ABD’nin madalyasını iade etti

Bektaş Küçükkılavuz, Kore Savaşı’nda bir yıl cephede çatışmış. Madalyası yok. Zeki Müren’in verdiği altın madalyayı saklıyor. ABD’nin verdiğini ise Kıbrıs’taki tutumu nedeniyle iade etmiş

ABD’nin madalyasını iade etti
01 Haziran 2015 Pazartesi 12:15

Gazi İzzettin Ertunç 

Bizim savaşımız olmadığı halde, NATO’ya girmek için Kore Savaşı’na katıldık. Askerlerimizin kahramanlıkları ve mücadele azmi, savaşın kazanılmasında büyük rol oynadı. O askerlerden biri de Kore Gazisi Bektaş Küçükkılavuz. Kore gazilerinin Türkiye tarafından verilmiş bir madalyası bile yok. Gazi Küçükkılavuz, ABD’nin verdiği madalyayı ise iade etmiş.  

- Bize kendinizden bahseder misiniz? 

1930 Ankara-Çubuk, Susuz köyü doğumluyum, Babam çiftçi. Beş kardeşiz. Babamın ekonomik durumu kötüydü. Üç yaşımdayken annem vefat edince öksüz kaldım. 13 yaşında analığımın zulmünden evden kaçtım Ankara’ya geldim. Pazarlarda küfecilik yaptım. Arada ufak tefek işlerde çalıştım. 17 yaşımı doldurunca inşaatlarda ve belediyede çalıştım.  

BUGÜNE BENZİYORDU DİKTATÖRLÜK GİBİYDİ’ 

- O dönemde Türkiye’nin durumu nasıldı? 

Memleket çok fakirdi. Ayakkabıyı bırak, çarık yoktu. Elbise, pantolon yoktu. Kıtlık dönemini de yaşadık. Hayvanların yediği fiğ vardır hani. Ondan ekmek yapıp yerdik. 

Bazıları diyor ki, “Camiler ahır yapıldı”. Yok öyle bir şey. Ben savaşa girmiş bir insanım. Asker savaşırken geride kalan halk camilere, resmi dairelere sığındı. O devirde camilere erzak, kıyafet, arpa stoklanırdı. Kuran toplatıldı diyorlar. Nasıl toplandı? O zaman basılan Kuran kitapları farklı farklı yazılmıştı, bir birliktelik yoktu. Rahmetli İsmet Paşa da yanlış yazılanları toplatıp, hepsini bir yapın diye emir vermişti. Yoksa Kuranı Kerim’in toplatılması yalan. Menderes dönemi diktatörlük gibiydi. Bugüne çok benziyordu. Devlet adamlarının, valinin, kaymakamın yanına sadece belli kişiler girebiliyordu. Benim gibi adamlar giremiyordu. Yedi düvel kovuldu bu topraklardan. O düşmanlar kolay kovulmadı. Önce Allah’a, sonra Gazi Mustafa Kemale inanarak o düşmanı yendiler. Kazmayla, kürekle, baltayla kovdular. Şimdi onların hepsi inkar ediliyor. Herkes kendinde keramet arıyor. Savaştan önce her tarafı düşman kaplamıştı. Savaştan sonra Türkiye ilerlemeye başladı. 

- Askere ne zaman gittiniz? 

Askere 1949 yılının 10. ayında gittim. O zaman askerlik üç seneydi. Beni Erzurum’un Dumlu nahiyesinde 250 piyade alayına verdiler. Erzurum’a kara trenle gittim. Bir sene sonra da Kore’ye gittim. Erzurum’dan yolcu vagonlarına bindirdiler bizi. İzmir’e kadar trenle gittik. Bu defa yolcu kompartımanıydı. Askere gelirken bindiğimiz trene benzemiyordu. 

İzmir’den gemiye bindik. 27 günde Kore’ye vardık. Yolculuk çok sıkıntılı geçti. Gemiye dayanamadık. Çoğumuz hasta oldu. Daha önce hiç binmemişiz ki. Gemi Seul’e yanaştı. Seul’de kalmadık. Cemselere bindik, cephe gerisine gittik. Orada bize verilen silahlarla 1 ay eğitim yaptık. 

- Silahlarınız diğer ülkelere göre nasıldı? 

Silahlarımız beşli uzun namluluydu. Diğer ülkelerinkine göre çok eskiydi. Gemiden inince Amerikan silahları verdiler, onları kullandık. 32’li Sten tüfek kullandım. Ayrıca Kore’de bize Amerikalılar daha rahat ve kullanışlı yeni elbiseler de verdiler. 

Orada üç gün yemek sıkıntısı çektik. Kumanya verdiler. Kumanyalar da bizim hiç görmediğimiz yemeklerdi. Konservenin içinde fasulye, meyve suyu, bisküvi gibi yiyecekler vardı. Ama biz hiç görmediğimiz için çoğumuz yemedik. Konservelerin nasıl açılacağını bile bilmiyorduk. 

VEGAS’TA SAVAŞ YAKIN DÖVÜŞE DÖNÜŞTÜ’ 

- Cepheye ne zaman gittiniz? 

Silah eğitimi aldıktan sonra gittik. 20-25 gün Vegas’a gittik. Vegas Savaşı’na katıldım. Hava bulanıktı. Gece saat 12.00’ye doğru bir hareket başladı. Sabah dört civarında insanlar belli oldu. Bize süngü tak emri geldi. Taarruza giriştik ve aldık. Sonra mağlup olduk. Sonra tekrar aldık. Beş altı defa aldık verdik orayı. Süngü hücumları ve el bombalarının karıştığı yakın bir dövüş halini almıştı. Yabancı toprak tabii, bilemiyorsun. Bu defa onların ağır silahları bizi dövdü. Sabah gün doğunca süngü tak emri geldi. En son biz galip geldik. 

- Kaç gün sürdü? 

Vegas Savaşı üç gün sürdü. En son onlar çekildikten sonra bizimkiler aldığımız yerden çekildi. Esas muharebe hatlarına döndük. İki taraf da çekildi. Çok zayiat verdik. Bu muharebede 151 askerimiz şehit olmuş, 241’i de yaralanmıştı. 

- Sürekli Vegas’ta mı kaldınız? 

Vegas’ta sekiz ay kaldık. Belli günlerde çatışma oluyordu. 8 ay sonra bizi moral için bir ay cephe gerisine aldılar. Tiyatro, sinema seyrettirdiler. Daha sonra Batı Berlin tepesi adı verilen yere geçtik. 

6. bölük Batı Berlin’deydi. Keşfe altıncı manga gidecek demişler. Keşfe gittik. Keşifte öyle bir bir tepe var ki, oradan geçip, keşif karakolunu kuracağız. Gece yağmurlu bir havada ateşe tutulduk. Ağır silah ateşiydi. Dört gibi falan çekildik geldik. Batı Berlin’de çok şehidimiz olmadı. 

- Hiç esir aldınız mı? 

Esirler çok vardı. Batı Berlin’de ben de Bergamalı Hüseyin diye bir arkadaşımla altı esir getirdim. Savaş anında teslim oldular, silah bıraktılar. Biz inanmadık. Arkadaşlarımız üstlerini aradı. Ellerini bağlayıp, getirdik. 

- Kore’de ne kadar kaldınız? 

Ben bir sene kaldım. Biz üçüncü dönem gittik. Ondan sonra da dördüncü değiştirme birliği geldi biz geri döndük. 

- Madalyanızı kim verdi? 

Amerikalılardan ve Birleşmiş Milletler’den madalya aldım. Fakat Kıbrıs savaşında Amerikalılar Rumlara destek verince protesto amacıyla madalyayı iade ettim. Başka arkadaşlarım da madalyalarını iade ettiler. 

- Türkiye savaşa katılanlara madalya verdi mi? 

Vermedi. Onun yerine Zeki Müren bize altın bir madalya yaptırdı. Düşünmesi bile yeter. O madalyayı saklıyorum. Birkaç tane daha madalyam var ama takmıyorum.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.