Otomotiv çarkının ‘hemstır’ları

İnsanî değerler geri plana atılmış. 1 saniyede yapılacak iş belli. Koşarak çalışacaksın; bandın üzerinde ilerleyen araca yetişmen gerekiyor. Tıpkı Charlie Chaplin’in 1936 yapımı Modern Zamanlar filminde ‘canlandırdığı’ gibi...

Otomotiv çarkının ‘hemstır’ları
13 Ocak 2016 Çarşamba 12:31

Sevim Erol / Bursa
Tarihi metal direnişinin önemli bir parçasını oluşturarak adını bir kenara not ettiren Tofaş işçisi bugünlerde zor çalışma koşullarından şikayetçi. Bu koşullardan kaynaklı olarak, otomobil fabrikalarında çalışanların en çok yaşadığı meslek hastalıkları; boyun-bel fıtığı, menisküs gibi sağlık sorunları oluyor. Aynı hareketlerle hergün sabahtan akşama kadar 250-300 kez yük kaldırılıyor.
İşçiler, fabrikadaki zor çalışma koşullarını ve işverenle ilişkilerini Aydınlık’a anlattı. 2004’te işe başlayıp 4 yıl sonra da pres bölümüne geçen bir işçi, “2-3 yıl sonra bir uyuşukluk başladı. Ameliyat oldum. İş göremezlik durumum nedeniyle bölüm bölüm gezdirildim. İşten çıkmamı istediler. Dolandım durdum fabrika bölümlerinde: Gövde, press, suspansiyon, tekrar gövde ve montaj” diye anlatıyor yaşadıklarını.

NEFES ALMAK ZOR
Üretimde, birim zamanda yapılacak iş hesaplanıyor. Örneğin fabrikanın MCV üretim hattında 280 aracın ne kadar zamanda çıkacağı belirleniyor. Bir işçi bu şartlarda karşılaştıkları sıkıntıları şöyle anlatıyor: “Bizlerin birim zamanda çıkarılacak işe itiraz hakkımız yok. Sendika da buna bir itirazda bulunmuyor. Sendikaya gidip şikayette bulunduğumuzda, ‘Diğerleri yapıyor, sizin vardiya niye yapamasın?’ diye sindiriliyoruz. Nefes almaya zaman kalmıyor. Bizi savunan koruyan hiçbir mekanizma yok. Örneğin, montajda bir araba toplana toplana geliyor, bant üzerinde. Bu toplama gelirken bazen imalat bölümü bantta gelen araca yetişemiyor; hata oluyor, geri kalıyor ya da bir arıza olduğunda zaman kaybı ortaya çıkıyor. İş duruyor. Bu zamanı telafi etmek için bant hızlanıyor ve biz bu hıza yetişmek için daha hızlı hareket edip işi yapmaya, yetiştirmeye çalışıyoruz.
Soner adlı bir Tofaş işçisi yaşadıkları bu durumu şöyle özetliyor: “Biz hemstırlar gibiyiz. Hemstırın tırmanmaya çalıştığı çarktaki koşuşturmacası gibi aynı hareketleri yaparak koşturmaca içindeyiz. Ama tıpkı onun gibi bir yere varamıyoruz fakat başkalarını vardırıyoruz. Buna itiraz eden 5 arkadaş vardı. Gidip sendikaya söylediler. Bandın normal seviyedeki hıza çekilmesini istediler. 1-2 kez derken önce başka bölümlere verildiler. 14 Mayıs eylemleri sonunda da kriz ve performans bahane edilerek işten çıkarıldılar.”
İşçilerin performansı, yalın takım lideri yani en küçük üretim biriminin lideri tarafından rapor ediliyor. İşçiler anlatıyor: “Sunuş, iyileştirme faaliyetleri, operasyon bilgisi, devamsızlık raporu, insan ilişkileri... Hepsi dikkate alınıyor. Bunların olumlu olması ya da olmaması yalın takım liderine bağlı. Performansın, yalın takım lideriyle aran iyi ise iyi, kötüyse kötü çıkar. ‘Ben işimi yapıyorum’ demen yetmez o zaman.”

SÜREKLİ İŞ KAZASI
Fabrika yöneticileri, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin önlemler almakla yükümlü. İşçiler de iş güvenliğiyle ilgili her ay en az bir öneri yapmak zorunda. İşçiler sitemle soruyor: “Biz öneri yapıyoruz ama ne kadarı uygulanıyor? Sürekli iş kazası oluyor. Yemekhanede bir iş kazası oldu. Asansörde sıkışıp öldü bir işçi. Preste kolu kopan, parmakları kopan oluyor.”
Başka bir işçi de performans raporlarına ilişkin şikayetini şöyle dile getirdi: “Yalın Takım Liderliği sınavından 92,5 puan aldım. Buna rağmen seçilmedim. ‘Sürekli iyileştirme faaliyetlerine katılımın az’ dediler. Son dönemde, özellikle sendika değiştirme sırasında ortaya çıkan tablo ilkokul mezunu, vasıfsız nitelikte işçiler 25 puanla ya da sınavsız yalın takım lideri oluyor. Yeni sendikaya geçen bir arkadaş 85 puan aldı. ‘Sen uymazsın’ denilerek yalın takım lideri yapılmadı. Son iki yıldır performans raporu görmedim, imzalamadım. Bu raporlar neye göre tutuluyor, bilmiyoruz.”

‘İNSANI TÜKETEN BİR DURUM’
Montaj hattında çalışan bir işçi bantta ilerleyen araca yapılan monte işlemini nasıl yaptıklarını ayrıntılarıyla anlatıyor:
“Yer değiştirmeler hesaplanıyor. Örneğin 1 saniyede işçi malzemeyi alıyor, 1 saniyede takıyor; toplam 2 saniyede yapılıyor. Ama bazen malzemeyi alman için 3 adım atman gerek. Depo kapağı takmak, tampon takmak 4 saniye. Ondan sonra ön tampon takılacak, 2 metre öteye gitmen gerek. 2 saniyede depo kapağını taktın, 2 saniyede tamponu taktın; ön tampona 2 adım gideceksin. 2 saniyede gittin 2 saniyede de taktın toplam işlem 8 saniyede bitecek. 2 metre uzaktaki ön tamponu takmak için artık yürümüyorsun, koşman gerek. Yoksa performansın düşük olur. Bazen kaçan bir iş oluyor; bir vida takılamamış, ‘Git, bunu tak’ diyorlar. Bu insanı tüketen bir duruma dönüyor. Sürekli hızlı hareket etmek, bantta ilerleyen aracı tamamlamak zorundasın. Her an, her saniye aynı tempo, aynı hızla hareket edeceksin. 3 vardiyada çıkacak işi 2 vardiyada çıkarıyoruz. Bu da fazla mesailerle oluyor. Bunun faydası işverene oluyor: Fazla servis çıkmıyor, yemek parası ödemiyor, kârını katlıyor. Yeni işçi alıp sigorta ödemektense, işi kısa yoldan çözüyor. Yeni modele geçince 3 vardiyaya geçilecek, mesai azalabilir. Ancak büyük ihtimalle meslek hastalığı olanlar bel, boyun fıtığı, menisküs ve sendikaya itiraz edenler işten çıkarılır.”

SAĞLIK HİÇE SAYILIYOR
İşçilerin anlattıklarına göre fabrikada insan sağlığı hiçe sayılıyor. Bir işçinin yaşadığı örnek bunu gözler önüne seriyor: “Bir gün bacağım ağrıyor. Sabah erkenden hastaneye gideceğim, dedim. ‘Gidemezsin, imalat zorunlu’ dediler. Mesaiye kalmadığım için savunma verdim. O gün hastaneye gittiğimde EMAR çekildi ve bacağımda ödem olduğu görüldü. 8 günlük rapor aldım.” Başka bir işçi de meslek hastalığından muzdarip. Boyun fıtığına neden olduğunu belirttiği forklift şoförlüğünü, boynunda platin olmasına rağmen yaptığını söylüyor: “Hastalığına uygun işler olup olmadığına bakılmaz. Forklift şoförüyüm. Bu işi yapanlarda boyun fıtığı oluyor. Boynumdaki platin kaydı. İşveren, bu bölümde çalıştırarak, bana ‘git’ demek istiyor.
Öyle ‘rahatsızlığı var’ deyip uyarı yapılmıyor. Biz de bütün bu koşulları bilmemize rağmen çalışmaya devam ediyoruz. Geçici olarak bir bölüme veriliyorsun, yıllarca çalışıyorsun. İşçinin fiziksel sorunları rapor edilmiyor. Üstlerin bundan haberi olmuyor.” 2010 yılında boya bölümüne göndermek istedikleri diğer bir işçi ise alerjisi olduğunu söylemesine rağmen rapor alana kadar bu bölümde çalışmak zorunda kalmış.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.