Milli gelirin yüzde 58’i borç

2011’de GYSH’nin yüzde 39’u düzeyinde bulunan toplam dış borç stoku 2016 Mart sonu itibarıyla yüzde 58’i aştı. Dolar bazında milli gelir 700 milyar dolar sınırına gerilerken, borçlar 411 milyar dolara yükseldi

Milli gelirin yüzde 58’i borç
09 Temmuz 2016 Cumartesi 11:54

Ekonomi Servisi
Türkiye tüketim ve borçlanmaya dayalı ekonomisiyle kırılgan ülkeler sınıfında yer alıyor. Bunun en büyük nedeni TL’nin son yıllarda döviz kuru karşısında hızla değer kaybetmesi sonucu dolar bazında milli gelirin erimesi.
Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasına (GSYH) baktığımızda 2013’ten bu yana cidi bir erezyon söz konusu. 2013’te 823 milyar dolar olan milli gelir 2014’te 799 milyar dolara, 2015’te 720 milyar dolara ve son olarak 2016’nın ilk çeyreğinde 708 milyar dolara kadar geriledi.

YÜZDE 35 ARTIŞ
Aynı dönemde milli gelirde dolar bazında yaşanan erimeye karşılık hem borçlanma hem de borçların milli gelire oranı ciddi düzeyde artış gösterdi. Buna göre, 2011’de 303.9 milyar dolarlık toplam brüt dış borç tutarı milli gelirin yüzde 39.2’sine denk gelirken, 2014’te borçların 402.4 milyar dolara zıplamasıyla bu oran yüzde 50.3’e çıktı. 2015 sonunda borçlar 397.9 milyar dolara inmesine karşılık milli gelire oran yüzde 55.2’ye yükseldi. Son olarak 2016 Mart sonu itibarıyla Hazine’nin açıkladığı verilere göre toplam brüt dış borç tutarı 411.5 milyar dolar olurken, bu borçların milli gelire oranı da yüzde 58.1 olarak hesaplandı. Buna göre 2011’den bu yaan brüt dış borçlar yüzde 35 oranında artış gösterdi.

REZERVİ ERİTTİ
Türkiye’de son 4 yıldır yatırımların yerinde sayması, komşularla yaşanan sorunlar ve avro/dolar paritesi nedeniyle ihracat yerinde sayıyor. Bu olumsuzluklara son bir yılda terör eylemleri ve 7 ay süren Rusya krizi yüzünden turizm gelirlerinin daralması da eklendi.
Türkiye’nin bu şartlar altında Nisan sonu itibarıyla son bir yıl içerisinde 167.5 milyar dolarlık dış borç ödemesi bulunuyor.
Petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle cari açıkta son dönemde gerileme meydana geldiğinden yıllıklandırılmış cari açık tutarı Nisan sonu itibarıyla 28.5 milyar dolar. Ancak bu süreçte dışarıdan yeterli sermaye gelmediğinden rezervlerden 7.5 milyar dolar harcandı. Son dönemlerde ise petrol fiyatlarının 50 dolar civarında dengelenmesi enerjiden gelen cari açıkta iyileşmenin önümüzdeki aylarda sonlanacağını gösteriyor. Buna yerinde sayan ihracatı ve daralan turizm gelirleri de eklenince Türkiye’nin geçici bir süre başını ağrıtmaktan çıkan cari açık sorunu yeniden gündeme gelecek.

YAZ BOYUNCA BELİRSİZLİK
Türkiye açısından yaz boyunca sürecek belirsizliğin gelişen piyasalara girecek sıcak para akımları olduğunu belirten ekonomist Atilla Yeşilada, Brexit’in küresel büyümeyi kökünden sarsacak bir gelişme olduğunu söyledi. Gelişmiş ülke merkez bankalarının ek parasal genişlemeye gitmesinin işe yaramadığının daha önce görüldüğünü hatırlatan Yeşilada, Financial Times’de yayımlanan JP Morgan araştırmasına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Gelişmekte olan ülkelerde verimlilik gelişmiş ülkelerden de hızlı gerileyerek şirketlerin kar marjını eritiyor. Küresel büyümenin yavaşlaması ve globalleşmenin geri çevrilmesi, dağlar boyuna erişen kurumsal borç stokunun geri ödenmesini iyice zorlaştırabilir.
Maalesef bunlar ‘farazi’ korku senaryoları değil.”

Etiketler; #milli gelir

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.