Fırtınaya dönen metal direnişi

Ücret artışı talebiyle 14 Mayıs 2015 tarihinde Renault’da başlayan ve dalga dalga yayılan üretimi durdurma eylemleri işçi sınıfı tarihine damgasını vurdu.

Fırtınaya dönen metal direnişi
14 Mayıs 2016 Cumartesi 11:54

Tarık Tekgözli
Bursa’da geçen yıl metal işkolunda adeta bir fırtına yaşandı. Ücret artışı talebiyle 14 Mayıs 2015 tarihinde Renault’da başlayan ve dalga dalga yayılan üretimi durdurma eylemleri işçi sınıfı tarihine damgasını vurdu. Bu süreçte en az 14 bin işçi, işverenlerin işten atma tehditlerine, çeşitli baskılara ve örgütlü oldukları sendikalarına rağmen şalteri indirerek fabrikaları önünde direnişe geçti, hak talebinde bulundu. Herhangi bir sendika, siyasi örgüt veya derneğin yönlendirmesine tabi olmaksızın tamamen işçilerin kendi inisiyatifi ile gelişen bu direniş, sendikal bürokrasiye karşı bir başkaldırış niteliği de taşıdı. Genellikle Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası’nın örgütlü olduğu işyerlerinde başlayan direniş aslında Türkiye’deki mevcut sendikal anlayışa ve işleyişe yani sendikal hareketin, bürokratlaşmasına ve işçi sınıfına yabancılaşmasına karşı emek hareketinin metal sektöründe yeşeren bir isyanıydı. Zaten metal işçilerinin üyesi olduğu sendikasına olan tepkisi ve diğer sendikalara karşı olan mesafeli yaklaşımı bu durumu net olarak ortaya koydu.

DİRENİŞ DALGA DALGA
Peki metal direnişi nasıl başlamıştı ve neler yaşanmıştı? 2015 Nisan ayında Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası’nın Bosch Fabrikası’nda imzaladığı toplusözleşmede saat ücretlerine yapılan zammın yüksek olması, Renault başta olmak üzere birçok fabrikada ücret artışı talebini gündeme getirmişti. Türk Metal Sendikası’nın bu taleplere duyarsız kalması, 5 Mayıs 2015 tarihinde sendika yöneticileri ile sendikadan istifa eden işçiler arasında yaşanan gerginlik ve Renault’da gece vardiyasına giden birçok işçinin işe giriş kartının okunmaması bardağı taşıran son damla olmuştu.
Fabrika içinde ve dışında başlayan direniş, işverene geri adım attırmış işten atılan işçiler işe geri alınmıştı. Ayrıca işçiler ücret artışı talebini dile getirmiş, işveren 15 gün süre istemişti. İşverenin 14 Mayıs’ta ücretlere herhangi bir artış yapmayacağını duyurması üzerine Renault işçileri gece vardiyasında üretimi durdurarak direnişe geçmişti. Renault’da başlayan direniş kısa zamanda bir fırtınaya dönüşmüştü. Tofaş, Ford, Türk Traktör, Coşkunöz ve Mako gibi birçok otomotiv fabrikasında çalışan işçiler aynı taleplerle direnişe geçmişti. Mayıs ve haziran aylarını saran direniş birçok işverene geri adım attırmış ve işçilerin talepleri kabul edilmişti.

RENAULT’DA SÜREN MÜCADELE
Uzun süre sendikalara mesafeli yaklaşan Renault işçileri de, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye olmuştu. Ancak aylar geçmesine rağmen Renault işvereni verdiği sözleri tutmadı. 2016 Ocak ayında asgari ücrete yapılan artış, Renault’da işçi ücretine yansımamıştı, bu durum fabrikada yıllardır çalışan işçilerin maaşını aşağı çekmişti. İşe yeni başlayanlarla, Renault’da yıllarca çalışan işçiler arasında ücret farkı azalmıştı. İşçiler öfkeliydi. Kıdem farkının ücretlere yansıtılmamasına tepkili olan Renault işçileri, fabrika içinde yürüyüşler ve eylemler yapıyordu. Geçen yıl Mayıs ayında başlayan direniş, Renault’da farklı eylem türleriyle devam ediyordu.
Renault yönetimi, 28 Şubat’ta gece vardiyasında “teknik aksaklık” sebebiyle üretime ara vererek 29 Şubat’ta yapılacak işçi temsilci seçimlerini engellemeye çalıştı; ardından da 10 çalışanını işten çıkardı. Reno yönetimi daha sonra üretimi devam ettirmek üzere işçileri 08.00-16.00 vardiyasına çağırdı. Atılan arkadaşlarının işe geri alınmasını isteyen işçiler, vardiya saatinde fabrikaya gitti ancak makineleri çalıştırmadı. Fabrika içinde direnişe başlayan Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye işçiler, arkadaşları işe geri alınıncaya kadar üretim yapmayacaklarını söyledi. Diğer vardiyalarda çalışan işçilerse aileleriyle birlikte fabrikanın önünde toplandı.

HEDEF ÖRGÜTLÜLÜĞÜ KORUMAK
Fabrikaya girmek isteyen işçilere polis izin vermedi. İşçiler bunun üzerine Mudanya-Bursa karayolunu trafiğe kapattı. Polis işçileri dağıtmak için biber gazı ve TOMA’larla müdahale etti, 24 kişi gözaltına alındı. 2 Mart itibarıyla fabrikada üretim başladı, aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu 24 kişi ise tutuklanma talebiyle mahkeme sevk edildi, ardından serbest bırakıldı. Onlarca işçi de işten atıldı. Birleşik Metal-İş Sendikası ise, 2017’de yeniden başlayacak toplusözleşme sürecine kadar örgütlülüğünü koruma hedefiyle hareket ederek işten çıkarmalara karşı uzun süreli bir mücadele yürütmeyi tercih etti.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.