Bakındı: 'Kıdem tazminatını tırpanlayan yara alır'

Kıdem tazminatının fona devredilmesine ve kölelik bürolarına bir tepki de Toleyis’ten geldi. Genel Başkan Cemail Bakındı hükümeti uyarırken, 3 işçi konfederasyonunun da kıdem tazminatından sorumlu olduğunu söyledi

Bakındı: 'Kıdem tazminatını tırpanlayan yara alır'
16 Şubat 2016 Salı 12:37

Deniz Bilici

Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun kıdem tazminatının fona devredileceğini açıklamasının ve esnek çalışma ile özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesini öngören tasarının Meclis’e sevk edilmesinin ardından sendikaların sesi yükseliyor. Hükümetin çalışma hayatını altüst edecek girişimlerine bir itiraz da Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası (Toleyis) Genel Başkanı Cemail Bakındı’dan geldi. Bakındı, “Kıdem tazminatı kızgın bir demirdir, dokunursanız eliniz yanar” uyarısında bulundu.

‘KIDEM TAZMİNATI İÇİN BEDELLER ÖDEDİK’
Hükümetin Eylem Planı’yla gündeme oturan çalışma hayatını altüst edecek düzenlemelerin, 2023 yılı için hazırlanan Ulusal İstihdam Stratejisi’nin bir parçası olduğunu söyleyen Bakındı, bu projenin bir kısmının torba yasalarla hayata geçirildiğini hatırlattı. Bakındı, kıdem tazminatının kaldırılmasının da bunun bir parçası olduğunu belirterek, “Kıdem tazminatını işçiler nasıl kazandı? Bunun tarihçesini bilen, bunun hangi mücadeleler sonucu alındığını bilen çok az insan var. Haklar eğer mücadeleyle kazanıldıysa muhafaza edilebiliyor. Kıdem tazminatı yasalarımıza 1972 yılında 15 gün olarak girdi. Biz bunu 1976 yılında İzmir’de tüm sendikalarla güç birliği yaparak hayatı durdurduk ve 30 güne çıkardık. O zaman 5 arkadaşımız 8.5’ar ay hapis cezası aldı yani bir bedel ödedik” ifadelerini kullandı.

‘İŞÇİNİN HİÇBİR GÜVENCESİ KALMAYACAK’
Kıdem tazminatının, işçiler için hayati önem taşıdığını vurgulayan Bakındı şunları söyledi: “Kıdem tazminatının önemli bir işlevi iş garantisidir. Birçok işveren kıdem tazminatının, ihbar tazminatının külfetinden korkarak işçileri işten çıkaramamaktadır. Yani kıdem tazminatının, işçiyi işten çıkarmak isteyen işverene bir yaptırımı var. Eğer siz kıdem tazminatıyla ilgili uygulamayı kolaylaştırıp fona koyarsanız işverenler bu parayı fona yatıracağı için artık bu yaptırım ortadan kalkacak, işçileri işten çıkarma son derece kolay hale gelecektir. Ayrca bugün 30 kişinin altında işçinin çalıştığı işyerlerinde iş güvencesi kanunu işlemiyor. Türkiye’deki işyerlerinin neredeyse yüzde 85’i küçük işyeri ve zaten sorun da buradan kaynaklanıyor. Kıdem tazminatı fona devredildikten sonra bu küçük işyerlerinde işçinin artık hiçbir güvencesi kalmayacak. Kıdem tazminatını tırpanlamaya çalışan siyaset yara alır.”
“Kıdem tazminatı kızgın bir demirdir, dokunduğunuz zaman elinizi yakar” diyen Bakındı, “Kıdem tazminatı hakkı garanti altına alınmak isteniyorsa biz de yardımcı oluruz. Gelsin herkes ödesin. Bugün ‘Kıdem tazminatı hakkının garantisi yok’ gibi laflar geçerli değil. Artık işçiler eskisi gibi bilinçsiz değil hakkını arıyor hukuk yoluyla da kıdem tazminatını alabiliyor. O söylenen istatistiki rakamlar doğru değil.” diye konuştu.

‘İŞÇİ KİRALAMAK, EMEK KOMİSYONCULUĞUDUR’
Cemail Bakındı, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisini öngören tasarıya yönelik de şöyle konuştu: “Özel istihdam büroları kayıt dışı çalışmayı önlemek içinse; İstanbul’da 1-1.5 milyon kaçak işçi var. Bunların birçoğu yabancı işçi. Türkiye, bu insanlara ayda en kötü 500-1000 dolar arası para veriyor. Bu para yurt dışına gidiyor. Bunları önlemek için özel istihdam büroları yetkilendirilecekse, oturulur müzakere edilir. Ama özel istihdam büroları bir emeğin üstünden para kazanacaksa bu sömürü olur, ticaret olur, çağdaş kölelik olur. Bu emek komisyonculuğu demektir. İşçi bulacak kurumlara ihtiyaç varsa devlet İŞKUR’un bürolarını arttırsın, işe temin bürolarını arttırsın. Devlet bunu kontrolüne alsın. Arada başka kurumların oluşmasına imkan tanımasın. Devlet bunu yapamaz mı? Buna karşı sessiz kalmayız.”

‘TEK ÇATI ALTINDA MÜCADELE EDİLMELİ’
Türk-İş’in Genel Kurul’da aldığı “Kıdem tazminatı gaspını genel grev nedeni sayarız” kararını anımsatan Bakındı, “Bu karar en yüksek organın aldığı karardır. Bu kararı uygulamaktan kimse kendini alamaz. Mutlaka uygulanması gerekir. Türkiye’de işçi sınıfı 3 konfederasyona bölünmüş. 3 konfederasyonun hepsi de kıdem tazminatına karşı sorumludur. Bir araya gelemiyoruz. 3 konfederasyonun hepsinin amacı elbette işçinin ekonomik, sosyal durumunu geliştirmek, onlara daha iyi yaşayabilecekleri ücret ve haklara kavuşturmak. Eğer bu ilkelerini taşıyorlarsa 3’ünün de bir araya gelmesi lazım. Bu konuda müşterek hareket etmeleri lazım. Ayrı ayrı seslerin çıkması işçi sınıfına hayır getirmez” ifadelerini kullandı. Bakındı sözlerine şöyle devam etti: “Türk-İş, Genel Kurulu’nda aldığı kararları nihayetinde uygulamakla mükelleftir, bu sorumluluğu mutlaka alacaktır. Türk-İş’e üye sendikalar da mutlaka gerekli tavrı gösterecektir. Ben her zaman işçi hareketinin tekliğine, birlikte hareket etmesine, birçok konfederasyonda faaliyet göstermekten ziyade tek konfederasyonda, bir çatı altında mücadele edilmesinden yanayım. Siyaset işin içine giriyor, siyaset sendikaları yönetiyor; işverenler sarı sendikaları yaratıyor. İnsanların ideolojileri farklı olabilir, siyasi düşünceleri olabilir fakat emek hareketi tektir, tek bir çatı altında mücadele edilmelidir.”
Bakındı, Türk-İş, DİSK ve Hak-İş’in bu konuda bir araya gelmesi gerektiğinin altını çizerek, “Benim önerim, üç konfederasyonun en kısa zamanda bir araya gelip ne yapacaklarına karar vermeleridir. Sorumluluk üç konfederasyonun yönetimindedir. Üç konfederasyondan biri sorumluluğu üstlenip ‘Biz birlikte hareket etmek için şu tarihte, şu salonda sizleri oturup konuşmaya çağırıyoruz’ demelidir. Bunu yaparken de kimsenin gocunmaması gerekir” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.