Çatışmanın ortasında doğum

Gazi Ersin Durdu, terörün en yoğun olduğu zamanlarda görevini yerine getirdi. 1985 yılında Jandarma Astsubay oldu, 1989 yılında gazi... Durdu’nun yaşadıkları Jandarma Astsubaylarının fedakârlık dolu hayatlarına küçük bir örnek

Çatışmanın ortasında doğum
04 Nisan 2016 Pazartesi 14:50

Gazi Ersin Durdu, okulda çalışkan bir öğrenciyken ailesine maddi destek sağlamak amacıyla erken yaşta Jandarma Astsubay oldu. Askeri okuldan mezun olurken çekilen kurada Durdu’ya Diyarbakır Silvan Er Eğitim Alayı çıktı. Silvan’a gitti, okulda anlatılanlarla gerçek hayatın arasındaki farkı gördü. Durdu’nun kalça kemiği, leğen kemiği ve bağırsakları operasyon sırasında parçalandı. Aylarca süren tedavisinin ardından Şırnak’a gönderildi. Askeri lojmana yerleştirdiği hamile eşi teröristler lojmanı taradığı sırada sancılandı ve Durdu’nun kızı dünyaya geldi.
Gazi Durdu, yıllar önce yaşadıklarını Aydınlık’a anlattı:
“Küçükken bize okulda hep doğu bölgeleri geri kalmış, halk çok fakir diye öğretiyorlardı ama bir gittim ki şehirlerde herkesin altında son model arabalar var. Ayrıca çok eşlilik yaygındı. Her birinin ikişer, üçer eşi ve en az beş çocukları vardı. Sonradan kaçakçılık ekonomisinin ne kadar büyük olduğunu anladım. 1986’nın sonbaharında Urfa, Viranşehir, Ceylanpınar Karakoluna tayinim çıktı. Urfa, Diyarbakır’a benziyordu. Yine tarlada kadınlar çalışır, erkekler de kahve köşelerinde otururdu. Ayrıca ağalık sistemi Urfa’da daha baskındı. İnsanlar ağaya koşulsuz biat ediyorlardı. Ağalar çok güçlüydü. Adama bir şey desen hemen bakanları, milletvekillerini arıyorlardı. Devlet de destekliyordu ağalığı.”

BİRDEN KENDİMİ YERDE BULDUM
“1987 yılında Mardin, Kızıltepe, Viranşehir ve Derik yol ayrımında teröristlerin atışıyla karşılaştık. Yakın çatışmaydı. Her yerden silah sesleri yükseliyordu, biz de tüm gücümüzle ateş ediyorduk. Sonra birdenbire kendimi yerde buldum, kalkamadım. Kalça kemiğim, leğen kemiğim ve bağırsaklarım parçalanmış. Diyarbakır Asker Hastanesi’nde ve Ankara GATA’da ameliyatlar oldum. Bağırsaklarım yerine bir kolostomi torbası yerleştirilmiş. Yaklaşık 1 yıl tedavim sürdü.
İyileşince Amasya, Gümüşhacıköy, Arpadere Karakoluna tayinim çıktı. Dağın başında, derenin içinde, ulaşımı olmayan, bir köydü. Orayı görünce doğudaki halkın imkânlarının çok daha fazla olduğunu düşündüm. Sonra o dönemde, sınıf değişikliği oldu ve 1989 yılında Kırıkkale’ye tayin oldum. 1993 yılında Şırnak gittim. Halkı çok farklıydı. Sabah bakıyorsunuz esnaf yüzünüze gülüyor, akşam bakıyorsunuz size silah sıkıyor. Terör olayları çok oluyordu, her gün bir yerde çatışma oluyordu. O dönem çok fazla çatışmaya şahit oldum ve çok şehit verildi.”
“Şırnak’a İkizce Komando Taburu’na geldiğim zaman eşimi, Şırnak-Merkez’de bulunan lojmana yerleştirdim. Lojman bana yarım saat uzaklıktaydı fakat görevlerin sıklığından dolayı eve 10 günde bir gidebiliyordum. Ailelerimiz bizimle birlikte çok sıkıntılar çekti. Aralık ayının sonlarıydı. İkizce tam geçiş bölgesiydi. Gabar, Ciraf, Cudi ve Silopi tarafından gelen teröristlerin buluşma noktasıydı. Büyük gruplarla çatışma halindeydik. Pusularımıza baskınlar düzenleniyordu. Bir gün Şırnak’ın basıldığını duydum. Eşim hamileydi. Ertesi gün kızım olduğunu duyunca şaşırdım çünkü daha günü vardı. Teröristler lojmanları tarayınca eşimin doğum sancısı tutmuş. Özel Harekât eşimi hastaneye zor yetiştirmiş. Şırnak’tan İzmir Foça’ya tayinim çıktı. Orada 4 yıl kaldım. Sonra tayinim Tunceli’ye çıkınca kızımın sağlık problemleri nedeniyle emekli oldum.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.