Neden Fransa?

Fransa’daki saldırının gerçekleştirilme biçimi ve sonucu birçok soru işaretini beraberinde getirdi. Fransa’nın en ünlü turizm merkezlerinden biri olan ve ülkenin en iyi korunan yerlerinden Nice’te bu saldırı nasıl gerçekleştirilebildi?

Neden Fransa?
16 Temmuz 2016 Cumartesi 11:41

Fikret Akfırat
[email protected]

Fransa’daki saldırının gerçekleştirilme biçimi ve sonucu birçok soru işaretini beraberinde getirdi. Fransa’nın en ünlü turizm merkezlerinden biri olan ve ülkenin en iyi korunan yerlerinden Nice’te bu saldırı nasıl gerçekleştirilebildi?
Fransa’da 13 Kasım 2015’teki Paris saldırısının ardından ilan edilen olağanüstü hal (OHAL), son olarak 26 Temmuz 2016’ya kadar uzatılmıştı. OHAL uygulaması, kolluk güçlerine sıradışı yetkiler veriyor. Nitekim bu kapsamda birçok hücre evine onlarca operasyon düzenlendi. OHAL uygulaması kapsamında ülkedeki tüm müslümanların fişlendiği ve neredeyse tek tek takip edildiği biliniyor. Buna rağmen, ülkede ulusal gün kutlaması sırasında en iyi korunan yerde bir kamyonun olmaması gereken yerde birden bire ortaya çıkarak saldırıyı gerçekleştirmesi “içeriden destek” şüphesini ortaya çıkarıyor. Uluslararası terör uzmanları, batı merkezlerindeki bu tür saldırılarda o ülkenin güvenlik kuvvetleri içinden desteğin araştırılması gerektiğini vurguluyor.

ATLANTİK’TE MERKEZKAÇ
Üzerinde önemle durulması gereken soru şudur: Bu gelişmelerin Fransa’nın dış politikası ile ilişkisi nedir?
Atlantik İttifakı içinde merkezkaç eğilimler yoğunlaşıyor. Merkezkaç eğilimin Avrupa’daki temsilcileri Almanya ve Fransa. ABD’nin Avrupa Birliği içindeki Truva Atı görevi yürüten İngiltere’nin Birlik’ten ayrılma kararı alması, Atlantik İttifakı’nın devamı için yeni hamleleri zorunlu kılıyor.

AVRUPA’DAKİ SÜPERNATO
ABD, 2’nci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’yı “komünizm tehdidi”nden korumak için NATO’yu oluşturdu. Aynı zamanda “yaşlı kıtanın büyük kurtarıcısı” olarak, savaşta yıkılan Avrupa’nın yeniden ayağa kalkması için ekonomik “destek” de verdi. Bunun karşılığı, ABD-Avrupa arasında trans-Atlantik sermaye gruplarının ortaya çıkması oldu. Çekirdek Avrupa’yı, yani ABD’den bağımsızlaşmayı savunan Fransa ve Almanya’da da, politikaların belirlenmesine etki edebilecek ölçüde Amerikan sermayesi sözkonusu. Buna karşılık, Fransa ve Almanya’nın hakim yerli sermaye gruplarının kendi devletlerinin ABD’den bağımsızlaşması için daha fazla bastırdığı bir dönemden geçiyoruz.
2’inci Dünya Savaşı sonrasında NATO’nun en önemli işlevi, üye ülkelerin ABD politikası doğrultusunda denetim altında tutulmasını sağlamaktı. Bunu sağlayan mekanizma sadece NATO’nun resmi mekanizmaları değildi. Esas mekanizma değişik adlarla anılan fakat resmi metinlerde SüperNATO olarak adlandırılan mekanizmaydı. SüperNATO vasıtasıyla, NATO üyesi ülkelerin başta Ordu olmak üzere güvenlik ve istihbarat kurumları içinde ABD’ye bağımlı bir mekanizma kuruldu. Bu mekanizma halen faaldir.

IŞİD EKSENLİ İKİ CEPHE
IŞİD, Suriye ve Irak içinde faaliyet göstermekle birlikte, ülkelerin dış politikasını belirlerken tutum belirledikleri bir uluslararası aktör. Irak ve Suriye’de IŞİD eksenli olarak iki cephe ortaya çıkmış durumda. Birincisi, ABD’nin IŞİD’e karşı oluşturduğu koalisyon. İkincisi de Suriye, Irak, İran, Rusya ve Çin’in oluşturduğu cephe. Her iki cephenin Irak ve Suriye politikaları farklı. ABD’nin başını çektiği cephe, IŞİD bahanesiyle Irak ve Suriye’nin parçalanmasını sağlamaya çalışırken, ikinci cephe Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüklerini korumaya çalışıyor. Almanya ve Fransa’nın başını çektiği Avrupa ise, birinci cephenin içinde yer almakla birlikte ikinci cephe ile de temas halinde. ABD, Almanya-Fransa eksenini ABD’nin IŞİD politikasına çıpalama faaliyetini, Avrupa’da Rusya’yı kuşatma hamlesiyle iç içe yürütüyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararının hemen ardından gerçekleşen Varşova’daki NATO liderler zirvesi, ABD’nin bu hamlesini daha kuvvetli bir şekilde hissettirdiği bir toplantı oldu. ABD’nin Varşova Zirvesi’nde ana gündemi Rusya’yı kuşatma politikasını NATO vasıtasıyla Avrupa’daki müttefiklerine kabul ettirmekti. Ancak Almanya ve Fransa, NATO metinlerinde tehdit olarak geçmeye başlamasına rağmen Rusya ile diyaloğun devamını savundular.

YUMUŞAK KARIN HOLLANDE
De Gaulle’un Fransası, şimdi “sosyalist” Hollande’nin yönetiminde. Hollande ise, Fransa içinde Atlantikçi politikaların savunucusu. Buna karşılık iç dinamiklerin etkisiyle Atlantikçi politikalardan uzaklaşmak zorunda kalan Hollande, son iki yıl içinde üç büyük saldırının hemen ardından hep ABD’nin istediği yöne direksiyon kırdı.

İÇ İSTİKRARSIZLIK TEHDİDİ
Fransa’daki saldırıların bir yönü terör ise, diğer yönü de iç istikrarsızlık kışkırtması. Eylemleri gerçekleştirenlerin Fransız vatandaşı olması, göçmen sorununu tartışmanın merkezine yerleştiriyor. Aynı zamanda Avrupa’da ırkçı yükselişin zemini oluşturuyor. Almanya’da neo-Nazi grupların aktifleşmesi ve son dönemde ortaya çıkan Pegida hareketinden, ABD ile bağlantıları çok açık olarak bilinen Ukrayna’daki ırkçı neo-Nazi gruplara uzanan zincir bütün bu gelişmelerin arkasındaki asıl kuvveti ele veriyor.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.