Terhis oldu ama geri döndü

Terörün en yoğun yaşandığı dönemlerde 18 ay komando olarak yaptı askerliğini... Dağlarda konserve yedi, banyo yapmaya ayda bir ancak fırsat bulabildi. 1995’te terhis oldu ama dayanamayıp doğuya gitmek için sözleşmeli uzman erbaşlığa müracaat etti.

Terhis oldu ama geri döndü
27 Haziran 2016 Pazartesi 10:21

Gazi Reşat Bakır 1974, Kayseri, Bünyan doğumlu... Ekonomik zorluklar içinde büyüdü. Babası hem besicilik hem çiftçilik yaparken annesi el halısı dokuyordu. Lise bitince, çalışmaya başladı ta ki askere gidene kadar... Askerliğini komando olarak 18 ayda tamamladı. Ancak döndükten bir süre sonra doğuya gitmek için sözleşmeli uzman erbaşlığa müracaat etti. Önce Erzurum’a, sonra Bilecik’e, oradan da Mardin’e gitti.
Gazi Bakır, kendisinde derin izler bırakan o yılları Aydınlık’a anlattı:
Askere 1993 yılının sonunda Manisa/Kırkağaç’ta başladım. Yemin töreni yapıldıktan sonra doğuda özel harekât timlerinde görev yapmak için seçmeler yapıldı. Gönüllü oldum ve Foça Komando Okuluna gittim. Foça’nın şartları çok ağırdı. Her gün tüfekli, tesisatlı 5 kilometre koşuyorduk. Oradan İstanbul Halkalı Komando’ya dağıtımım çıktı fakat birliğim geçici görevle Ağrı’ya gitmiş, biz de timce gittik. Görevlerimize köy aramalarıyla başladık. Daha sonra Kars, Kağızman, Erzincan, Bingöl’e operasyona gidiyorduk.
Normal şartlarda dağda sürekli konserve yiyorduk. Banyo yapmak da büyük sorun oluyordu. Ayda bir kez fırsat bulduysak bayram ediyorduk. Tabi bu sürede saç-sakal birbirine karışıyordu. Çok pis kokuyorduk; elbiseler, botlar dayanmıyordu, sürünmekten her şey parçalanıyordu. Toplam 18 ay askerlik yaptım. 1995’te terhis olduk ve evimize döndük.

GÖREVE KOŞA KOŞA GİTTİM
Geldikten sonra 30 Ağustos 1997 tarihinde evlendim. Özellikle o tarihi seçtim. Zafer Bayramı’nda evlenmek istedim. Bir süre sonra dayanamadım doğuya gitmek için sözleşmeli uzman erbaşlığa müracaat ettim ve 1999 yılında oğlum Hüseyin doğduktan hemen sonra Erzurum Jandarma Özel Harekât’a atamam çıktı. Ailemin bütün itirazlarına rağmen koşa koşa gittim. Oradan da Bilecik’e sonra Mardin Özel Harekat’a tayinim çıktı. Mardin’de terör çoktu ama operasyona çok fazla çıkmıyorduk. Görevler en fazla 3-5 günlüktü.
Dibek, Üçyol Mevkiinde üs bölgesinin keşfine çıkmıştık. İki tane mayın detektörümüz vardı. Üs bölgesinde mayın araması yaptık ve 2 tane mayın bulup imha ettik. Helikopterle Bölge Komutanı geldi ve sonra helikopter gitti. Bölük Komutanımız kontrol amaçlı olarak, timimi karşımızdaki tepeye gönderdi. Benle badim de koruma olarak paşanın yanında kaldık. Arkadaşlarım gittikten 5 dakika sonra bir ses geldi. Öyle çok kuvvetli bir patlama sesi değildi. Bizim devrelerden Yasin mayına basmıştı. Diz altı tek bacağı koptu, kolu da parçalanmıştı. Helikoptere ben kucaklayıp bindirdim. Bacağını sadece bir deri parçası tutuyordu, o manzara karşısında içim ürperdi.
Akşama doğru Beyaztoprak Tepe’ye pusu için gitme emri geldi. O tepeyi hepimiz iyi biliyorduk, bölgenin en kötü noktasıydı. Hemen hemen her karışında mayın vardı. Birine basmadıysan, diğerine basarsın.

SON SENEMDE MAYINA BASTIM
Badim yanımda olmadığı için beni timin artçısı yaptılar. Timin artçısı, tüm tim tepeye çıkana kadar onların güvenliği için bekler. Ben de arkadaşlarımın çıkması için uygun bir yerde mevzi alıp bekledim. Telsizden timin yerini aldığı çağrısı gelince ben de yavaş yavaş yukarıya çıktım. Hangi mevziiye gideceğimi öğrendim. Bir adım attım, ikinci adımda havaya uçtuğumu ve yere sert şekilde düştüğümü hatırlıyorum. Kulaklarımda çok yüksek bir basınç ve çınlama vardı. Kendi vücudumu inceledim, her tarafımdan dumanlar çıkıyordu. Nerede, ne hasar var ona baktım. Ayaklarımın ikisi de paramparça olmuştu. Kolum komple yanmış ve kırılmıştı. Helikopter geldi Diyarbakır Asker Hastanesine gittik. Sağ bacak diz altı, sol bacakta diz üstü kesildi.
Ailem üzülmesin diye haber verdirmemiştim. Bu arada eşim üçüncü çocuğumuz Ömer’e hamileydi. 28 gün sonra Kayseri’ye döndüm. Annem babam çok üzüldüler. Bir ay içinde babam iki defa, annem de bir defa kalp krizi geçirdi. Eşim de erken doğum yaptı. Ben kendi derdimi bıraktım onlarla uğraştım. Onları teselli etmeye çalıştım. Bu olaydan sonra bütün hayatım değişti. Çok zor ama sabretmek dışında yapacak bir şey yok.

POLİTİKACILAR TERÖRDEN RANT SAĞLIYOR
Gazi Reşat Bakır, terör olaylarını rant olarak değerlendirdi. Bakır, şunları söyledi: “Çok yüksek rant nedeniyle terör bitmiyor. Politikacılar hem ekonomik hem siyasi rant sağlıyor bu işten. Doğu ve Güneydoğu’daki halkı da herkes kendine göre kullanıyor. Halkın büyük kısmı baskı altında... Silahların gölgesi kalktığı zaman sen-ben ayrımı da kalkar ortadan. Bugün birbirine uzak duranlar, terör biter bitmez yeniden sarmaş dolaş olurlar.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.