Gaziye ‘yarısını öde’ baskısı

Lakabı Lokum Osman. Mayın bir ayağını ve gözlerini almış. 18 ameliyat geçirmiş. Bunca fedakarlığa bir protez çok mu? Gazi Osman Tekeş’e SGK’da protez bedelinin yarısını ödeyeceğine dair zorla kağıt imzalatmaya kalkmışlar!

Gaziye ‘yarısını öde’ baskısı
09 Haziran 2015 Salı 16:13

Gazi Koray Gürbüz
Gazi Osman Tekeş, Afyon, Bolvadin, Dişli kasabası doğumlu, 46 yaşında. 1991 yılında mayına basmış. Sol ayağını ve sağ gözünü kaybetmiş. Sol gözü de sadece yüzde 5 görüyor. 4 çocuğu var.
- Size herkes neden Lokum diyor?
Afyonlu olduğum için. Afyon’un kaymağı ve lokumu meşhur,  ben de Ankara’ya ne zaman gitsem hastanede yatan gazi arkadaşlarıma lokum götürürüm. Arkadaşlarım da beni gördüklerinde “Lokum geldi!” derler. 
- Kendini, aileni tanıtır mısın?
Beş kardeşiz. İki oğlan üç kız. Hepsi evli. Babam bir ilkokulda hizmetliydi, 2002’de vefat etti. Annem ev hanımı. 
Babamın memur aylığı bizi geçindirmeye yetmiyordu. Bu yüzden çiftçilik de yapıyordu. Kendi tarlalarımızı ortağa veriyorduk. Zaten fazla tarlamız yoktu. Gübresiydi, şuydu buydu derken para kalmıyordu. Maddi sıkıntıdan dolayı ortaokula kadar okuyabildim.
- Sonra ne yaptın?
Bolvadin’e çıraklık eğitim merkezine gittim. Kaynakçılık öğrendim orada. Okul bitince amelelik yaptım, inşaat işçiliği yaptım, tarlada çalışmaya gittim. Kazandığım parayı aileme veriyordum. Askere gidene kadar böyle geçti.
- Hangi yıl asker oldun? 
1991 yılında acemi birliğim Diyarbakır, Silvan’dı. Acemi birliğinde 3 ay eğitim gördük. Usta birliğim Van, 120. Jandarma Sınır Alayı, 3. Tabur, 11. Bölük. Başkale sınırındaydı. Hudut nöbeti tutuyorduk. Erenler Karakolu ve Çamlık Karakolları’nda görev yaptım.
- Başkale halkının askere karşı tutumu nasıldı?
Herkes kendi doğduğu memleketi sever. Hiç bilmediğim Başkale’ye gittiğimde ilk başta şaşırdım. Ne ağaç var, ne yeşil var. Kıraç bir bölge. Halkı askeri sevmiyordu. Çarşı iznine çıktığımızde esnafa bir şey sorduğumuzda ters tepki veriyorlardı. 
- Halk ne işle uğraşıyordu?
Halk genellikle hayvancılıkla uğraşıyordu. Büyük bir kısmı da kaçakçılık yapıyordu. Sınıra çok yakın olduğu için kaçakçılık çok oluyordu. Sınıra yakın bütün köylerde kaçakçılık vardı. Bakkallarda da kaçak yağ, mazot, sigara satılırdı. Kaçak mallar ucuz olduğu için rahatça satıyorlardı.
Erenler Karakolu’ndayken asteğmenimiz helikopter ile gelirken sınırda adam görmüş. Yakalayalım dedi. Kışın, iki metre kar var. Yarım saatlik pusu yerine üç saatte vardık. Bir süre sonra önde üç çocuk ve arkasında sekiz at göründü. Dört tane atı da geride bırakmışlar. Yakalayıp karakola götürdük. Çocukları görünce çok şaşırdım. 10, 12 ve 13 yaşlarındaydılar. Yanlarında 4 yetişkin adam varmış, bizi görünce kaçmışlar. 
KÖYLÜLER PKK’YI SEVMEZDİ
- Terör örgütü bölgede etkili miydi?
PKK 1991 yılında Van, Başkale Tabur Merkezi’ni bastı. O zaman eğitim görüyorduk orada. Koruma için üst bölgesine çıkan time baskın yapmışlardı. Çevremizdeki karakollar da basılıyordu. Koru, Esenyamaç, Yeşilbulak, Sualtı, Alev karakolları basılmıştı. 
Köylüler PKK’yı sevmezlerdi fakat silah korkusundan desteklemek zorunda kalıyorlardı. 
- Mayın çok oluyor muydu?
Çatışmadan çok, mayına basmaktan korkuyorduk. Arazide yürürken taşlara basarak ya da bir öndeki arkadaşımızı takip ederek ilerliyorduk. 
Bir gün bulunduğumuz tepenin yanında 2 çoban ve bir koyun sürüsü gördük. Koyun sesleri sabaha kadar sürmüştü. Ertesi gün koyunların bulunduğu tepeden geçerken, bir arkadaşımızın “mayın!” demesi üzerine durduk. Tim komutanımız kimse yerinden kımıldamasın dedi. Kımıldamadan 5-6 saat öylece durduk. Takviye için gelen birlik, bulunduğumuz tepeden 52 mayın çıkardı. Muhtemelen çobanlar mayını döşemiş diye düşündük.
Ertesi gün  İran sınırından iki adam ve 6 katırı sınırı geçerken gördük. Çok uzaktaydı. Kaçakçı mı, PKK’lı mı anlayamadık. Katırların yanına gittiğimizde kimse yoktu. Sanki yer yarıldı içine girdiler. Geri bir keçinin acı acı bağırdığını duyduk. Aradık.  Derin bir çukurda bir keçi bulduk, çukurun içinde keçiyi iple bir kayaya bağlamışlar, çukura girip keçiyi çıkarttım. Keçiyi tutup arkadaşlarımın yanına gitmek için biri iki adım attım... Mayına bastım. Ben bir yana, keçi bir yana, bacağım bir yana uçtu. Bacağım parçalandı. Sol bacağım yoktu. Sağ bacağım paramparça olmuştu. Yüzüm de yanıyordu. 
Araçla Çamlık karakoluna, oradan helikopterle Van’a gittik. Aynı gün Askeri uçakla  GATA’ya geldim. Sabaha kadar ameliyatta kaldım. Ayaklarıma ve gözlerime operasyonlar yapıldı. 
- Hastanede çok yattın mı?
Gözümde, kafamda, yüzümde yarıklar vardı. Ayaklarım parçalanmıştı. Ortopedi kliniğinde 6 ay yattım. Taburcu olacaktım hocalarımız, bir de göz bölümünün görmesini istedi; bir hafta da orada yattım. Sonra hava değişimine gittim.
Şimdiye kadar küçük operasyonlar hariç 18 ameliyat oldum. Sol ayağım ampute. Sağ ayağımda parçalı kırık var. Sağ gözüm yok, sol gözümden dört defa ameliyat oldum. Sol gözüm yüzde 5 görüyor. İlk başta yüzde on görüyordu. Kornea tabakası yırtılmış. Tedavim devam ediyordu. Sonradan yüzde 5’e düştü. 
2014 yılında protezimi yaptırmak için rapor çıkardım. Bu raporuma göre protezim yapıldı ve doktordan da uygun raporu aldıktan sonra evrakları hazırlayıp Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderdim. 
Ben ödeme beklerken SGK, “protez ayak için ödeme yetkimiz yok” diyerek evraklarımı geri gönderdi. SGK’dan yaptırdığım protezin karbon olduğunu bunu daha önceki kanuna göre ödediklerini fakat şimdiki kanuna göre ödeyemeyeceklerini söylediler. 
- Protezini alamadın mı?
2015 mart ayında SGK’yla tekrar görüştüm. Bana faturadaki kod numarasını değiştir öderiz dediler. Faturamı değiştirerek evrakları Afyon SGK’ya verdim. Oradaki memur beni medikal ödemeler şefine götürdü. Şef bu ayağı ödeyemeyeceklerini söyledi. Daha önce ödendiğini söyledim. Durumu baştan anlattım. Bana bir kağıt verdi, “Yarısını sen yarısını devlet ödeyecek” diye yazıp imza atmamı istedi. 
'GÜVENLİK BENİ DÖVMEYE KALKTI'
- İmzaladın mı? 
Hayır. Devlet ödemeli bunu. Ben Gaziyim! Boşa mı gazi oldum? Babamın evinde mi yaralandım? Oradaki memur “Sen bizden iyi mi bileceksin!” diye bağırdı bana. Güvenliği çağırdı, şef ve güvenlik beni dövmeye kalkıştı. Yine de imzalamadım. 
- Protez çok pahalı olmalı...
Benim protezim 4800 lira. Gazilerin eskiden 20 bin euroluk ayağı ödenirken şimdi 4800 liralık ayağı ödemiyorlar. Bir de televizyona çıkıp biz şehit ailelerine, gazilere sahip çıkıyoruz diyorlar. Böyle mi sahip çıkıyorlar gazilere?
'ÖNCE MECLİS'TEKİ PKK'YI TEMİZLESİNLER'
Terör örgütünü muhatap almak çok yanlış. Askerler neden sakat kalıyor, neden şehit oluyor? Türkiye bölünmesin diye. Madem böleceklerdi Türkiye’yi neden askere çağırıyorlar? O zaman bölsünler, herkes kendi evinde otursun. Zaten PKK’nın amacı Türkiye’yi bölmek değil mi? Önce Meclis’teki PKK’yı temizlesinler. Kürt çözümü diyorlar, PKK silah bıraksın diyorlar. Kırk yıldır silah bırakmayan PKK şimdi mi bırakacak? Akla mantığa sığmıyor. Türkiye’nin batısıyla doğusu birbiriyle kavgalı mı? Değil! Kürtler bizim kardeşimiz. Kürt çözümü diye insanları birbirine düşürüyorlar.”
SES VE IŞIK SİSTEMİ KURUYOR
“Gazi olduktan sonra ilk dönemler çalışamadım. Daha sonra ses ve ışık sistemi aldım kendime. Düğünlerde, nişanlarda ses ve ışık sistemi kiralayıp kurmaya başladım. Halen o işe devam ediyorum. Oğlum var, tatillerde o da bana yardım ediyor. İşimi yaparken askere gideceklerden para almıyorum. 2003’ten beri bu işi yapıyorum.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.