El tarlasında ırgatlıktan gaziliğe uzanan bir hayat

Mermiler üzerimize gelmeye Öbaşlayınca sağ tarafımda gördüğüm mevziye atladım. Meğer mayın varmış, birden havalanarak yere düştüm. Bedenimden dumanlar yükseliyordu. Sol ayağım kömür gibi olmuş, sağ ayağım ise dizimin üstünden kopmuştu...

El tarlasında ırgatlıktan gaziliğe uzanan bir hayat
01 Şubat 2016 Pazartesi 16:36

Deniz Bilgen Çakır Çelensu

Gazi Yunus Kara, 1983 yılında Şanlıurfa’nın, Bozova İlçesi, Kaçarsalıca köyünde doğmuş. Köyde büyümüş ve hala köyde yaşıyor. 9 kardeşler, ailece çiftçiler.
Maddi sıkıntılar nedeniyle ilkokulu 4. sınıfta bırakmış. “Öğretmen diyordu ki, ya tezek getirin ya da beş lira, bunu karşılayacak durumumuz yoktu” diyor.
Geçinebilmek için kardeşleriyle birlikte yevmiyeyle sulama, çapa ve toplama işlerine gidiyorlarmış. Çalışmaya başladığında henüz 10 yaşındaymış.
“Malatya’da kayısı, Aydın ve Adana’da pamuk, Kayseri’de nohut, Hatay’da portakal, Maraş’ta soğan, Osmaniye’de yer fıstığı toplamaya giderdik” diyor. Gazi Yunus Kara, Şanlıurfa’da ırgatlıktan Şırnak’ta gaziliğe uzanan hikayesini Aydınlık’a anlattı.

TUVALETSİZ, BANYOSUZ HAYAT
- Irgatlık zor muydu?
Çok zor. Tuvalet yok, banyo yok. Tuvalet için uzakta bir çukur açıp, etrafını çuvallarla kapatıyorduk. Orası dolunca başka yer buluyorduk. Banyo da aynı şekilde.
Çadırlar bildiğimiz naylon çadır. Onları da kendimiz yapardık. Dışarıdan almazdık. Naylonu direklerin üzerine gerdikten sonra, kazıklarla bağlardık. Rüzgârdan uçmasın diye üzerine toprak atıldık. Ama ne yaparsan yap illa bir yerden soğuk girerdi.

- Ücreti nasıldı?
Zor işlerde günde 40, bazen 30 lira. Dört kişi çalışsan günde 160 lira. İş sabah 6’da başlar, akşam 6’da biterdi.

- Askere ne zaman gittin?
2003 yılında, İzmir Foça’ya gittim. Foça güzeldi ama eğitimler çok zordu. “C Tim’ine” seçildim. İki ay Foça’da Komando eğitimi aldım. Oradan Tim’le birlikte Şırnak’a gittik.
Timimde 17 kişi vardı. 4 Bartınlı, 2 Ordulu, 3 Diyarbakırlı, 2 Maraşlı, 2 Kırıkkaleli, 1 Aydınlı, iki uzman ve benimle birlikte toplam 17 kişiydik. Birbirimizle kardeş gibiydik, halen görüşüyoruz. Beytüşşebap’a, Cudi’ye, Gabar’a, Uludere’ye, Akçay’a operasyona giderdik.

KARPUZ TARLASINDA İZİN
- Hiç izne çıktın mı?
Temmuz ayında izne gittim. Baktım köyde kimse yok, herkes çalışmaya gitmiş, ben de gittim. 18 gün karpuz topladım. Orada da boş durmadım. Tekrar Şırnak’a döndüm.

- Nasıl yaralandın?
Beytüşşebap’a operasyona gitmiştik. Çatışma çıktı. Birkaç gün orada kaldık. Alaya dönerken pusuya düştük. Mermiler üzerimize gelmeye başlar başlamaz sağ tarafımda önceden yapılmış bir mevzi gördüm, oraya atladım, meğer orada mayın varmış, birden havalanarak yere düştüm. Bütün vücudum elektrik çarpmış gibi, iğne batıyormuş gibi acıyordu. Üstümde hiçbir şey kalmadığı gibi, bedenimden dumanlar yükseliyordu. Sol ayağım kömür gibi olmuş, sağ ayağım ise dizimin üstünden kopmuştu. Üstümde sadece boş palaska kalmıştı. Bir yandan da arkadaşlarımın teröristlerle çatıştıklarını duyuyordum. Helikopter çatışma yüzünden gelemiyordu. 40 dakika sonra helikopter geldi. Beni aldı, Şırnak’a geldik. Oraya kadar kendimdeydim. Benimle konuşuyorlardı. Su istedim, vermediler. Ameliyathaneye girerken kendimi kaybettim. Yedi ay sonra GATA’da protezim takıldı ve eve döndüm.

‘AYLARCA PROTEZ ÖDEMESİNİ BEKLİYORUM’
- Gazi olarak ne gibi sıkıntıların var?
12 yıllık gaziyim. Zamanla gazilere verilen değerin azaldığını gördüm. Haklarımız kısıtlandı. Protezimi değiştirmek istiyorum, ödemelerini aylarca bekliyorum. Devlet belli bir sınırdan yukarısını ödemiyor. Örneğim benim protezim 40 bin TL., devletin ödediği 20 bin TL. Geri kalanını kendim halletmek zorunda kalıyorum. Benim bunu alacak gücüm yok. Bu protez olmadan ben yürüyemem. Dört gözle ödemeleri bekliyorum. Ödeme olmadığında protez firması yapmıyor.
Ayrıca SGK kırılan protezlerin parasını ödemiyor ama bu kul yapımı, bazen düşüyor, kırılıyor. Şu ana kadar protezim beş defa kırıldı.

GAZİ KARTIM URFA’DA GEÇMİYOR
SGK’nın verdiği gazi Kartı, Urfa’da belediye otobüslerinde geçmiyor. Otobüse parayla biniyorum. Urfa Büyükşehir Belediyesi’ne durumu bildirdim fakat hiç hiçbir değişiklik olmadı.

TERÖRDEN RANT SAĞLAYANLAR VAR
Bana göre terörün en büyük sebebi rant. Bu işten para kazananlar var. Bunlar insanları kullanarak terör yaratıyorlar. Çocukları para ile kandırarak askeri polisi taşlatıyorlar. Ailelere para vererek çocuklarını dağa götürüyorlar. Doğuda “çözüm süreci”nde bazı şeylere göz yumuldu. Bu nedenle terör arttı.

SURİYELİLER ÜCRETİ 10 TL’YE DÜŞÜRDÜ
Urfa’da belki Urfa nüfusu kadar da Suriyeli var. Zamanında sınırdan geçerken arama yapılmadığı için gelenler yanlarında çok sayıda silah getirdiler. Şimdi bu silahlarla ortalıkta terör estiriyorlar.
Suriyeliler iş konusunda da bize çok zarar verdiler. Eskiden günlük 40 TL’ye çalıştığımız tarlada onlar 10 TL’ye çalışıyorlar. Bu yüzden iş bulamıyoruz. Urfa, Maraş ve Gaziantep çok zarar gördü. Ayrıca bölgede hırsızlık gibi asayiş olayları da çok arttı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.