Örgüt ayrımı yapmadan terörle mücadele edilmeli

Aydınlık, Fransa’nın başkenti Paris’te 132 kişinin ölümü ile sonuçlanan ve IŞİD terör örgütünün üstlendiği saldırının bölgedeki yankılarını yerinde araştırdı. Saldırı İran’da “Fransa’da yaşanan bu saldırılar Fransız hükümetinin yaptıklarının bedeli” şeklinde yorumlanıyor.

Örgüt ayrımı yapmadan terörle mücadele edilmeli
17 Kasım 2015 Salı 10:30

Yakup Aslan

Aydınlık, Fransa’nın başkenti Paris’te 132 kişinin ölümü ile sonuçlanan ve IŞİD terör örgütünün üstlendiği saldırının bölgedeki yankılarını yerinde araştırdı. Saldırı İran’da “Fransa’da yaşanan bu saldırılar Fransız hükümetinin yaptıklarının bedeli” şeklinde yorumlanıyor. İranlı Batı Asya Uzmanı, stratejist Dr. Hüseyin Ruyveran son gelişmeleri Aydınlık’a değerlendirdi.

BATI KENDİNE GELMELİ
“Fransa’da yaşanan saldırılar terörizmin sınır tanımadığını gösterdi” diyen Dr. Ruyveran, “Terörü elinde bir maşa olarak kullanarak başka devletlerde istemedikleri yönetimleri kanunsuzca alt etmeye çalışanlar, ne denli tehlikeli bir uğraşın içerisinde olduklarını acı içerisinde ile tecrübe etmiş oldular” dedi.
Batının terörü maşa olarak kullandığını hatırlatan İranlı stratejist, terörün son dönemdeki yol haritasına işaret etti: “Terörizmin, Türkiye’ye, Suudi Arabistan’a, Kuveyt’e, Lübnan’a, Mısır’a ve şu anda Avrupa’ya girmesi gösteriyor ki terör istenen ve yaratıldıkları sınırlarda kalıcı değil herkes için tehdittir.” Ruyveran, bu yaşananların Suriye devletine karşı tehlikeli senaryolara imza atan batılı devletleri “titreterek kendine getirmesi” gerektiğini ifade etti.

ÇİFTE STANDARTTAN VAZGEÇİLMELİ
İranlı uzman Ruyveran, terörü maşa olarak kullanma işinin bırakılması ve tüm devletlerin teröre karşı hemfikir olması gerektiğine vurgu yaptı: “Bazıları teröre karşı çifte standart uygular ve terörü maşa olarak kullanmaya devam ederlerse bu yaşanan acı, son olmaz ve terörle uluslarası anlamda mücadele edilemez. Teröre karşı örgüt ayırt edilmeksizin uluslarası anlamda fikir birliğine varılması, terörün hem bölgeden hemde dünyadan temizlenmesi için yeterli olabilir.”

ŞU MEŞHUR “PERDE”NİN ARKASI...
Saldırılar sonrası hedefe İslam dinnin konulmasını eleştiren Ruyveran, “hedefte olması gereken perde arkadasindekiler” dedi. Peki, perde arkasındakiler kim? İranlı uzmana göre bu sorunun yanıtı açık: “Batı bu tip saldırılar karşısında her zaman, yaşananların kökenine, perde arkasına bakmak yerine, bilinçli bir şekilde İslamofobi’yi tetikleniyorliyor, batının perde arkasına bakmasınıda beklememeliyiz, çünkü orada batının ta kendisi var.”
El-Kaide’nin Amerika’nın ve CIA’nın tezgahında üretildiğinin altını çizen İran’lı Uzman “11 Eylül saldırıları sonrasında bunu itiraf edip yanlış yaptık demediler aksine iki müslüman ülkeyi işgal ettiler. Afganistan ve Irak uluslarası toplumun gözü önünde işgal edildi. Batı ikiyüzlü tavırı hi bir zaman değiştirmedi ve kendi hatalarını görmezden geldi, hata İslam dünyasının propogandasını yapıyor” diye konuştu.
İran’lı stratejist görüşlerini; “Bu kez bence şartlar değişti, batı kamuoyu 11 eylül saldırılarının arka planı konusunda daha bilinçli, batı halkları artık kesinlikle biliyor ki yaşananlar kendi hükümetlerinin yaptıklarının bedelidir. Bu durumu Fransız televizyonlarında ve önemli köşe yazarlarının yazılarında apaçık görüyoruz.” şekinde özetledi. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.