İşçi kiralama büroları anayasaya aykırı

DİSK, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren yasaya ilişkin bir rapor hazırladı. Yasanın anayasanın sosyal devlet ve eşitlik ilkeleri dahil çok sayıda hükmüne aykırı olduğu görüşü dile getirildi

İşçi kiralama büroları anayasaya aykırı
07 Temmuz 2016 Perşembe 11:41

Emek Servisi
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren yasanın anayasaya aykırılığı konusunda bir rapor hazırladı. Raporda işçi kiralama büroları yasasının anayasanın 2, 5, 10, 13, 17, 48, 49, 51, 53, 54, 55, 56 ve 60. maddelerine aykırı olması nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nce iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi gerektiği belirtildi.
TBMM tarafından 6 Mayıs tarihinde kabul edilen ve 20 Mayıs tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6715 sayılı İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Özel İstihdam Büroları (ÖİB) aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması (kiralık işçilik) yasal hale getirildi. Yasanın, anayasanın başta sosyal devlet ve eşitlik ilkeleri olmak üzere çok sayıda hükmüne aykırı olduğu görüşünü savunan DİSK, anayasa hukukçularının, iş hukukçularının ve çalışma ilişkileri uzmanlarının katkılarıyla kapsamlı bir rapor hazırladı. Rapor, Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yapma hakkı olan ana muhalefet partisi CHP’ye sunuldu. Raporda özetle şu görüşlere yer verildi:
“Kiralık işçilik yasası anayasanın 2. maddesinde yer alan sosyal hukuk devleti ilkesini ve anayasanın 5. maddesinde sayılan devletin görevlerini ihlal etmektedir. Yasama organı sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağlıdır. Çok sayıda sosyal hakkı sınırlayan ve kullanılmaz hale getiren yasa, anayasanın 13. maddesinde yer alan sınırlama ve güvence ilkelerini açıkça ihlal etmektedir:

‘İPTAL EDİLMELİ’
Yasa, anayasada öngörülen bir nedene dayanmamaktadır ve anayasanın sözüne ve özüne aykırıdır. Yasa ölçülülük ilkesine aykırıdır ve demokratik toplum düzeni açısından gerekli değildir. Yasa anayasada yer alan çeşitli temel hak ve özgürlüklerin özünü ortadan kaldırmaktadır. 6715 sayılı yasa, anayasanın çalışma ve sözleşme hürriyeti (madde 48) çalışma hakkı (madde 49), sendika kurma hakkı (madde 51), toplu iş sözleşmesi hakkı (madde 53), grev hakkı (madde 54), ücrette adalet sağlanması (madde 55) ve sosyal güvenlik hakkı (madde 60) başta olmak üzere çok sayıda temel hak ve özgürlüğü ciddi bir biçimde daraltmakta, kullanımını zorlaştırmakta ve sınırlandırmaktadır. 6715 sayılı yasa anayasaya çok yönlü ve ‘açık aykırılık’ nedeniyle iptal edilmelidir.”

SEKTÖRDE TEKELLEŞME VAR
Kiralık işçilik sektöründe ciddi bir tekelleşme olduğuna dikkat çekilen raporda, şu ifadelere yer verildi: “2013’te dünya çapında 40.2 milyon işçi özel istihdam büroları aracılığıyla kiralık işçi olarak istihdam edildi. Kiralık işçilik uygulamasının halen toplam istihdam içindeki payı sınırlı gözüküyor. Ancak kiralık işçilik sektörünün büyüme hızı endişe vericidir. 1996 yılında dünyada kiralık işçiliğin toplam istihdama oranı 0.5’in altındaydı. Günümüzde ise dünya istihdamının yüzde 1.6’sı kiralık işçilikten oluşuyor. Bu oran ABD’de yüzde 2.1, Avrupa’da ise 1.7’dir. 2013 yılında sektörün büyüme hızı 9.6 olarak gerçekleşti. Bunun anlamı kiralık işçilik sektörünün istihdam içindeki payının önümüzdeki yıllarda artmaya devam edeceğidir. Kiralık işçilik sektöründe ciddi bir tekelleşme var. Dünya’da 260 bine yakın özel istihdam bürosu olmasına karşın piyasanın yüzde 45’i aralarında Adecco, Randstad ve Manpower’ın olduğu 10 büyük şirketin elindedir.”

KİRALIK İŞÇİ DAHA AZ ÜCRET ALIYOR
Raporda, Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan “Özel İstihdam Büroları Aracılığı İle Geçici İş İlişkisi Çalışma Meclisi Hazırlık Toplantısı Raporu”nun, kiralık işçilerin diğer işçilere göre oldukça dezavantajlı koşullarda çalıştıklarını ortaya koyduğu örneklere de yer verildi.
Kiralık işçiliğin dünyadaki uygulamalarına ilişkin bakanlığın hazırladığı raporda, şu bilgilerin paylaşıldığı ifade edildi: “Fransa, İspanya, Hollanda ve Almanya’da işçilerin özel istihdam büroları aracılığıyla uzun süreli geçici sözleşmelerle işe alınması sayesinde bu ülkelerde işten çıkarma aşamasında ödenmesi gereken tazminatlardan işverenlerin kurtulduğu ve iş güvencesine dönük yasaları işlemez hale getirdikleri tespit edilmiştir. Rapor, pek çok ülkede ‘eşit ücret’ ilkesi benimsenmiş olsa da, uygulamada emsal çalışan ile kıyaslandığında kiralık işçilerin daha az ücret aldıklarına ilişkin bilgiler olduğunu vurgulamaktadır. Örneğin, Almanya’da, büro işçilerinin aldıkları ücretin emsal çalışanlarla kıyaslandığında yüzde 30 daha az olduğu gözlenmiştir.
Kanada’da yapılan çalışmalar da, kiralık işçilerin emsal çalışanlara kıyasla yüzde 40 daha az ücret aldıklarını ortaya koymaktadır. Kiralık işçiler arasındaki sendikalaşma oranı da oldukça düşüktür. Örneğin, kiralık işçiler arasında sendikalaşma oranı Fransa’da sadece yüzde 0.9 iken İtalya’da yüzde 1.4-1.7 arasında seyretmektedir.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.