Büyük felaket 68. yaşında

Filistin halkının İsrail güçleri tarafından kitlesel biçimde göçe zorlanmasının 68. yılı Filistin ve Türkiye’de anıldı. Nakba (Felaket), gününde konuşan Filistin Devlet Başkanı Abbas, zulmün bugün de devam ettiğini vurguladı. İstanbul’da düzenlenen eylemde ise İsrail ve AKP arasındaki normalleşme eleştirildi

Büyük felaket 68. yaşında
16 Mayıs 2016 Pazartesi 11:02

Gökhun Göçmen
[email protected]

İsrail’in Filistin halkının topraklarına el koymaya başlamasının 68. yıldönümünde konuşan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in yaşattığı felaketin bugün de devam ettiğini belirtti. Abbas, “Filistin halkı hala haksızlıktan, acılarının görmezden gelinmesinden, İsrail’in saldırılarına göz yumulmasından mağdur. Nakba süreci devam ediyor. Filistin topraklarının her noktasında daha fazla acı birikiyor. Dünya kamuoyu halkıma karşı işlenen cinayetleri soğukanlılıkla izliyor” diye konuştu.
Filistin Devlet Başkanı Abbas, konuşmasının devamında sorunun çözümü noktasında Fransa’nın uluslararası konferans toplanması girişimini destelemeye devam edeceklerini duyurdu. ‘Bu kara lekenin giderilmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız’ diyen Abbas, İsrail tarafının Fransa önclüğündeki barış görüşmelerinden uzak durduğunu hatırlattı.

‘GERİ DÖNME HAKKIMIZ VAR’
Abbas’ın konuşmasının ardından Gazze’de çok sayıda Filistinli de, Nakba’nın (Büyük felaket) 68’inci yılı münasebetiyle yürüyüş düzenledi. Filistinli Hareket ve Gruplar Komitesi’nin çağrısına karşılık vererek bulundukları bölgelerden harekete geçen onlarca Filistinli, Gazze’nin batısında bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun genel merkezi önünde yürüyüşü sonlandırdı. Yürüyüşe katılan Fetih Merkez Komitesi üyesi Zekeriyya el-Ağa yaptığı açıklamada, “1948 yılında tehcir edildiğimiz topraklara dönme hakkımıza sahip çıktığımızı vurguluyoruz. Filistin halkının meşru haklarını geri almak için pek çok seçeneği var. Onun bu topraklarda kalmak için verdiği mücadele Filistin davasının tarihinde önemli bir aşama” dedi.
Türkiye’de Filistin halkıyla dayanışmak için düzenlenen eylemlerin adresi ise İstanbul oldu. Galatasaray Lisesi önünde toplanan Filistin için İsrail’e Boykot Girişimi, 1948 yılında yaşanan felaketin bölgeyi Arapsızlaştırma projesinin bir parçası olduğunu vurguladı.

İSRAİL İLE NORMALLEŞME SON BULSUN’
Türkiye’de yaşayan Filistinlilerin de katıldığı eylemde AKP ve İsrail arasında başlayan yakınlaşma süreci eleştirildi. İsrail’in NATO’da temsilcilik açmasını Tel Aviv-Ankara arasındaki kapsamlı ortaklığın sinyali olduğunu vurgulayan grup İsrail ile kurulan tüm ilişkileri kategorik olarak reddediklerini duyurdu. Basın açıklamasında söz alan gazeteci İslam Özkan ise Suriye, Irak ve Yemen’de yaşanan olayların Filistin meselesini gölgede bırakmaması gerektiğini savundu. Özkan, ABD kongresinin 2008 ylında aldığı karar ile Filistin mücadelesine darbe vurmaya çalışıldığını ancak bunun uluslararası arenada geçerliliği olmadığının altını çizdi.

‘GELİN ÇOK GÜZEL AMA BAŞKASIYLA EVLİ’
Filistin halkının göçe zorlanmasının 68. yılında İsrail merkezli Haaretz gazetesi için makale kaleme alan Filistinli müzakereci Saeb Erekat, iki halkın barış içinde yaşaması için İsrail’in 1948 yılında gerçekleşen etnik temizliğin sorumluluğunu almasını gerektiğini ifade etti. Boşaltılan kasaba ve köylerin tarihsel olarak Filistin halkına ait olduğunu savunan Erekat, bu durumun Siyonistlerce de kabul edildiğini ve raporlara “Gelin çok ancak başkasıyla evli’ ifadeleriyle geçtiğini aktardı.
Erakat makalesinin devamında Nakba yani felaketin Filistin halkı için ne ifade ettiğini şu satırla özetledi:
“Nakba demek Filistin halkının sadece Yahudi olmadığı için topraklarına dönememesi demek. Nakba demek ırk esasına dayanan İsrail vatandaşlık hukuku ile Filistinli ailelerin birleşmesini önlemek demek. Nakba demek, halen Filistin topraklarının işgali, evlerin İsrail askerlerinin kontrolü altında yıkılması demek..”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.