Tunus’un AKP’sinden siyasal İslam çıkışı

Müslüman Kardeşler’in Tunus kolu olan Ennahda Partisi’nin lideri Gannuşi, siyasal İslamı terk edeceklerini ifade etti. Bu açıklamalarla birçok soru da gündeme geldi

Tunus’un AKP’sinden siyasal İslam çıkışı
22 Mayıs 2016 Pazar 11:12

Dış Haberler Servisi
AKP’yi örnek almasıyla bilinen Tunus’un İslami eğilimli partisi Ennahda’nın lideri Raşid Gannuşi, artık “siyasal İslam’ı terk edeceklerini” ve kendilerini “Müslüman demokratlar” olarak tanımladıklarını kaydetti. Arap Baharı’nın ilk başladığı ülke Tunus’un İslamcı Partisi Ennahda’nın (Uyanış) lideri Raşid Gannuşi, şaşırtıcı bir açıklama yaparak, siyasal İslam’ı terk edeceklerini bildirdi. Fransa’nın Le Monde gazetesine konuşan Gannuşi, Arap Baharı sonrası Tunus’ta siyasi İslam’a yer kalmadığını söyledi. Gannuşi, “Tunus şimdi bir demokrasi. 2014 Anayasası aşırı sekülerlik ve aşırı dine sınırlar getirdi. Dini faaliyetlerin siyasi faaliyetlerden tamamen ayrı olmasını istiyoruz” dedi. Tunuslu siyasi lider, “Bu politikacıların yararına çünkü artık dini siyasete alet etmekle suçlanmayacaklar. Bu din açısından da iyi” ifadelerini kullandı. Gannuşi’nin bu açıklamaları Tunus’ta radikal İslamcılara karşı varolan tepkiyi perdelemek için mi söyledi sorusunu akıllara getirdi.
Ennahda’nın dün başlayan 3 günlük kongresinde yeniden partinin başkanı seçilmesi beklenen Gannuşi, “Siyasi faaliyetlerde uzmanlaşan bir parti olmaya doğru gidiyoruz. Siyasal İslam’ı geride bırakıp demokratik İslam’a geçiyoruz. Artık siyasal İslam’ı temsil etme iddiasını taşımayan Müslüman demokratlarız” dedi. Tunuslu siyasetçi, Ennahda’yı “siyasi, demokrat ve sivil bir parti” olarak tanımlarken, referans noktalarının “eski ve modern İslam’ın değerlerinde kökleşmiş” olduğunu söyledi. Analistler, kongredeki kararların ve daha sonraki uygulamaların Gannuşi’nin açıklamalarının gerçek bir değişim mi yoksa kelime oyunu mu olduğunu göstereceğini söylüyor

ABD MUHBİRİ PARTİ
Tunus’ta 26 Ekim 2014 tarihinde parlamento seçimlerinde laik olan Nida Tunus Partisi seçimleri büyük bir oy artışı ile kazanmıştı. 2011 yılında Arap Baharı hareketlerinden sonra iktidara gelen Tunus’un AKP’si olarak bilinen Ennahda ise büyük bir oy kaybına uğrayarak iktidarı laiklere vermek zorunda kaldı. Arap Baharı’ndan önce yasaklı olan İslamcı Ennahda Partisi’nin ABD ile ‘muhbirliğe’ dayanan ilişkisi de ortaya çıkan Wikileaks belgelerinde gün yüzüne çıkmıştı. Bu belgelere göre ABD parti yöneticileri ile sıkı ilişkiler geliştirmiş, siyasi faaliyetlerini yakından takip etmişti. Yine aynı belgelere göre ABD Büyükelçiliği bu partinin üyelerini de muhbir olarak kullandı.

ANALİZ
Ennahda’nın lideri Gannuşi’den pragmatik adım

Ali Rıza Taşdelen / Paris
Müslüman Kardeşler’in (İhvan) Tunus kolu Ennahda Partisi’nin 20-22 Mayıs tarihlerinde yapılan 10. Kongresine din ve siyasetin birbirinden ayrılması kararı damgasını vurdu. Batı, “tarihi kongre” olarak değerlendirdi.
2014 seçimlerinde Ennahda yenilmiş, laik Nida Tunus iktidara gelmişti. Ennahda’nın lideri Raşid Gannuşi, İhvan’ın Suriye planının çökmesi ve Mısır’da halk hareketiyle yıkılmasından sonra “Yakılıp yıkılan ormanda ayakta kalan tek ağaç” dediği partisi Ennahda Tunus’ta da yenilmişti.
Yakın zamanda yapılan bir ankette Tunus halkının yüzde 73’ü din ve siyasetin birbirinden ayrılmasını istiyordu. ABD’nin “Arap Baharı”yla yaratılan ortamda Müslüman Kardeşler eliyle bölgede siyasal islamı iktidara getirme projesi, Mısır’da aldığı darbe ile çökmüştü.
Gannuşi, Müslüman Kardeşler ideolojisinin iflah olmaz bir lideri. Gelinen aşamada pragmatik bir adım atarak üzerindeki ihvan gömleğini çıkardığı mesajını vermek istiyor. “Tunus’un bir Suudi Arabistan olamıyacağını” söylüyor,” Arap baharı sonrası Tunus’ta siyasal islam’a yer yok” diyor.
Bin Ali iktidarının yıkılmasından sonra, İngiltere’de sürgünde olan Raşid Gannuşi Tunus’a getirildi. 1981’den buyana yasaklı olan Nahda partisi resmileştirildi ve Ekim 2011 seçimlere sokuldu. Gannuşi, yaptığı açıklamalarda ılımlı islamı savunduğunu ve Tayyip Erdoğan’ın AKP’sini örnek aldığını söylüyordu.
2011 seçimlerinde birinci parti olan Nahda, Cumhuriyet için Kongre ve sosyal demokrat Ettakatol partisi ile hükümeti kurdu. Nahda, dini temelde toplumu dönüştürmeye girişti; ve devletin tüm kurumlarına kendi kadrolarını yerleştirmeye hız verdi. 6000 Ennahda militanını polis teşkilatına alarak teşkilat içinde özel bir polis gücü ve paralel bir istihbarat birimi oluşturdu. Kadınlar üzerinde baskılar çoğaldı; tek başına sokağa çıkamaz duruma gelmişlerdi.
Nahda iktidarı, muhaliflere karşı şiddetin dozunu artırdı: 6 Şubat 2013’de Yurtsever Demokratlar Birliği Başkani Şükrü Belayd ödürüldü. 6 ay sonra, solcu ve Arap milliyetçisi aynı zamanda Halk Cephesi Kordinatörü ve Kurucu Ulusal Meclis üyesi Muhammed İbrahimi evinin önünde kurşunlanarak ödürüldü. İbrahimi’nin öldürülmesi bardağı taşıran son damla olmuştu. Yüzbinler sokağa çıktı; Tunus’un 500 bin üyeli sendikası Genel İşçi Sendikası’nın (UGTT) 24 saatlik grevi yaşamı durdurmuştu. Ağustos 2013’de Kurucu Meclis önündeki Bardo Meydanı direniş alanına döndü. Mısır’ın Tahrir ve Haziran isyanında Türkiye’nin Taksim Meydanı gibi Bardo Meydanı “Kahrolsun gericilik, Nahda ve Selefistler” ve “Hükümet istifa” sologanlarıyla inledi.
Aydınlık olarak yerinde izlediğimiz eylemlerde Tunus’un aydınlık yüzü kadınlar ve gençler başı çekiyodu. Tunus başrağı meydanı gelincik tarlasına döndürmüştü; bayrak Tunusluları birleştirmişti. Eylemler bir ay boyunca devam etti.
Tunus halkı, siyasal islamı, 2013’de direnişin sembolü olan Bardo Meydanı’nda başlattığı mücadele ile 2014’de sandığa gömdü ve bugün Nahda Hareketinin ihvan gömleğinden kurtulmaya mecbur etti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.