TÜSİAD'dan AB'ye terör çıkışı

Terörle mücadeleye ‘kesin destek’ verdiklerini belirten TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, ‘AB’nin terörle mücadeleyi aksatacak bir beklenti içinde olmaması gerekir’ dedi Laiklik vurgusu yapan TÜSİAD Başkanı, Rusya ile ilişkilerde de adım atılmasını istedi

TÜSİAD'dan AB'ye terör çıkışı
13 Mayıs 2016 Cuma 11:55

Recep Erçin
[email protected]

TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, dün gerçekleştirilen Yüksek İstişare Konseyi toplantısında güncel gelişmelere ilişkin net mesajlar verdiler.
Konuşmasına, dünya ile kıyaslandığında ekonomik büyümede yakalanan başarıya rağmen risklerin sürdüğüne işaret ederek başlayan Cansen Başaran Symes, Avrupa Birliği ile vize müzakereleri konusunda, “Hepinizin bildiği gibi, anlaşmayı onaylaması gereken son merci Avrupa Parlamentosu, terörün tanımı konusundaki anlaşmazlık nedeniyle katı bir tutum takındı. Son iki günün gelişmeleri Türk vatandaşlarının AB’ye vizesiz seyahat etmesini sağlayacak anlaşmanın onaylanması ve dolayısıyla uygulanması hakkında taraflar arasında ciddi pürüzlerin sürdüğünü açıkça bizlere gösterdi. Sorunun ilişkileri kopma noktasına getirmeden çözülebilmesini diliyoruz. Ancak ülkemizin terör tehdidi ile karşı karşıya bulunduğu bir ortamda AB’nin terörle mücadeleyi aksatacak bir beklenti içinde olmaması gerekir’’ ifadelerini kullandı.

SORUMLU HÜKÜMETTİR
Neredeyse bir yıla yakındır Türkiye’nin, “PKK’nın terör taarruzu ile karşı karşıya’’ olduğunu belirten Başaran Symes, “Terörle mücadeleye kesin destek verirken, güvenlik güçlerimizin kayıp vermemesi ve gelişmelerden sivil halkın etkilenmemesi için her türlü önlemin alınması öncelikli olmak üzere, bu mücadelenin özgürlüklere halel getirmeden yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede, çözüm arayışı ortamına dönülebilecek koşulların en kısa zamanda sağlanabilmesini ümit ediyoruz’’ dedi.
Kilis ve ülkemizin her yerindeki halkın, güvenliğinin sağlanması ve çözüm geliştirilmesi sorumluluğunun “hiç şüphesiz’’ hükümete ait olduğunu vurgulayan Symes, “Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin dış politikasında yeni bir değerlendirme ihtiyacı olduğunu, geçmiş dönemin muhasebesinin olabildiğince nesnel şekilde yapılmasının gerekliliğini bize gösteriyor’’ diye konuştu.

LAİKLİK GİDERSE....
Rusya ile ilişkilerin bu denli gergin bir şekilde sürmesinin her iki ülkenin çıkarlarına da uygun olmadığını ifade eden Başaran Symes, Moskova ile Ankara arasında yumuşamaya imkan sağlayacak bir diyaloğun tesisinden yana olduklarını belirtti.
Konuşmasında laiklik ilkesi konusunda da net mesajlar veren Başaran Symes, “Laiklik ilkesinin geçmişte katı ve otoriter bir yorumla uygulanmış olması bu ilkenin gerekliliğini tartışmayı asla meşru kılamaz. Doğru olan, laikliğin, çağdaş normlar ve demokratik ilkeler çerçevesinde uygulanmasıdır. İlkenin kendisinden vazgeçmek Türkiye’nin çağdaşlaşma iddiasından vazgeçmek anlamına geleceği gibi, bundan da daha vahim şekilde toplumumuzun dengelerini bozacak, ayrımcılık ve gerginlikleri artıracaktır. Bu gerekçelerle Cumhurbaşkanımızdan başlayarak tüm sorumluların laiklik ilkesine sahip çıkması güvencemizdir’’ ifadelerini kullandı.

‘NAÇİZ BEDENLER TOPRAK OLSA DA...’
TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, geçen hafta yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle, daha önce hazırladığı konuşmasını değiştirme zorunluluğunun ortaya çıktığını söyledi. Geçen haftanın olaylarının 3 şeyin hayati önemini bir kez daha hatırlattığını kaydeden Özilhan, “Belirsizliğin mahsurları, kişilerden bağımsız sağlam kurumsal yapıların önemi ve parlamenter sistemin çalışır ve çözüm üretir halde olması’’ dedi. Konuşmasında özetle; yaşanan siyasi belirsizliğin, demokrasinin organlarının işleyişinde belirsizlik yarattığına dikkat çeken Özilhan, “yerli ve milli’’ bir anayasanın gerekliliğine işaret etti. “Unutmayalım, hayat belirsizliği sevmez. Belirsizliği, puslu havayı, kurtlar sever’’ diyen Özilhan, “Kurumların, iyi ve etkin çalıştığı bir sistemde, kurumun başında kimin olduğu önemsizleşir. Öyle ki, isimler değişse de, naçiz bedenler bir gün toprak olsa da, oluşturulan modelin gücü sayesinde kurumlar dimdik ayakta kalır’’ ifadelerini kullandı.
“Laiklik, demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü ilkelerini tartışma dışı bırakmalıyız’’ mesajı veren Özilhan, yeni anayasa konusunda toplumsal uzlaşmanın gerekliliğine işaret etti. Toplumsal uzlaşmanın kurumu olan parlatentonun gündemini 2007’den bu yana “kısır tartoşmaların’’ işgal ettiğini ifade eden Özilhan, terör konusunda tüm partilere şu çağrıyı yaptı: “Gün birlik ve beraberlik günüdür. Zaman uzlaşma zamanıdır.’’

KOKTEYLDE İKİ SÜRPRİZ
TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısında bir gün önce Rahmi Koç Müzesi’nde geleneksel YİK kokteyli düzenlendi. Biz de Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım ile birlikte bu davete katıldık. Davete Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in de katılması hem patronlar hem de basın mensupları açısından sürpriz oldu. Gece boyunca ilgi Şimşek ve TÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Koç Holding Başkan Vekili Ali Koç’un üzerindeydi. Gecenin ikinci sürprizi ise TÜSİAD Kurumsal İletişim Kıdemli Bölüm Sorumlusu Başak Solmaz Karaüç’ün bebek beklediği haberiydi. Gecede gazetecilere, S&P’nin Türkiye’nin notunu artırmasını değerlendiren Şimşek’in, yeni kabinede yer alıp almayacağını soran bazı katılımcılara “bilmiyorum’’ dediği öğrenildi. Şimşek gazetecilere ise “erken seçim yok’’ mesajı verdi. Kokteylde; Panama Belgeleri’nde adı geçen TÜSİAD üyelerinin hemen hepsinin bulunması dikkat çekerken, bu konudaki soruları cevaplamaktan kaçınmaları da basın mensupları açısından eleştiri konusu oldu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.