Alt sınır değil de üst sınır konulsa...

Alt sınır değil de üst sınır konulsa...
01 Haziran 2015 Pazartesi 12:15

Gazi Koray Gürbüz 

Son yılların en çok tartışılan konularından zorunlu askerlik süresine dair şu bilgileri dikkatle okuyun lütfen. 

- 1941 yılı - 40 ay. 

- 1963 yılı - 24 ay. 

- 1984 yılı - 18 ay. 

- 2001 yılı - 15 ay. 

- Günümüz - Uzun Dönem- 12 ay. 

- Günümüz - Kısa Dönem - 6 ay. 

Ayrıca günümüzde bedelli askerlik uygulaması ve yıllardır uygulanan “dövizli askerlik” uygulaması da var. 

Şimdi de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki konuşmasında “Ahmet Bey’e dedim! Bak, ne yapıp edelim seçme seçilme yaşını 18’e indirelim. Bahane hazır; askerlik ne olacak? Parlamento sürecini askerliğe sayarsın olur biter! Pratik zekâ bunu üretir. Polislere de böyle yaptık. Bedelliyi parayla yapıyorsun, alternatif çok” dedi.  

18 YAŞINDA MİLLETVEKİLİ! 

Yakında askerliği tamamen kaldıracak dersem şaşırmayın. 

Tabii ki Türk genci makamların en iyilerine layıktır, buna şüphe yok fakat Anadolu’da askerliğini yapmamış oğlana kız bile vermezler ama birileri vekillik vermekten söz ediyor.  

Ayrıca 18 yaşında biri en fazla lise mezunu olabilir. Bu insan daha eğitimini bile tamamlayamamışken nasıl milletvekili olacak? 18 yaşında liseden yeni çıkmış bir insan ne verebilir bize? Bari üniversite okusunlar, farklı çevreler ve insanlar görüp biraz deneyim kazansınlar. 

Düşünün; askerliğini yapmayan milletvekilleri ordunun sevk ve idaresinde parmak kaldıracak, seferberlik ilan edip savaş kararı verecek! Gidelim derlerse, kendilerinden 2-3 yaş büyük abilerinin hayatlarını oylayacaklar. Oh ne güzel! 

Bana göre askere giden genç, yeni ve gerçek bir hayata başlamış olur. Yurdun dört köşesinden insanları tanır. Disiplinli hayatı öğrenir. Askerlik yaptırmadığınız polislerin toplumsal olaylardaki disiplinsiz müdahalelerini hep birlikte izliyoruz. Bir de jandarmaya bakın! Harekete geçmek için komutanının gözüne ve işaretine bakıyor ve genelde olaylar büyümüyor. 

Ülkeyi yönetenler askerlik yaptırmayarak nelere sebep olduklarının bir farkına varsalar belki de pek çok şey düzelecek. Her yurttaşın yerine getirmesi gereken şeyler askerlik yapmak yani vatanı savunmak, vergi vermek ve seçimlerde oy kullanmak değil midir? Bu görevlerin içinde en kutsalı askerlik yaparak vatan savunmasına katkı sağlamaktır. 

SÖZÜNÜN KIYMETİ YOK 

Ayrıca, bir zamanlar Ahmet Davutoğlu’nun ‘’Fakirler askerlik yapsın, zenginler yapmasın! Olur mu, böyle şey?’’ sözünü gerçekten doğru bulmuştum. 

Fakat aynı Ahmet Davutoğlu o sözünün üstünden bir ay geçmeden bedelli yasasını çıkarmaktan geri kalmadı. Demek ki, bazıları için sözün kıymeti yok. Ağızlarına ne geliyorsa söyleyip sonra da unutuyorlar. 

Milletvekili olma yaşı konusunda alt sınırı değil de üst sınırı konuşmak lazım. Geçmişte Meclis’te yaşlılıktan yürüyemeyen, konuşamayan, elleri titrek birçok vekilin sözde bağımsız olarak el kaldırıp indirdiklerini gördük. Pek çoğunun neyi oyladıklarının farkında olduklarını bile sanmıyorum.  

Ayrıca ülkemizde 65 yaşında bir taşınmaz (gayrimenkul) alıp satacaksanız veya bağışta bulunacaksanız “uzman hekim raporu” almanız gerekir. Ne diye? Akıl sağlığının yerinde olduğundan emin olmak için... Eğer bu raporu almazsanız tapu idaresi (satış vaadi için noter) işleminizi yapmaz.  

Peki, ülkemizde yaşı 70’leri hatta 80’leri geçen bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları gördük. Bu kişilerin aldıkları her karar, attıkları her imza milyonları ilgilendiriyordu. Ama onlar için hekim raporu alındı mı? Tarla satarken akıl sağlığı yerinde mi diye sorulan insanlara ülkeyi yönetirken aynı soruyu sormamak anlamlı mı acaba? Yoksa bir tarla bile milletin kaderinden daha mı önemli? 

Yok illa bir şeyler yapayım, illa seçilme yaşıyla oynayayım, illa birilerinin ağzına bir parmak bal çalayım diyorsanız o zaman “zeka yaşı” kriteri getirseniz olmaz mı? 

Özellikle seçim dönemlerinde ve Meclis çalışmaları sırasında bazı milletvekillerinin söylediklerini duyduktan sonra “zekâ yaşı” kriteri gayet makul görünüyor bana. 

Sözün özü şu ki, seçilme yaşını 18’e indirmek demek “ihtiyaç hasıl olursa eşinin dostunun oğlunu-kızını dokunulmazlık zırhıyla korumak” demektir. 18 yaşında eğitimini tamamlamamış, hayatı ve kendini keşfetmemiş bir genci milletvekili yapmak ona iyilik değil kötülük yapmaktır. Böyle saçma sapan vaatlere önce muhatapları yani gençler karşı çıkmalı. Hayalleriyle oynanmasına ve kendilerinin reklam malzemesi yapılmasına müsaade etmemelidirler. Ayrıca Türk milleti de her fırsatta askerliği küçümseyen, vatan savunmasını basite alan siyasilere sandıkta hesap sormalıdır. Çünkü Ortadoğu’da ayakta kalabilmenin tek koşulu güçlü bir orduyla, orduyu var eden milletin ele ele olmasıdır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.