Ekmek ve vatan cephesinde birleşelim

Hükümetin çalışma hayatına yönelik saldırıları devam ederken sendikalar ise sessizliğini koruyor. AKP’nin emekçiler üzerindeki planlarını Aydınlık’a değerlendiren Yıldırım Koç çözümün siyasi olduğuna dikkat çekerek işçileri Vatan Partisi’nde örgütlenmeye çağırdı

Ekmek ve vatan cephesinde birleşelim
12 Haziran 2016 Pazar 11:39

Sinem Gülcan / Ankara
İşçi kiralama büroları, taşeron işçilerine kadro yalanıyla güvencesiz özel sözleşmeli personel statüsü, kıdem tazminatını yüzde 55’e tırpanlanama girişimi, zorunlu bireysel emeklilik, zorunlu arabuluculuk... AKP hükümeti bu yıl adeta emekçiye savaş açtı. Sendikaların tepkileri yetersiz; yılların birikimiyle kazanılmış haklar bir bir elden gidiyor. Peki ne yapmak gerekiyor? Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İşçi/Sendika Bürosu Başkanı Yıldırım Koç çalışma hayatına yönelik saldırıları Aydınlık’a değerlendirdi. Koç, işçileri hakları konusunda bilgilendirmek için toplantılar yaptıklarını söyledi ve ekledi: “İşçilerin ekonomik-demokratik mücadelesi ile siyasi mücadelesini bütünleştirmeye çalışıyoruz. Vatansever tüm işçileri Vatan Partisi’nde örgütlenerek, ekmek ve vatan savunmasına omuz vermeye çağırıyoruz.”

| Türkiye’de ekonomik kriz her geçen gün daha da derinleşiyor ve işçilerin sorunları artıyor...
Türkiye’de yaşamını işgücünü satarak kazanan insanların sayısı hızla artıyor. İşçi statüsünde çalışanların sayısı 14 milyona yaklaştı. Kapitalist düzende işçilerin ücretleri ve diğer hakları, güçlerine ve mevcut kaynaklara göre belirlenir. Türkiye’nin mevcut kaynaklarının önemli bir bölümü emperyalist güçler tarafından sömürülüyor. Yaşanan ve giderek derinleşen ekonomik kriz de sorunları artırıyor. Bu durumda işçi ücretlerine ve haklarına yönelik saldırı önümüzdeki aylarda daha da yoğunlaşacak.

| Hangi alanlarda sorunlar yaşanıyor?
20 Mayıs günü işçi kiralama bürolarına ilişkin kanun Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu yolla özellikle özel sektördeki taşeron işçilerinin hakları ortadan kaldırılacak. Önemli hakları olan taşeron işçilerinin yerini köle gibi çalıştırılacak kiralık işçiler alacak.
Kamudaki taşeron işçilerine “kadro verileceği” söylenmişti. Ancak öngörülen düzenlemenin taşeron işçilerinin haklarında büyük kayıplara yol açacağı ortaya çıktı. “Özel sözleşmeli personel” düzenlemesi, kamudaki taşeron işçilerinin mevcut haklarını ortadan kaldıracak.
Emperyalist güçler ve sermayedar sınıf, kıdem tazminatından kurtulmak istiyor. Bunun için kıdem tazminatı hakkını tümüyle ortadan kaldıran “belirli süreli iş sözleşmesi” uygulamasını yaygınlaştırmak istiyorlar. Öngörülen diğer düzenleme ise, kıdem tazminatı hakkına büyük darbe indirecek kıdem tazminatı fonu.
Türkiye’nin çıkarlarına ters dış politikalar sonucunda ülkemize sığınan milyonlarca Suriyelinin çoğu çok düşük ücretlerle ve kötü çalışma koşullarıyla çalıştırılıyor.
Birçok işyerinde sendikalaşma hakkını kullanan işçiler işten çıkarılıyor. İşçilerin ücretleri ödenmiyor. Kıdem tazminatını alamayan binlerce işçi var. Meslek hastalıkları alanında önlem alınmıyor ve her yıl on binlerce işçi meslek hastalığına yakalanıyor.

| Hükümetin çantasında daha neler var?
Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemini adım adım özelleştirmeye çalışıyorlar. Bireysel emeklilik sistemi uygulaması zorunlu hale getirilecek. İş uyuşmazlıklarında mahkemeye gitme öncesinde zorunlu arabulucuk sistemi gündemde. İşçi alacaklarında zamanaşımı süresinin de kısaltılması isteniyor.

‘İŞÇİLER VATAN PARTİSİ’NE’
| Vatan Partisi’nin bu mücadeledeki yeri ne? Neler yapmayı düşünüyorsunuz?

İşçi sınıfımızın nicel ve nitel olarak çok gelişkin olduğu günümüzde, partimizin görevleri daha da artmaktadır. Bu görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz.
Öncelikle tartışılması gereken konu, işçi sınıfının ekonomik-demokratik mücadelesi ile siyasi mücadelesinin bir bütün olduğudur. Geçmişte “işçilerin ekonomik-demokratik mücadelesini sendikalar, siyasi mücadelesini de partiler verir” diye bir anlayış vardı. Bu son derece yanlıştır. İşçi sınıfının ekonomik-demokratik mücadelesini yalnızca sendikalar vermez. Sendikalar iktidar mücadelesi veremez; ancak Vatan Partisi işçilerin ekonomik-demokratik mücadelesine önemli katkıda bulunabilir. Partimizin geçmişi bunun sayısız örneğiyle doludur. Günümüzün görevi, bu alanı daha da güçlendirmektir.

| Ne tür çalışmalar öngörüyorsunuz?
Türkiye’de, yaklaşık 14 milyon işçinin yalnızca 1,5 milyonu sendikalara üye. İş Kanunu’ndaki en temel haklardan yararlanamayan koskoca bir kitle var. Sendikaların bu büyük kitleyi örgütleme girişimleri çok yetersiz. Ayrıca sendikaların büyük bölümü hükümetin ve sermayedar sınıfın çıkarlarıyla çatışmayı göze alamıyor. Ellerinde çok büyük mali olanaklar olan bazı sendikalar, işçilerin sınıf çıkarları ve ülke sorunları konusunda eğitilmeleri için çaba göstermiyor. Bu boşluğu Vatan Partisi dolduracak.
Sendikaları, yaklaşan tehlikeler konusunda uyarıyoruz. Partimizin il ve ilçelerinde işçi/sendika bürolarımız oluşturuluyor. Vatan Partisi olarak sendikaların ihmal ettiği saldırılar ve tehditler konusunda işçileri bilgilendirici toplantılar düzenliyoruz. Partimizin üyesi olsun olmasın, haklarını arayan işçilere danışmanlık hizmeti veriyoruz. Öncü nitelikli işçilerin çalışma mevzuatı ve sendikacılık hareketi konusunda eğitilmelerini sağlıyoruz. İşçilerin ekonomik-demokratik mücadelesi ile siyasi mücadelesini bütünleştirmeye çalışıyoruz. Vatansever ve geçim derdi olan tüm işçileri Vatan Partisi’nde örgütlenmeye, partimizin önderliğindeki ekmek ve vatan savunmasına omuz vermeye çağırıyoruz.

SENDİKALARIN YETERSİZLİĞİ HÜKÜMETİ CESARETLENDİRİYOR
| Sendikaların bu saldırılara karşı verdiği mücadele yeterli mi?

Sendikalar, işçi sınıfının kapitalist düzen içindeki hak alma mücadelesinde son derece önemli örgütler. Vatan Partisi, sendikalarımızın daha da güçlenmesi için gereken çabayı göstermekte, desteği vermektedir. Ancak özellikle işçi sendikaları konfederasyonları, işçileri bu saldırılar konusunda bilgilendirme, bilinçlendirme, örgütleme ve mücadeleye sokma konusunda çok yetersiz kaldı. Ekonomik koşulların ağırlaştığı durumlarda yalnızca imza kampanyaları veya basın açıklamalarıyla mevcut haklar korunamaz, yeni hak alınamaz. Türkiye işçi sınıfı tarihinde yüz binlerce insanın katıldığı meşru ve demokratik eylemler vardır. Bu eylemler, hakların korunması ve geliştirilmesinde çok etkili olmuştu.

| Sendikaların bu yetersizliğinin hükümetin politikaları üzerindeki etkisi ne oldu?
Hükümet daha da cesaretlendi.
Eğer işçi sendikaları konfederasyonları, işçi kiralama büroları konusunda etkili bir mücadele örgütlemiş olsaydı, diğer alanlardaki projeler kenarda tutulacaktı. Sarı öküz hikayesini bilirsiniz. Sarı öküzü verirseniz, arkası gelir. İşçi kiralama büroları konusunda sessiz kalırsanız, arkası gelir, gelecek.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.