O bacağını verdi devlet ayakkabıyı esirgiyor

Gazilerin en büyük sorunu protez ve ortez. Gazi Rafet Değerli için mayın patlamasında zarar gören ayağı için ayakkabı yaptırmak bile dert. Devlet iki yılda bir alabildiği ayakkabının parasının bile sadece yarısını ödüyor

O bacağını verdi devlet ayakkabıyı esirgiyor
29 Şubat 2016 Pazartesi 13:09

1986 yılında Tunceli’de askeri aracın geçişi sırasında mayın patlaması sonucu bacağından yaralanan Gazi Rafet Değerli bu haftaki konuğumuz. Değerli, PKK’nın Tunceli’de nasıl etkili olmaya başladığından, terörün nasıl bitirileceğine; gazilerin sorunlarından, Atatürk’ü gerçek anlamda anlamanın nasıl olduğuna kadar pek çok konuda çarpıcı tespitlerini paylaştı. Söz Gazi Rafet Değerli’de.

TAMAMI DEVLET YANLISIYDI
|1984’te Tunceli nasıl bir yerdi?
Tunceli halkının tamamı devlet yanlısıydı. Askeri severdi. Tunceli’de iki terörist grup vardı. Onların ana babalarına kadar her şeyini bilirdik. Teröristin köyüne gittiğimizde babası yanımıza gelir, oğlunun evden kaçtığını ve muhtemelen bulunduğu yeri söylerdi.
PKK’nın Tunceli’de yaptığı ilk eylemler genellikle askerle işbirliği içinde olanları öldürmek şeklindeydi. Karakola gelen, yaşlı, Yazo adında bir amca vardı. Çok iyi biriydi, onu vurdular. Sonra köydeki öğretmenleri vurmaya başladılar. Amaçları, “Askerlerle birlik olursanız sonunuz ölüm olur!” mesajı vermekti. Başarılı da oldular.

| Nerede ve nasıl yaralandınız?
1986 yılında Tunceli’den Bitlis’e B Tipi Tim Komutanlığına verildim. Çeltikli Vadisi’ne yaptığımız bir operasyonun ardından yanımızda olan geçici köy korucularının köylerini bastılar. Sobadan altı aylık bebek çıkardığımı bilirim.
Bir köye giderken araçla mayına bastık. İki şehidimiz ve 8 yaralı vardı. En ağırı bendim. 8 gün sonra gözümü Diyarbakır Asker Hastanesinde açtım.

ZENGİN ŞEHİT OLMUYOR
Türkiye’de üst derece bürokrat, zengin, milletvekili ve general çocukları ne şehit olur ne gazi. Türkiye’deki çoğu şehit ve gazi ailelerini tanırım. Hepsi fakir fukara çocuğudur.

| Biraz kendinizden bahseder misiniz?
1958 Kilis doğumluyum. Üç kardeşin en büyüyüğüm. Annem ev hanımı, babam 1957’li astsubaydı. Askerliğe âşık biriydi. İlkokulu Kilis’te, ortaokulu Ankara’da okudum. Sonra Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okuluna gittim.

| Askeri okulda nasıl bir eğitim aldınız?
Kuleli Askeri Lisesinde derslerimiz çok ağırdı. Ama vatanın ne olduğunu, nasıl kurtulduğunu öğreniyorsun. Atatürk ilkeleri en ince ayrıntısına kadar anlatılırdı. 1976 yılında Harp Okuluna gittim. O dönem sağ-sol çatışmaları çok yaşanıyordu. Harp Okulunda da gruplaşma vardı. Gazetelerimiz bile ayrıydı. “Cumhuriyet” okuyanlar ve “Hergün” okuyanlar.
Ama şunu çok rahat söyleyebilirim ki sağcı da solcu da Türk insanının refahını ve menfaatini savunurdu. Amaç aynıydı, yollar farklıydı. Her iki grup için de vatanın bütünlüğü, Atatürk ilkeleri ve vatan sevgisi esastı.
Altı ay Jandarma Okulunda okudum. Sonra Bilecik’e gittim. Oradan İstanbul’a, Aksaray’a ve 1984 yılında Tunceli/Hozat’a Bölük komutanı oldum.

GAZİLERE VERİLEN DEĞER
| Gaziler ne gibi sorunlar yaşıyor?
Gazilerin en büyük sorunu protez ve ortez. Örneğin, benim kullandığım protez ayakkabıyı 6 ayda bir yaptırma hakkım var ama iki senede bir yaptırıyorum.
Bu ayakkabıyı doktor yazıyor, heyet raporu var, faturası var. Fakat parası ödenmiyor. Çünkü bir barem koymuş, oraya kadar öderim diyor.
En son faturam 525 TL. İki yılda bir 525 TL masrafım var. Devlet 275 lirasını ödedi, gerisini ödemedi. Devlete bakarsan her şeyini ödüyoruz gazilerin diyor ama yalan.
Ben otuz senedir terlik yaptıramıyorum. Niye? SUT’ta yazmıyormuş. Yaz! Benim ayağım dört santim kısa, parmaklarım yamuk yumuk. Ayak bileği hareket etmiyor. Dışarıdan en iyi terliği de alsam giyemiyorum. Ayağıma özel bir terlik yapılması lazım.
Buna gazilerin itiraz etmesi lazım. Nasıl itiraz edilecek? Örgütlenerek.

AĞALIK VE ŞIHLIK İLE KÜRT SORUNU BİTMEZ
Doğuda sabah erkenden kalkan, keçisiyle, tarlasıyla uğraşan vatandaşlarımız var. Onların üzerinde şıhlar var, ağalar var. Onların üstünde de Ankara’da siyasetçiler var. Hepsinin adı Kürt var ama hepsinin amacı başka. Tarlasına giden vatandaşa şunu yapacaksın diyorlar, yapıyor. Korkudan, çaresizlikten yapıyor. Toprak kendinin değil ki ağanın. Bu sorunları çözdüğün zaman zaten Kürt sorunu kalmayacak.

ATATÜRK’Ü ANLAMAK
Bugün Atatürk’ün düşüncelerini, hayatını ve şartlarını anlatmıyorlar. Atatürk böyle düşünürdü diyorlar. Tamam, düşünürdü de Atatürk’ü öyle düşünmeye sevk eden neydi? Kaç kişi okuma yazma biliyordu, kaç üniversite mezunu vardı? Sene olmuş 2016, diyorlar ki Atatürk neden öyle yaptı! Sen 2016 şartlarına göre 1922’yi 1923’ü değerlendirirsen anlayamazsın. Önce o yıllara bir bak, anla. Ondan sonra yorum yap.

1283 İÇİMİZDE
Atatürk’ün Harp Okulu numarası 1283 okunduğunda hepimiz “İçimizde!” diye bağırırdık. Çok heyecanlanırdım. Çünkü içimizde derken onu özümsediğimizi, ilkelerine bağlı olduğumuzu anlatırdık. Ne zaman aklıma gelse gözlerim yaşarır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.