Türk-İş'ten vekillere: Köleliğe oy vermeyin

Türk-İş, Meclis’te görüşülmesi beklenen ‘kölelik büroları’ düzenlemesine ilişkin milletvekillerini uyardı. Genel Başkan Ergün Atalay’ın gönderdiği mektupta vekillere ‘yasa tasarısına oy verme’ çağrısı yapıldı

Türk-İş'ten vekillere: Köleliğe oy vermeyin
12 Mart 2016 Cumartesi 14:54

Emek Servisi
Türk-İş, kölelik bürolarına karşı 81 ilde başlattığı imza kampanyasının ardından milletvekillerine de mektup gönderdi. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, TBMM Aile, Sağlık, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde Meclis’te görüşülmesi beklenen özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesini öngören yasa tasarısına ilişkin milletvekillerine gönderdiği mektupta; tasarıda sakıncaların bulunduğunu ve işçilerin iş güvencesine yönelik boşlukların olduğuna dikkat çekti. Atalay, Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında Türk-İş’in uyarılarının dikkate alınmadığı ve hazırlanan taslağın da talep edilmesine rağmen sosyal taraflara verilmediği belirtilen mektupta çalışma hayatını altüst edecek bu tasarıya karşı milletvekillerinden duyarlı olmalarını beklediklerini vurguladı. Atalay, mektubunda milletvekillerine seslenerek “Türk-İş olarak öncelikli hedefimiz; çalışanların haklarının ve çalışma hayatının dengelerinin korunmasıdır. (Tasarıya ilgili) İzaha çalıştığımız hususlara ilişkin vereceğiniz olumlu destek tüm çalışanları mutlu edecek ve toplumumuzun yararına olacaktır” dedi.
Mektupta özetle şu hususlara dikkat çekildi:
4857 Sayılı İş Kanunu daha tasarı halindeyken tartışmalara neden olan ve bu nedenle çıkan kanunda yer almayan, 2009 yılında yeniden kanuni düzenleme yapılmak istenen ve Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen “Özel İstihdam Büroları Aracılığıyla Geçici İş İlişkisi Düzenlemesi” yeniden yasal zemine taşınmak istenmektedir. Bu girişim işçi kesimi tarafında endişeye neden olmakta, sosyal taraflar arasındaki güven duygusunu zedelemektedir.
Geçmişte, sosyal tarafların mutabakatıyla düzenlenmiş olan konular, bugün yeniden gündeme taşınmak istenmektedir. Bu kapsamda Çalışma Bakanlığı, Ocak 2016 ayında “Güvenceli Esneklik ve Özel İstihdam Büroları” başlıklı gündemle Üçlü Danışma Kurulunu iki kez toplamış ve sosyal tarafları “genel düzeyde” bilgilendirmiştir.

HÜKÜMETİN ‘SOSYAL TARAFLAR’ YALANI
Teknik çalışmalar sırasında Konfederasyonumuz temsilcileri konuya ilişkin çekincelerini gerekçeleri ile birlikte bir kez daha yetkililere açıklamış, ancak herhangi bir ilerleme/iyileşme ve mutabakat sağlanamamıştır. Talep edilmesine rağmen sosyal taraflara yazılı bir taslak da verilmemiştir.
Görüşmeler neticesinde, Çalışma Bakanlığı kendi hazırlayacağı bir tasarıyı sosyal taraflara göndereceğini ve ivedilikle yazılı görüş isteyeceğini bildirmiştir. Ancak tarafımıza herhangi bir taslak metin gönderilip yazılı görüşümüz alınmadan, hazırlanan “İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Başbakanlıkça TBMM’ye sevk edilmiştir.
Türk-İş olarak, kanun tasarısı gündeme geldiğinden itibaren yol açacağı olumsuzluklar detayları ve gerekçeleriyle her ortamda ifade edilmiş ve tasarının kanunlaşmaması gereği ısrarla vurgulanmıştır.
Tasarı ile getirilmek istenen “meslek edinilmiş geçici iş ilişkisi”dir. Diğer bir ifadeyle, getirilmek istenen iş ilişkisinde, işçi, özel istihdam bürosu tarafından iş sözleşmesi yapılarak istihdam edilecek ve bu özel istihdam bürosu, talepte bulunan işverenlere, iş sözleşmesi ile kendisine bağladığı işçiyi hizmet etmek üzere kiralayacaktır.

MİLLETVEKİLLERİNE ‘OY VERME’ MESAJI
Konfederasyonumuz bu durumu işçinin kiralanması olarak görmekte ve bu sebeple ortaya çıkacak muhtemel sorunlara ilişkin hassasiyet ve endişelerini aşağıdaki noktalarda dile getirmektedir:
- Tasarıda “işletmenin iş hacminin öngörülemeyen ölçüde artması” ve “Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları” hallerinde de geçici işçi çalıştırılması düzenlenmektedir. Bu haller, denetiminin çok güç olması ve kötüye kullanılarak sürekli bir istihdam vasıtasına dönüştürülmesi olasılığının yüksek olduğu hallerdir. Böylelikle bu işyerlerinde temel istihdam biçiminin kiralık işçilik olması kaçınılmaz görülmektedir.
- Geçici iş ilişkisinde, iş sözleşmesi, işçiyle özel istihdam bürosu arasında kurulmakta, dolayısıyla iş sözleşmesinden doğan ücret ve sair borçlar ve sosyal güvenlik primleri özel istihdam bürosunun sorumluluğunda kalmaktadır. İşçinin gönderildiği ve hizmet ettiği işverenin bu konularda sorumluluğu bulunmamaktadır. Sosyal güvenlik primlerinin tahsili konusunda da aynı durum söz konusudur.
- Tasarıda, meslek edinilmiş geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştırılacak işçilerin kıdem tazminatları ile yıllık ücretli izinleri hakkında düzenleme de bulunmamaktadır. Bu işçilerin çalışmaları geçici olduğu ve bir yıldan az süreceği için kıdem tazminatına hak kazanmaları ve yıllık izin kullanmaları da mümkün olmayacaktır.
- Her ne kadar Tasarıda, çeşitli olasılıklar için idari para cezaları öngörülmüş ise de esas olan para cezası değil işçinin korunmasıdır.
Türk-İş olarak öncelikli hedefimiz; çalışanların haklarının ve çalışma hayatının dengelerinin korunmasıdır. Yukarıda arz ve izaha çalıştığımız hususlara ilişkin vereceğiniz olumlu destek tüm çalışanları mutlu edecek ve toplumumuzun yararına olacaktır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.