yerdeydi. Sınıra yakın ve teröristlerin geçiş bölgesi olduğu için çok tehlikeliydi. Tepede imkânlarımız çok kısıtlıydı. Yemek olarak konserve geliyordu. Kuru fasulye, barbunya, ton balığı... İlk başlarda suyumuz pet şişeyle bir hafta için kişi başına iki tane 1,5 litrelik su geliyordu. Uyurken elbiselerimizle uyurduk.
Üs bölgesinden teröristlerin muhtemel geçiş bölgelerine pusu atmak için çıkardık. Pusuya değişmeli giderdik. Genellikle pusu yeri sınıra yakın olurdu ve sabaha kadar kalır yerimizi sabah başka time bırakırdık. Terörist geçişleri çok olurdu. Murat Operasyonu olmuştu Kuzey Irak’ta. Oraya gitmiştik. O dağlarda yaklaşık 2 ay kalmıştık. Daha önce teröristlerin erzaklarını bulduğumuz bir yerden geçerken teröristlerin pususuna düştük. Önümüzdeki timde 3 şehit vardı.

9 KİŞİ YARALANMIŞTI
Askerliğimin bitmesine 17 gün kalmıştı. Pusuya çıkmıştık, gece 03.00 gibi bir anda silah sesleri gelmeye başladı ama nereden geldiğini anlayamadım. Mermiler benim üstüme gelmiş ama benim haberim yok! İki bacağıma isabet etmiş. Heyecandan vurulduğumu anlamamıştım bile. Arkadaşım fark etmişti, o bağırınca ayaklarıma baktım, her tarafım kan içindeydi. Çok kan kaybettim, zaten orada bayılmışım. Gözümü Diyarbakır Askeri Hastanesinde açtım. Hemen arkadaşlarımın durumunu sordum, şehit yoktu 9 kişi yaralanmıştı.
Diyarbakır’dan Ankara, GATA’ya geldim. Babam da oraya geldi ama ben annemi düşünüyordum. Düşünürken annemi kapıda gördüm. Annem, başımda kalıp 2-3 ay bana baktı. Doktorlar, annem gelmeden önce bacağımı keseceklerini söylüyorlardı ama annemden aldığım moralle kesilmedi.
Şimdi çok mutluyum, evliyim ve 2 kızım var. İlk çocuğuma annemin adını koydum: Zehra...

‘ESKİDEN BİZE DEĞER VERİLİRDİ’
Gazi Halil Mısırlı, gazilere verilen değerin zaman içersinde azaldığına dikkat çekti. Mısırlı, “Eskiden bize çok değer veriyorlardı ama şimdi artık unutuluyoruz. Bizi unutmasınlar çünkü biz kimseyi unutmadık. Biz onlar için canımızı, yüreğimizi feda ettik. Milletimiz de bizi ve şehit ailelerini unutmasın” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.