Peru’da nefes nefese başkanlık seçimi

Peru’da, aylardan beri nefeslerin tutulduğu ve sonucu merakla beklenen devlet başkanlığı seçimleri 5 Haziran’da yapılan ikinci turun ardından sona erdi.

Peru’da nefes nefese başkanlık seçimi
07 Haziran 2016 Salı 11:13

Tolga Gürakar / Lima
[email protected]

Peru’da, aylardan beri nefeslerin tutulduğu ve sonucu merakla beklenen devlet başkanlığı seçimleri 5 Haziran’da yapılan ikinci turun ardından sona erdi. İki sağ adayın yarıştığı seçimin resmi olmayan sonuçlarına göre Pedro Pablo Kuczynski aldığı % 50.5 oyla galip gelirken, Keiko Fujimori seçmenin % 49.5’inin desteğini almayı başardı. Bu sonuçlar ışığında Kuczynski’ye ülkenin yeni başkanı olarak kesin gözüyle bakılıyor. Yine de televizyon kanalları aradaki farkın çok yakın olması sebebiyle herhangi bir açıklama yapmayacaklarını ve seçim kurulundan gelecek resmi açıklamayı bekleyeceklerini duyurdular.
Hatırlanacağı üzere Peru’da ilk tur seçimler 10 Nisan’da yapılmış, alınan oy oranları sonucunda parlamentodaki 130 vekilin dağılımı da belirlenmiş idi. Buna göre Keiko Fujimori’nin lideri olduğu Fuerza Popular % 40 oyla 73, Kuczynski’nin lideri olduğu Peruanos Por el Kambio % 21 oyla 18, sol aday Veronika Mendoza’nın başında olduğu Frente Amplio ise % 19 oyla 20 sandalye kazanmış, seçim barajı olan % 5’i geçmiş üç parti de toplamda 19 vekil çıkartmışlardı. Ancak hiçbir adayın %50’yi geçememesi, ülkenin yeni başkanının seçimini bu tura bırakmıştı. 5 Haziran seçim sonuçları Peru için ne anlam ifade ediyor? Aslında bunun yanıtı, 10 Nisan sonrasında farklı politik aktörlerce yürütülen kampanyalarda saklı. Gerçekte bu seçimi iktisadi programları çok da farklı olmayan biri popülist, diğeri elitist siyasetler izleyen neo-liberal iki adayın sistem içi mücadelesi şeklinde değerlendirmek gerekiyor. Keiko’ya destek veren seçmenler açısından “Fujimori” soyadı başta Aydınlık Yol olmak üzere terörle mücadeleye ve Alberto Fujimori’nin ilk başkanlık döneminde ülkenin çeperlerinde gerçekleştirilen alt yapısal dönüşümlere çağrışım yapmakta. Ayrıca büyük bir yoksul çoğunluk açısından Keiko, “ayakları her daim Peru’da, yüreği ülkesi için çarpan” bir figür.

KUCZYNSKİ ABD VATANDAŞI
Özetle tüm bu endişeler üzerinden kurgulanan “anti-Fujimoricilik” 5 Haziran seçimlerinde farklı görüş ve ideolojiden insanları kolayca bir araya getirebildi.
Seçmenleri, her iki seçim öncesinde düzenli aralıklarla düzenlenen Keiko karşıtı protestolar ve buralarda öne çıkan “Bir Daha Asla Fujimori (Fujimori Nunca Mas)” sloganı üzerinden harekete geçirebilmeyi başardı. Bunun en uç örneği, siyaseten her iki adaya oldukça mesafeli olan sol lider Veronika Mendoza’nın bile seçmeni Pedro Pablo Kuczynski’ye açıkça yönlendirmiş olması. Bu demecini İspanyolca’nın yanısıra, nüfusun yaklaşık %13’ünü oluşturan Peru yerlisinin konuştuğu Quechua dilinde yapması politik kutuplaşmayı açıkça göstermekte.
Resmi olmayan sonuçların netleşmeye başlamasının hemen ardından başkent Lima’da başlayan sevinç gösterileri yine de aldatıcı olmamalı. Öyle ki Kuczynski’ye baktığımızda, onun da siyasi sicili pek parlak sayılmaz. Aynı zamanda Amerikan vatandaşı da olan Kuczynski, 2005 yılında Peru’daki başkanlık seçimlerine katılabilmek adına bundan feragat etmek zorunda kalmış. IMF ve Dünya Bankası’nda üst düzey görevlerde bulunan Kuczynski, sade vatandaşın gözünde hala bir ABD yandaşı. George W. Bush’un seçim kampanyalarına finans desteği ile biliniyor. Finans ile Maden ve Enerji Bakanı olarak görev yapmış Kuczynski, bu süreçte özelleştirmeler ve madenler üzerine çıkartmış olduğu kanun ve uygulamalar ile tepki çekmiş. Dolayısıyla Peru, 5 Haziran’da “ehven-i şer” den yana tercihini yapmış gözüküyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.