Performansı kötü olan memura sürgün yolda

Hükümet, kamuda performans sistemi için kolları sıvadı. Hazırlanan taslağa göre memura ve sözleşmeli personele başarı puanı verilecek. Başarısız memurun görev yeri değiştirilirken sözleşmeli personelin ise sözleşmesi feshedilecek

Performansı kötü olan memura sürgün yolda
06 Temmuz 2016 Çarşamba 11:46

Tarık Tekgözli
Hükümet, itirazlara rağmen kamuda performans sistemini hayata geçirmek için ilk adımları atmaya başladı. Öğretmenler, geçen yıl yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” kapsamında yıl sonunda okul müdürleri tarafından 50 soru üzerinden “performans” değerlendirmesine tabii tutuldu. Durumdan rahatsız olan kamu çalışanları şimdi de yeni ve daha kötü bir yönetmelikle karşı karşıya kalacak. Devlet Personel Başkanlığı tarafından hazırlanan “Kamu Personelinin Başarılarının Değerlendirilmesine İlişkin Genel Yönetmelik Taslağı”na göre, memura ve sözleşmeli personele “başarı puanı” verilecek. Başarılı bulunan memurun maaşı artacak. Ancak başarısız bulunan memurun görevi ya da görev yeri değiştirilecek. Başarısız sözleşmeli personelin ise 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 43. maddesi hükümleri çerçevesinde işine son verilecek.

İTİRAZ EDİLEMEYECEK
Taslağa göre, başarı değerlendirmesini personelin en yakın amiri, iş arkadaşları, en yakın astları ve hizmetten faydalananlar yapacak. Değerlendirmede, personelin hedef, görev ve yetkinlikleri ile vatandaş memnuniyeti esas alınacak. Kamu kurum ve kuruluşları, hizmet gerekleri ve iş yükünü dikkate alarak 6 aylık veya 1 yıllık değerlendirme dönemleri belirleyebilecek. Bu değerlendirmelerde memurlara 100 üzerinden puan verilecek. 90-100 arası A düzeyi, 76-89 arası B düzeyi, 60-75 arası C düzeyi, 0-59 arası da D düzeyi olacak. Değerlendirme süreci, başarı değerlendirme döneminin sona ermesine 10 iş günü kala başlayacak. Değerlendirme sürecinin en geç 5’inci iş günü sonunda en yakın amir tarafından personel hakkında başarı değerlendirme formu düzenlenecek. Personel, formun kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 iş günü içinde başarı puanına ilişkin olarak bir üst amirine yazılı şekilde itiraz edebilecek. Bir üst amir, itiraz konusunun ciddi olduğuna karar verirse en yakın amirden yeniden değerlendirme yapmasını yazılı olarak isteyecek. Yeni değerlendirmeye itiraz edilemeyecek.

BAŞARISIZ OLAN YANDI
Yıllık birbirini takip eden üç başarı değerlendirme döneminde başarı puanı A ve B düzeyinde yer alan memurun bu durumu, görevde yükselmelerinde, göreviyle ilgili kişisel gelişim imkanlarının desteklenmesinde, yer değiştirme uygulamalarında, yurt dışı görevlendirmelerde ve insan kaynakları planlamasının diğer alanlarında dikkate alınacak.
Başarı puanı A, B, C düzeyinde olan sözleşmeli personele ise “başarı ücreti” ödenecek. Üç başarı değerlendirme döneminin en az ikisinde başarı puanı D düzeyinde olan memurun görev veya görev yeri değiştirilecek. Başarı puanı D düzeyinde olan sözleşmeli personelle ise başka bir sicil amirinin yanında, bulundukları görevin temel ücreti tutarında bir ücretle 6 ay daha denenmek üzere yeni bir sözleşme yapılacak. Bu süre sonunda da sicil ve başarıları D düzeyinde olanların sözleşmeleri feshedilecek.

‘MİLLİ DEVLETİ KÜÇÜLTMEYE DÖNÜK ADIM’
Aydınlık’a konuşan Eğitim-İş Sendikası İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Erkan Aksoy, okulların bitimine yakın okul müdürleri tarafından 50 soru üzerinden performans değerlendirmesine tabii tutulduklarını hatırlattı. Bunun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu delmeye yönelik bir girişim olduğuna dikkat çeken Aksoy, “657’de varolan ve 125. maddede bize disiplin yönetmeliğince sağlanan iş güvencesini ortadan kaldırmak istiyorlar. Hükümetin açıklaması şu yönde gelişmişti: ‘Biz paralelle, terör örgütüyle mücadele için bunu yapıyoruz.’ Aslında performans sistemine ilişkin bu taslağı daha önceki yıllarda görmemiz mümkün. AKP’nin iktidara geldiği ilk yıllarda da 657’deki iş güvencesini kaldırmaya dönük hem bugünkü cumhurbaşkanının hem de daha önceki başbakanının, değişik bakanların açıklamalarını görüyoruz. Buradaki asıl amaç terörle mücadele ve FETÖ ile mücadele etmekten daha çok kamu emekçisinin iş güvencesini elinden almak, kendisine ücretli köleler yaratmak, kapı kulları yaratmaktır” ifadelerini kullandı.

‘KABUL EDİLEMEZ’
150 yıllık milli demokratik devrime ciddi zarar verecek bir uygulama ile karşı karşıya kalınacağını belirten Aksoy, şöyle konuştu: “Çünkü milli devletin yerleşmesinde kamu çalışanların da olağanüstü bir katkısı olmuştur. Ancak şimdi diyor ki; ‘Sen devletin memuru olmayacaksın. Sen bir partinin, bir sendikanın hizmetinde çalışacaksın. Onun dışında ben sana çalışma alanı yaratmayacağım, seni çalıştırmayacağım.’ Bunu bizim kabul etmemiz mümkün değil. İş barışı bozulduğu zaman, 657 ortadan kaldığı zaman memuriyet sisteminden daha çok bir kapı kulu olursun ve amirinin iki dudağı arasındaki bir iş güvencesi ile çalışırsın.”
Aksoy, her iki yönetmeliğin 12 Eylül 1980 ile başlayan politikaların devamı olduğunu, küresel merkezlerin ve sermayenin çıkarlarına hizmet eden bu uygulamaların milli devleti küçülterek zarar vereceğini belirterek, “Hükümet bu adımlarla memurların iş güvencesini ortadan kaldıracak. Bu kabul edilemez” dedi.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.