NATO Karadeniz’e yerleşme peşinde

Polonya’da gerçekleşen NATO zirvesinde ana gündem maddelerinden birisi de ittifakın Karadeniz’deki varlığı oldu. NATO’nun Karadeniz planlarının Türk-Rus dostluğuna kurulan tuzak olduğunu belirten Dış Politika Analisti Cahit Armağan Dilek, gelişmelerin Türkiye’nin dış politikasına aykırı olduğunu vurguladı.

NATO Karadeniz’e yerleşme peşinde
10 Temmuz 2016 Pazar 09:29

Aydınlık / Ankara
Polonya’nın başkenti Varşova’da gerçekleştirilen NATO zirvesine 1991’den beri ilk kez Rusya yeniden tehdit olarak gündeme geldi. Zirvede NATO’nun Karadeniz’e girmesi ve yerleşmesi için Türkiye’ye baskının arttığı öğrenildi.
8-9 Temmuz’da Varşova’da yapılan NATO zirvesinde küresel ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Zirve, Doğu Bloğu (Varşova Paktı) ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra soğuk savaşın sona erdiğinin teyit edildiği 1991 yılında Roma’da yapılan NATO Zirvesi’den sonraki en önemli zirve olarak değerlendirildi. Zirve öncesinde yapılan açıklamalarda ve zirvede 25 yıl sonra Rusya yeniden “tehdit” olarak gündeme geldi.
Savunma, Güvenlik ve Dış Politika Analisti Cahit Armağan Dilek, NATO Varşova zirvesini şöyle değerlendirdi:

ÇEYREK ASIR SONRA
Soğuk Savaş sonrasında ABD tek süper güç olarak dünya politikasını yönlendirirken Varşova Paktı’nın dağılmasından yaklaşık çeyrek asır sonra 2016’ya gelindiğinde ABD dolayısıyla NATO yeniden yeni bir Rus tehdidini dillendirmeye başladığını görüyoruz. Zirve öncesinde yansıyan bilgilere göre alınacak kararlar göstermektedir ki artık Rusya yeniden NATO’nun tehdit listesinin en üstünde yer alacaktır. Dolayısıyla zirveden çıkacak belki de en somut sonuçlardan biri Rusya ile Avrupa’da yeni bir Soğuk Savaş dönemine girilmiş olduğunu gösteren kararlar olacaktır.

TÜRKİYE AÇISINDAN İYİ DEĞİL
Bu durum Türkiye açısından hiç de olumlu değildir. Çünkü Türkiye yeni sorun/çatışma alanı olarak görülen Karadeniz üzerinden kuzeyde komşumuz olan Rusya ile iç savaşın devem ettiği Suriye krizi nedeniyle güneyimizden de komşu durumdadır. Yani ABD/NATO’nun Rusya ile yaşadığı iki kriz alanının arasına sıkışmış bir Türkiye’den bahsediyoruz. Aslında Türkiye yeni dönemde Rusya’ya karşı hem cephe hem de merkez ülke durumundadır. Bu durumda yaşanacak gerginlik ve çatışmalardan en fazla etkilenecek olan ülke Türkiye olacaktır. Dolayısıyla Rusya ile yaşanmaya başlanacağı anlaşılan yeni Soğuk Savaş ve gerginlik Türkiye’nin menfaatine ve güvenliğine hizmet etmemektedir.

KARADENİZ İÇİN BASKI ARTACAK
Zirve ile birlikte Türkiye’yi sıkıntıya sokacak durumlardan birinin Karadeniz’de yaşanacağını söylemeliyiz. Bunun temelinde de ABD’nin NATO’yu kullanarak Karadeniz’de deniz kuvvetleri varlığını artırmak, dolayısıyla Karadeniz’de denizdeki kontrolü ele geçirmek istemesi var. Genişletilmiş Karadeniz kavramıyla bölgeye bakan ABD zaten Karadeniz’in kara bölgelerinde (Romanya, Bulgaristan, Gürcistan) hatırı sayılır hava ve kara gücü bulundurmaktadır. Ayrıca Füze Kalkanı Projesi kapsamında radar ve füze sistemleri de yerleştirmiştir. Ayrıca Baltık ülkeleri için yaptıklarına benzer bir hava polisi uygulamasını Karadeniz (ve Türkiye-Suriye sınırında) üzerinde hayata geçirmeye çalışmaktadır. ABD/NATO AWACS’ları ve karakol uçakları halihazırda Karadeniz üzerinde uçmaktadır. Özellikle Kırım’ın ilhakından sonra hem NATO gemileri hem de ayrıca ABD savaş gemileri daha sık Karadeniz’de bayrak göstermektedir. Şimdi de NATO Daimi Deniz gücü adı altında sürekli bir NATO varlığının Karadeniz’de bulunması planlanmaktadır.
Karadeniz belki de tarihinde hiç olmadığı kadar askerileşmiştir. Askerileşmek barışa değil çatışamaya daha yakın olmak demektir. Yani ABD ve NATO’nun söylediği gibi Karadeniz barış denizi değil çatışma denizi olmaya çok yakındır.

TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINA TERS
Rusya’nın en kuvvetli olduğu dönemlerde ve Soğuk Savaş döneminde bile Karadeniz hiçbir zaman Rus gölü olmamıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Karadeniz Rus gölü oldu” söylemi doğru değildir. Bu ABD’nin çıkarlarına hizmet eden bir söylemdir. Türkiye’nin yıllardır sürdürdüğü Karadeniz politikasıyla da taban tabana zıttır. Dışişleri ve Genelkurmay’ın görüşünü yansıtmamaktadır.

RUSYA İLE TÜRKİYE ARASINA GİRİYOR
ABD ve NATO Karadeniz’e ne kadar çok girerse bu Rusya ile Türkiye’nin uzaklaşması demektir. Ayrıca Karadeniz’de NATO Daimi Deniz Gücü oluşturulması demek Rusya ile Karadeniz’de bu anlamda bir işbirliği yapamamak, Rusya ile iletişimin koparılması, ayrılığın keskinleştirilmesi demektir. Bu aynı zamanda geçmiş on yılda Türkiye’nin yoğun çabalarıyla oluşturulmuş ve bütün kıyıdaş ülkeleri içine almış BLACKSEFOR (Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Kuvveti, Karadeniz Uyum Harekatı ve Sahil Güvenlik birimleri arasındaki işbirliği) mekanizmalarının da yok sayılması, lağvedilmesi anlamına gelecektir.
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özür mektubundan sonra Rusya’nın, Türkiye’de beklendiği ya da hükümet tarafından yansıtıldığı gibi, hızlı bir gelişmeye yanaşmamasının arkasında da NATO zirvesinden çıkacak bu tür kararlar olduğunu söyleyebiliriz.

NATO’YA BİÇİLEN SURİYE ROLÜ
NATO’nun Suriye krizindeki rolünü Varşova’da gerçekleşen zirve kapsamında değerlendiren Cahit Armağan Dilek bu kapsamda şu satırlara yer verdi:
“Zirveden sonra Suriye’de Rusya’ya karşı artan bir NATO yapılanması söz konusu gündeme geleceği görülüyor. Bu durum da Rusya’nın istediği bir durum değildir. Çünkü, Zirveden alınacak kararla NATO’nun fiilen IŞİD’le mücadelede yer alması, bu kapsamda ilk etapta Türkiye’de konuşlanacak AWACS’larla Suriye’deki savaşa gireceği, bu operasyonların aynı zamanda Rusya/Suriye’nin faaliyetlerini de takip etmeye yönelik olacağını söyleyebiliriz. Bu şekilde, terörle mücadele bahanesiyle bölgenin yeniden yapılanmasına yönelik NATO müdahalesi, Rusya tarafından önünün kesildiği, Rusya’nın Suriye’den dışlanacağı gibi algılanacaktır ki Rusya’nın bu gelişmelere sıcak bakması ve tepkisiz kalması mümkün olmayacaktır.”

VARLIĞI GEREĞİNDEN FAZLA
Eğitimini Deniz Harp Okulu’nda tamamlayan Cahit Aramağan Dilek, bölgede artan NATO varlığı ile ilgili olarak “Türkiye’yi çevreleyen denizlerde ve bölgelerde olduğu gibi Türk toprakları üzerindeki NATO varlığı da gereğinden fazla artmaktadır. Bu durum ittifakın bir üyesinin güvenlik ihtiyacının sağlamasından çok ileri bir düzeydedir ve örtülü bir çevreleme ve işgal görüntüsü vermektedir” diye yazdı.  

Etiketler; #NATO #Karadeniz

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.